KOVİT-19 TEDBİRLERİ DEĞERLENDİRİLDİ: “BİREYSEL VE TOPLUMSAL BİLİNÇ ŞART”

Ana Sayfa » Simav Haberleri » KOVİT-19 TEDBİRLERİ DEĞERLENDİRİLDİ: “BİREYSEL VE TOPLUMSAL BİLİNÇ ŞART”
Paylaş
Tarih : 28 Kasım 2020 - 11:16

Simav Belediyesi Seyir Terasında düzenlenen toplantıya Simav Kaymakamı Türker Çağatay Halim, Simav Belediye Başkanı Adil Biçer, ilçe merkezindeki sivil toplum temsilciler ile gazeteciler katıldı.

Toplantının açılış konuşmasını yapan Simav Kaymakamı Türker Çağatay Halim, “Kovit-19 ismiyle bir hastalık Dünyayı ve ülkemizi bir hayli yıprattı ve küresel salgın haline geldi. Zaten pandemi kelimesinin anlamı da küresel salgın demek. Birçok sektör bundan olumsuz etkilendi. Bunun farkındayız ama Dünya’da böyle, ülkemizde de böyle. Korona virüsle mücadelede henüz istenen, beklenen sonuçlar elde değil. Simav açısından şöyle önem taşıyor. Sağlık Bakanımızın her gün belirtiği gibi vakalarda son günlerde artış var. İlçemizde de artış var. Tabi ki ekonomik faaliyet, ticari etkinlik devam edecek. Dünya var olduğundan bu yana korona virüs gibi belki ondan daha etkili badireyi insanlık yaşadı. Bu dönemde pandemiyle ilgili dünya olarak bu sıkıntıları çekeceğimiz varmış. Biliyorsunuz Kasım ayı içinde devletimizi yeni bazı önlemler aldı. Bu önlemlerin yararlı önlemler olduğunu düşünüyor kısa sürede de olumlu sonuçlarını bekliyoruz. Ancak mart ayından bu yana yaklaşık 8 aylık dönemde geldiğimiz nokta şu. Birçok önlem alındı. Birçok kısıtlama getirildi. Birçok yöntem denendi ancak vardığımız nokta şudur ki pandemiyle mücadele de bizlere en çok lazım olan husus insanların bilinçli davranması. Bu noktada maalesef istenilen noktada değiliz. Simav bugün itibariyle en yüksek vaka sayısına ulaş-tı. İlk defa günlük vaka sayısı Simav’da 3 haneli rakamlara ulaştı. Şimdi işyerlerinin belli saatler açık belli saatler

kapalı olması bir önlem. Bazı işyerlerinin tamamen kapatılması bir önlem. 65 yaş üstü vatandaşlarımızın belli saatlerde dışarı çıkıyor olması, 20 yaş altı vatandaşların gençlerimizin günün belli saatlerinde dışarı çıkıyor olması, şehir içi şehirlerarası yollarda belli saatlerde aileleri ile seyahat ediyor olması bir önlem. Ama maalesef kamusal alanda alınan bu önlemler özel yaşamımızda aynı hassasiyetle uygulanmıyor. İşte o yüzden bize en lazım olan hususun insanların bilinçli davranması olduğudur. Şu anda alınan, bahsettiğim önlemlerin tamamı kamusal alandaki önlemler. Ama bizlerin gözlemi şudur ki ilçemizdeki vaka artışının birinci nedeni özel yaşamdaki hareketliliğin bir türlü istenen düzeye indirilememesi. Şu anda vaka olarak en çok vaka olan köy Beyce köyü. Beyce son dönemdeki artışlarla beldelerden bile fazla vakası olan bir yerleşim birimi. Peki, bu köyümüzde neden vaka sayısında artış var diye incelediğimizde kapanması gereken işyerleri kapalı, sokağa çıkmama saatlerine de uyum var.  Peki, vaka artışı neden oluyor diye baktığımız şu görüşe vardık.  Beyce’de insanlar misafirliğe gitme, taziye ziyaretleri, kadınların da kadın günü diye tabir edilen etkinlikleri devam ediyor. Korona virüs sadece 65 yaş üstü insanları etkilemiyor veya 20 yaş altı çocukları sadece etkilemiyor. 