KORONA GÜNLERİMİZ 216

Ana Sayfa » Köşe Yazarları » KORONA GÜNLERİMİZ 216
Paylaş
Tarih : 07 Nisan 2021 - 14:14

“Rakamlar acımasız mı?”

Evet; rakamlar acımasız olduğu kadar gerçektir yani yalındır.
Rakamları üst üste toplasan da, birbirinden çıkarsan da, bölsen de çarpsan da gerçeği değiştiremezsin.
Sonuç sıfır hatadır.
Hayatın rakamlardan ibaret olduğunu söylersem sakın şaşırmayın.
Ya da hayatın rakamlarla ifade edilir yönünü görürseniz, okursanız kandırıldığınızı sanmayın.
Yaşadığımız şu koronavirüs günlerinin İngiliz mutant virüsüyle kuşatıldığı gerçeği acımasız yüzünü yine bir şekilde türkuaz Tabloda gösterse de bir de devam eden, yaşanılan hayatın yansıyan rakamları, rakamlara yansıyan araştırmaları, istatistikleri var.
Tokat gibi!
Acımasız!
Koronavirüslü yaşamımızın Nisan 2020’den bu yana geçen süreçte İşsizlik Sigortası Fonundan birkaç gün önce sonlandırılan Kısa Çalışma Ödeneği olarak 28 milyar lira ödeme yapılmış. Bu imkandan da son olarak 1.3 milyon işçi yararlanmış.
Bu durumun önümüzdeki Mayıs ayında işten çıkarma yasağının sona ermesi nedeniyle milyonlarca işçinin işsizlikle yüz yüze kalacağını bugünden gösterirken ülkemizin acı gerçeği olan zengin azınlığın daha da zenginleşeceğini, yoksul ve işsiz çoğunluğun ise daha da artacağını ortaya koyuyor.
Yani başta da belirttiğim gibi rakamlar bu konuda da gerçeği yansıtıyor.
***
Yapılan bir araştırmaya göre liselerde, üniversitelerde okuyan, mezun olmuş kişilerin umutsuz olması, ülkenin kalkınmasında önüne çıkan en büyük handikap olarak adlandırılıyor.
Telefon destekli olarak İPA ve Aksoy Araştırma’nın birlikte gerçekleştirdiği ankette 18-24 yaş aralığında toplam 407 kişiye ulaşılmış. Bu gençlerin yüzde 74.7’si lise, yüzde 21.1’i ortaokul ve yüzde 4.2’si ilkokul mezunu.
Çoğunluğu erkek olan kişilerin katıldığı telefon anketinin en karamsar sorusuna ankete katılanların yüzde 86.3’ü; “Tanıdık olmadan Türkiye’de iş bulmanın çok zor olduğu” yönünde verdiği cevap.
Ayrıca katılanların yaklaşık yarısı da Türkiye’de 20 yıl öncesine göre iş imkanlarının daha da zor olduğu görüşünü savunuyor.
Aynı ankete katılanların yaklaşık yüzde 53’ünün ‘Türkiye’de iyi eğitim alanlar iyi yaşam sürer’ görüşünü savunmaması işsiz gençlerin karamsarlığını yansıtırken ankete katılanların yüzde 79.3’ü ülkemizde fırsat eşitliğinin olmadığını iddia ediyor.
Görüldüğü gibi üretim alanında ülkemizin lokomotifi olabilecek önemli bir kitlenin çeşitli konulardaki görüşleri rakamsal olarak yansıtıldığında da rakamların acımasız yüzüyle karşı karşıyayız.
Evet, koronavirüs salgınında günlük vaka sayıları çoktan 40 binleri aşsa da virüs kadar bir diğer acımasız gerçek rakamların çıplaklığı değil mi?
***
İDEAL DIŞI HAYAT MÜCADELELERİ..
Eskiden liseyi tamamlayıp üniversite eğitimine geçecek gençlerin hangi fakültelere gideceğini çoğunlukla anne ve babaları karar verirdi.
Her ne kadar kişi okumak istediği üniversitenin, fakültenin ilgili bölümünün adını tercih formunda yazmaya çalışsa da ekonomik imkansızlıklar ya da imkanlar kişinin hangi fakültede eğitim görmesinde etkili olurdu.
Anne ve babanın baskısı, çocuklarının hiç istemediği fakültenin bir bölümünü okumasına ve kişinin ömür boyu istemediği bir mesleği sürdürmesine neden olurdu.
Şimdi ise bu durum eskisi gibi değil.
Lise mezunu istediği okulu tercih eder bir de iyi bir puan elde ederse fakülte ve meslek yüksek okulunun istediği bölümüne yerleşip öğrenimini tamamlayabiliyor.
Bir bakıma ‘Mutlu Son’ olarak da adlandırılabilen bu sürecin acımasız yönü ise, aldığı üniversite eğitimine uygun iş bulamaması, görev alamaması, yaptığı başvurularda “Ne iş olursa yaparım” demesi.
Bir bakıyorsun ideal bir öğretmen bir binada güvenlik görevlisi, bir bakıyorsun ideal bir beden eğitimi öğretmeni, uzman çavuş, bir bakıyorsun meslek aşkıyla yanıp tutuşan bir üniversiteli bir belediyenin temizlikçi sınıfında.
Bu gerçekleri çoğaltmak, yaşadığımız pandemi sürecinde de elbette mümkün.
***
Simdi şu soruyu sormak gerek, “Acaba Türkiye’de kaç kişi ‘ne iş olsa yaparım’ diyordur?

Etiketler :

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

KORONA GÜNLERİMİZ 220

“Rekorlar Ülkesi Türkiye” ‘Keşke’ kelimesinin Türkçemizdeki en kötü kelime olduğunu bile bile,Olumsuzlukla biten her şeyin sonunda

KORONA GÜNLERİMİZ 219

“Hayat devam ediyor” Sağlık Bakanlığının koronavirüs salgınına ilişkin yayınladığı veriler gerçekten endişe verici. Özellikle Dünya

KORONA GÜNLERİMİZ 218

Yurdumuzu esir alan Koronavirüs salgınında son günlerde vaka artışlarında rekorlar kırılırken, Sağlık Bakanlığı, Bakanlığın Bilim Kurulu