Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

İSİM FUKARALIĞIMIZ

Ana Sayfa » Köşe Yazarları » İSİM FUKARALIĞIMIZ
Paylaş
Tarih : 21 Mart 2019 - 12:22

Belediye başkanı adayları Simav’a belediye başkanı olabilmek, seçilebilmek için çalışma arkadaşlarıyla birlikte gecelerini gündüzlerine katarken, yapacakları vizyon yatırımlardan, hizmetlerden söz ediyorlar.
Kimsenin kimseye; “bu yatırımları gelecek 5 yıl içinde hayata nasıl geçireceksin, zamanın yetecek mi, bu projelerin bedeli nedir, belediyenin gerçek borcu nedir, Simav Belediyesinin gelir kalemlerinden yıllık ne kadar gelir elde ediliyor” gibi soruları gerçekçilik açısından pek soran da yok.
İş yeri, kahve, lokal, çarşı, pazar gezintilerinde kağıt üzerindeki projeler vatandaşa verilirken, eller sıkılıyor, karşılıklı tebessümler yapılıyor o kadar.
Simav için ete dişe dokunur bir istekte bulunanı da pek görmedim, duymadım.
Herkeste gizliden bir korku, herkeste gizliden bir endişe.
Ben ise bugün hiçbir seçmenin hiçbir belediye başkanı, belediye meclis üye adayından istemediği bir isteğimi tekrarlamak istiyorum.
Bunu son 10 yılda 2 kez dile getirdim ama bir türlü gerçekleşmedi.
Sanırım kelime haznemizin darlığından ya da isim bulamama korkumuzdan olsa gerek dedelerimiz, babalarımız hatta bizler Eynal’daki Küçük Hamam’a, ya Yukarı Hamam, Yeni Hamam’a da ya Aşağı Hamam ya da Büyük Hamam diyerek bahsediyoruz.
Yani halkın umumuna hizmet veren bu tesisler, yukarıda, aşağıda oluşu veya küçüklük, büyüklük durumuna göre adlandırıyoruz.
Simav’da da durum farklı değil.
Yukarı Düğün Salonu, Eski Düğün salonu..
Aşağı Düğün Salonu ya da Yeni Düğün Salonu.
Hükümet Konağı depremde yıkıldı ve yeni yerine taşınalı neredeyse 8 sene oluyor, vatandaşlar Cumhuriyet Meydanı olarak resmi adı bulunan meydana “Eski Hükümet Meydanı” demekten vazgeçmiyor. Sanki büyüklük, küçüklük, aşağıda, yukarıda oluş genlerimize işlemiş.
Bir de bu konuyu eğitim alanında değerlendirecek olursak, Gülizar Eren İlkokulu, Gülizar Eren Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi.
Aynı adla iki okul.
Yaz döneminde bu okullarda herhangi bir sünnet ve benzeri etkinlik olursa vay düğün sahiplerine.
Vatandaş her iki okula da gitmek zorunda kalıyor.
Simav’ın eğitim duayeni Dr. Naci Eren’in bu konuda gözleri bile açık gitti.
Rahmetli; “Benim yaptırdığım okul Akbaldır’da, Cumhuriyet Caddesindeki okulda annemin adının ne işi var?” sorusuna bile cevap bulamamış, “Aynı adla iki okul olur mu?” demişti.


Sözün özü:
Belediye başkanı seçilip göreve başlayan her kim olursa olsun Simav’ımız adına ricamdır:
Lütfen Simav’ı isim fukaralığından kurtarın.
Yukarıyı, aşağıyı, eskiyi, yeniyi bir tarafa bırakıp, söz konusu yerlere isimler bulalım.
Gerekirse ödüllü isim yarışmaları açalım.
Çok mu zor?
Hiç olmazsa çocuklarımız, torunlarımız olsun aşağıdan, yukarıdan, eskisinden yenisinden, büyüğünden küçüğünden kurtulsunlar.
Olmaz mı?

Etiketler :

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

BİR ŞEY YAPAMIYORSAK…

Son 2-3 yıldır nüfus açısından yerinde sayan bir Simav.. Kahveler dolu, Parklar dolu, lokaller dolu.. Hafta sonu olduğunda bir de hava açık

KONUŞMA SIRASI SESSİZ ÇOĞUNLUKTA

Ben kişisel olarak dünya genelinde en tecrübeli seçmenin “Türk Seçmeni” olduğuna inanıyorum. Çünkü Milletvekilliği, Cumhurbaşkanlığı

ÖĞRETMENİM DİYOR Kİ; “BEN BELEDİYE BAŞKANI OLSAM..”

Değerli okurlarım, biliyorsunuz artık hepimiz seçimle kalkıyor, seçimle yatıyoruz. Evde, işte, okulda, çarşıda, pazarda, sokakta, caddede,