20-65 yaş arsındaki kitleyi de etkiliyor. Simav’da günlük vaka dağılımına baktığımızda 16-17 yaş içindeki gençlerde var 30-40’lı yaştaki insanlarda var, yaşlı nüfus ta var. Dolayısıyla her kesim bu riskle karşı karşıya. Bu verileri paylaşırken bizler çok üzgünüz. Üzülüyoruz ama bazı gerçeklerin net olarak ortaya konuşulması adına bugün vefat eden vatandaşlarımız 67-68-69-70 yaşlarındaydı. Bu şu anlama geliyor. Simav’da geleneksel aile yapısı var.  Her evde çocuklar var. Orta yaş insanlar var birde ailenin büyüğü olan dedeleri nineler var. Belki orta yaş grubundaki insanlar bunu ayakta geçiriyor. Kovit-19 taşıdığının farkında değil. Belki onların gençleri, çocuklar bunu daha az etkilerle atlatıyorlar ancak taşıyıcı olup ailedeki yaşlıların ölmesine, hastanelerde yataklı tedavi görmesine yol açabiliyorlar. O yüzden tıp uzmanları Kovit-19’u halk sağlığı sorunu olarak tanımlıyor. Yani bu bireysel sağlık sorunu değil. Sadece bir insanın kurallara uyup, devletin koyduğu kurallara hassasiyet göstermesi yetmiyor. Tüm toplumun aynı refleksi göstermesi gerekiyor. O ailedeki orta yaşlının da, gencinin de yaşlısının da aynı refleksi göstermesi gerekiyor. Kasım ayında hem vaka sayılarımız arttı hem de yaşamını yitiren hemşeri sayısında önemli artış meydana geldi. Zaten Sağlık Bakanlığı sürekli bilgilendiriyor. Hastanelerde doluluk oranları arttı. Sağlık çalışanları bu dönemde çok fedakârca çalıştı. Hayatını kaybeden sağlık çalışanlarımız oldu. Şu anda Simav’da bile bazı sağlık personelleri ailesinden ayrı belediyemizin sağladığı Eynal Kaplıcalarında veya Milli Eğitim Müdürlüğümüzün sağladığı öğretmen evinde günlerdir, haftalardır ailelerinden izole şekilde yaşıyorlar. Kolluk kuvvetlerimiz 7/24 saati esasına göre çalışıyor. Kayda değer sayıda hem polis hem de jandarmadan Kovit-19 virüsüne yakalananlar var. İyileşenler de oldu ve hâlâ evde tedavi olanlar var. Personel sayısında ve personel planlamamızda da sorunlar oluşmaya başladı. Haftalardır birçok aracımızı İlçe Sağlık Müdürlüğüne tahsis ettik. Filyasyon ekibi çalışmaları yürütülüyor. Burada beklediğimiz şu. Tüm toplumsal kesimlerin sivil toplum kuruluşların, muhtarların korona virüsle mücadelede en önemli silahın toplumsal ve bireysel bilinç olması gerektiğini anlaması ve anlatması. Maske tabi ki önemli bir mekanizma. Sosyal mesafe kurallarına uymak tabi ki önemli. Kişisel temizlik tabi ki önemli bir mekanizma. Bunların hepsinden üstün olarak kişisel ve toplumsal bilince gerek var. Bu toplantıyı da bu hissiyatımızı paylaşmak için sizlerle düzenledik. Bu yeni kısıtlamalarla ilgili olumlu sonuçlar bekliyoruz. Ancak olumlu sonuçlar ortaya çıkması 10-15 günlük zaman alacak. Bu süreçte olumlu sonuçlar ortaya çıkana kadar bütün kurallara hassasiyetle uymalıyız. Artık dünyada ve ülkemizde hiçbir şey Mart ayı gibi olmayacak. Artık taziyelerde saatlerce vakit geçirmemek. Yakınlarımızı geleneksel törenlerle defnetmek. Hasta ziyaretleri, mutlulukları paylaşmak, doğum