Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

BİR ŞEY YAPAMIYORSAK…

Ana Sayfa » Köşe Yazarları » BİR ŞEY YAPAMIYORSAK…
Paylaş
Tarih : 04 Nisan 2019 - 13:23

Son 2-3 yıldır nüfus açısından yerinde sayan bir Simav..
Kahveler dolu,
Parklar dolu, lokaller dolu..
Hafta sonu olduğunda bir de hava açık ise Eynal da dolu.
Üniversitesi, ilk, orta ve liseleri tatile girdiğinde ‘suyu çekilmiş değirmen’e dönen bu Simav’da aslına bakarsan oturanları hayat çarkının içine sokarak herkesi çalışan, üreten yapmak zor da değil.
Örneğin, son model arabaları evlerin, dükkânların önünde parkta tutmaktansa, düşük model arabalarla zamanı yaşayıp aradaki farkları birbirimize güvenerek bir araya getirip üretim ve istihdam odaklı tesisler yapmak pek mi zor?


Bu girişin ardından aşağıdaki bir hikâyeyi sizlerle paylaşmak istedim.
Hikâye dediğime bakmayın.
Bildiğiniz gibi hikâyeler masalları, masallar da yaşanmamışları anlatır.
Ama bu aktaracağım masal hiç birinize yabancı gelmeyecek,
Sanki bildiğiniz, yaşadığınız bir anınızı hatırlatacak..


100 GRAM FARK..
Yaşlı adamın eşi evde tereyağı yapıyordu.
Kocası ise her gün yakınlarındaki bakkala götürüp satıyor onunla geçiniyorlardı. Bakkal adamın getirdiği tereyağını hiç tartmıyordu.
Ancak bir gün ‘acaba’ dedi.
Yaşlı adam gittikten sonra tereyağını tartıya koydu, tam 900 gram olduğunu görünce çok öfkelendi ve ‘yarın geldiğinde bunun hesabını sorar bir daha da ondan alışveriş yapmam’ dedi.
Ertesi sabah yaşlı adam elinde tereyağı içeriye girdi. Bakkal sert bakışlarıyla, “Bir daha senden tereyağı almayacağım” dedi.
Yaşlı adam üzülerek, “Efendim bir yanlışım mı oldu?” dedi.
Bakkal efendi, “Senin bana verdiğin tereyağını tarttım 900 gram geldi. Ayıp değil mi bu yaptığın” dedi.
Yaşlı adam utanarak başını yere eğdi ve:

  • “Efendim bizim terazimiz yok, sizden önceden bir kilo şeker almıştık onu tartı olarak kullanıyoruz” dedi.
    Bakkal utancından ne yapacağını şaşırdı.
    Böyledir işte dünya…
    Kime ne ağırlıkta kıymet verirsen o ağırlıkta kıymet bulursun.

Evet değerli okurlarım.
Parkları, kahveleri, lokalleri doldurmaktan vaz geçersek, televizyonların uzun metrajlı dizilerini durdurmayı becerebilirsek, hiç bir şey yapmadan sadece birbirimize güvenebilirsek Simav’da çok şeyleri başarmak hiç de zor olmayacaktır.
Yukarıda anlatıldığı gibi terazinin 100 gram eksik çektiği Simav’ı, terazinin 100 gram ağır bastığı Simav’a döndürmek hiç de zor değil.
Sadece birbirimize güvenelim yeter!

Etiketler :

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

DİNLEMEK ve ANLAMAK

Bugün biraz kendimce haddimi aşmak istiyorum.Bu yazımı okurken içinden beni eleştirenler, kızanlar hatta “Hadi oradan be..” diyenler de olabilecektir.Ben

OSMAN KARAARSLAN

BAZI İNSANLAR TOPLULUKLARIN YAPAMADIĞINI YAPARAK ÖNE ÇIKARLAR.BU ÖNE ÇIKIŞ, ONUN BAŞARILI OLMASININ, DOĞRUYU YAPMASININ EN ÖNEMLİ AYRICALIĞIDIR.BAZI

RAMAZAN BAYRAMI VE YAŞANAN İLKLER

Cumhuriyetimizin Bayramları yanı sıra bir Ramazan Bayramı’mız var bir de Kurban Bayramı.Her ikisi de dini bayramlarımız.Biri birinden, biri