KORONA GÜNLERİMİZ 116

Ana Sayfa » Köşe Yazarları » KORONA GÜNLERİMİZ 116
Paylaş
Tarih : 17 Ekim 2020 - 10:10

“Sıcak havalarda Korona Virüsünün işi zordu, bizler için ise sonbahar daha zor” derken o günler geldi ve devam ediyor.
Bilim Kurulu üyelerinin de defalarca üstüne basa basa iddia ettikleri gibi sonbaharda KOVID-19 vakaları adeta tırmanışa geçti.
Günlük test sayıları arttıkça vaka sayıları, vaka sayıları da arttıkça can kayıpları arttı.
“7 Binli can kayıplarına gelir miyiz ?” derken 9 binlerin kapısını çoktan çaldık.
(14 Ekim 2020 Çarşamba akşamı itibariyle hasta sayısı bin 671. Günlük vefat sayısı 57. İyileşen hasta sayısı bin 396. Test sayısı 115 bin 328 ve toplam vefat sayısı 9 bin 14 olarak açıklandı).
Anlayacağınız kontrolünü kaybetmek istemediğimiz küresel salgın bizi uzun süre meşgul edecek gibi.
***
ESKİDEN..
Şivesi, özüne bağlılığı, Demirciköy’ümü tanıtma çabaları, ‘Kitap Özeti getir tostunu götür’, ‘Askıda tost’ gibi ilklerin başlatıcısı Büfeterya’nın çılgın annesi, kadim dostum Hakkı’nın değerli eşi Ayşe kardeşim, son paylaşımında “Eskiden..” diyerek başladığı anlatımlara dikkat çekerek dün ile bugünü yine buluşturma gayretine girmiş.
Ben ise o’nun ‘Eskiden’ sözcüğünden hareketle eskilere dalmak, siz değerli okurlarımı biraz olsun farklı bir atmosferde tutmak istiyorum.
Eskiden;
Koronavirüs diye bir şey yoktu.
İnsanlar öksürse de, hapşırsa da endişe etmez günün güzelliklerini yaşamayı sürdürürdü.
Grip olduğunda ise eskilerin dediği gibi; “İlaçla 7 günde ilaçsız bir haftada geçer gider” derdi ve öyle olurdu.
Bir de gribi tetiklediğini bilmeden sarardık annemizin yazmasını boğazımıza, öğretmen ‘ne oldu?’ dediğinde kısa bir öksürük uygulamasıyla “Grip olmuşum öğretmenim” der geçerdik.
Yine o yıllarda insanlar maske takmaz, maskeyi sadece korsancılık oynarken takardı.
İşte o yıllarda okullarımızın tamamında ‘Uzaktan eğitim’ diye bir şey yoktu.
Olamazdı da o zamanlar önce manyetolu sonra da otomatik telefonlar, bugün bile tekniğini anlayamadığım faks vardı.
Eskiden cep telefonu da yoktu. Yalnız ona benzer bir haberleşme aracını Uzay Yolu dizisinde kaptan Kirk kullanır, bizlerin 5-10 yıl önce kullandığı kapaklı cep telefonları gibi bir kablosuz haberleşme cihazı ile “Kaptan Kirk köşkü arıyor” ya da “Kaptan Kirk Mr. Spock’ı arıyor” derdi.
Hele hele eskiden okulumuza gidip, sınıfımıza girdiğimizde arkadaşlarımızla, öğretmenlerimizle akşamı ederdik, göz göze yüz yüze.
Bu eğitime de şimdi ad taktılar “Yüz yüze eğitim” diye
Sanki sabah kalktığımızda elimizi, yüzümüzü yıkamıyor, kahvaltı sonrası temizliğimizi yapıp sokağa çıktığımız unutulmuş gibi şimdi bildiğimiz el temizliğinden günümüze göre de hijyenden söz ediyorlar.
Hele hele okulumuzda Pazartesi ve Cuma günü tırnak, temiz el, temiz mendil kontrolü hiç yapılmamış gibi el-yüz temizliğini hatırlatıyorlar.
Evet “Eskiden” dediklerimizle bugünün bir farkı yok ama bugünün tek farkı ölümcül virüs!
***
Bu günün en önemli konusu ise üniversite eğitiminin uzaktan eğitim şeklinde olması.
Bu eğitim sistemine ilk kez üniversiteli olmuş bir öğrenci açısından bakacak olursak durum biraz vahim.
Çünkü söz konusu üniversitelimiz belki de ilk kez duyacağı, rektör, dekan, profesör, doçent, Dr. Öğretim üyesi, araştırma görevlisi, öğretim görevlisi gibi tanımları öğrenemeyecek, fakülte ve yüksek okulunda bu sıfatları taşıyanlarla yüz yüze gelemeyecek.
Ama bu durumun en büyük olumsuzluklarını da yaşadığı yerde üniversite, fakülte, yüksek okul olan şehirlerin insanları hissedecek.
Uzaktan Eğitim uygulaması nedeniyle kazandığı, okuduğu yüksek öğrenim biriminin bulunduğu şehre gidemeyeceğinden, gitmeyeceğinden oturduğu yerden eğitimini sürdürecek.
Simav’da da olduğu gibi TOKİ bölgesinde, Esenevler, Yeşilova mahalleleri gibi birçok yerde öğrencilere yönelik kiralık evler, şehirlerarası yolcu otobüs ve midibüslerimizin koltukları boş kalacak, şehir merkezindeki üniversite öğrencilerine yönelik konuk evlerine kayıt yaptırılmadığı için bunlar da tek tek kapanacak.
Bir başka deyişle üniversiteler, yüksek okullar yüz yüze eğitimle ekonomisine katkı sağladığı ve bunlardan birisinin de Simav olduğu yüksek öğrenim dünyasında ‘uzaktan eğitim’ uygulamasıyla ekonomik destek sunamayıp şehirlerin ekonomik krizinin devamına istemeden de olsa olumsuz katkı sağlayacaklar.
***
Simav’da durum ekonomik anlamda zaten sıkıntılar yumak olmuşken, eskiden ‘hava parası’ ile dükkânlar el değiştirirken bugün o yerlerin camlarında “Kiralık”, “Devren Satılık” ve “Kapatıyoruz” yazılarını görmek ‘Korona Günlerimizin’ birer acı fotoğrafıdır.
Dileğim; yaşadığımız tüm bu olumsuzlukların bir kötü rüya gibi karanlıkta kaybolup gitmesidir.
***
Ya sizin dileğiniz?

Etiketler :

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

KORONA GÜNLERİMİZ 119

“ÖZ ELEŞTİRİ” Aylardır birlikte yaşadığımız şu şehirde Korona Günlerimiz’in nabzını tutmaya, acımasız virüsten korunmamız

KORONA GÜNLERİMİZ 118

Türkiye, Koronavirüs mücadelesinde yeni bir dönemece daha giriyor. Geçtiğimiz Cuma günü geleneksel hale gelen saat kuşağında Sağlık Bakanı

KORONA GÜNLERİMİZ 117

2019 yılının sonuna doğru Çin’in Vuhan kentinde ilk kez görülüp daha sonra kısa sürede dünyaya yayılan COVID-19 virüsüyle dünya adeta