günü gibi insanın ihtiyaç duyduğu gereksinmelerden bir süreliğine vazgeçmeliyiz. Bir süreliğine vazgeçmez isek görülen o ki ömür boyu vazgeçmek zorunda da kalabiliriz. O yüzden sizden isteğimiz önce kendimiz kurallara uyalım, sonra da ailemiz, temsil ettiğimiz kitlenin bu kurallara uymasını sağlayalım. Herkes iyi insan olmak peşinde. Ama şu an iyi insan olmak bize bir şey kazandırmaz. Evet, bazı esnafımızın kalbi kırılabilir. Bazı arkadaşlarımızın kalbi kırılabilir. Bir süreliğine bu duyguları rafa bırakıp 2021 yılının ülkemiz ve kendimiz için iyi başlaması adına şu bir aylık sürede üzerime düşen fedakârlıklar neyse, eve kapanmak mı? Daha az telefonla konuşmak mı? Daha az sosyal ortama girmek mi? Herkes kendi kısıtlamasını kendisi yapmalı. Herkes kendi izolasyonu kendisi yapmalı. Bugün birçok resmi toplantı açılışı video konferans ile yapılıyor. Birçok önemli gün, anma günü, bayrak günü çok küçük topluluklarla ve pandemi kurallarına uygun icra ediliyor. Ama hal böyleyken görüyor ve duyuyoruz ki falanca cenaze çok kalabalıkmış, filancanın taziye evine çok kişi katılmış, işte Bursa’dan, İstanbul’dan akrabalarınız gelmiş. Simav’ın birçok köyünde okul kapalı. Öğrenci azlığı nedeniyle. Simav’ın yaş ortalaması 40. Türkiye ortalamasının üzerinde. Simav’ın birçok köyünde 40’tanda yukarı. 50-55 yaşında bile var. Köyün en genci benim diyor o da muhtar zaten. Şimdi Manisa’da, İzmir’de, İstanbul’da çalışanlar köylerine, aile büyüklerine ziyarete geldiklerinde onlar geriye dönüyor belki ama biz facia bir tabloyla karşılaşıyoruz. Şu an Simav’da toplumsal hareketliliği hiç olmaması gereken köylerde kayda değer vakalar var. Şimdi köyde tarımsal faaliyet çok sınırlı. Zaten yaşlı. En fazla bakabildiği iki koyun, üç inek. Köyde işyeri yok, köyde genç nüfus yok. Bu toplumsal hareketlilik nasıl oluyor dediğimizde işte İstanbul’dan hafta sonu gelinim geldi, oğlum geldi. Tablo bu. Beyce’de 50 tane vakamız var. Aksaz’da 13 tane, Eğdemir’de 13 tane, Bahtıllı’da 12 tane. Bahtıllı tamamen büyükşehirlerle bağlantılı.  Yeniköy’de 14, Yassı Eynihan, İzmir, Manisa ile bağlantılı 7 tane vaka çıktı. İlçenin en uzak köylerinden Kızılcık’ta 14 tane vakamız var. Vakayı araştırdığımızda büyükşehir çıkıyor. İşte anlatmak istediğimiz bu. Henüz Türkiye’de trafik ile bir kısıtlama getirilmedi. İnsan kendi kısıtlaması koymalı derken bundan bahsediyorum. Resmi görevle Ankara’ya gitme zorunluluğunda kaldım.  Benim ailem uzun yıllardır Ankara’da oturuyor. Annem babam 70’in üstünde. Ben Sağlık Bakanlığının deyimiyle süper taşıyıcı olabilirim, ben bunu hissetmeye bilirim ama onlara bulaştırmamam gerek.  Merdiven boşluğundan selamladım otelde kaldım. Ben kendi evimde kalmadım anlayacağınız. Ama Simav’da böyle olmuyor. Manisa, İzmir, İstanbul plakalı araçlar köylerde. Niye geldin? Ziyarete. İzmir depreminde sonra bazı Simavlılar Hisarbey’e geldi. Hisarbey’de yeni vaka sayısı 5’e düşmüştü. Oldu yine 20 vaka. Her türlü denetimle elde edeceğimiz başarı sınırlı. Artık toplumsal bilinç, bireysel bilinç ile bu işin üstesinden hep birlikte gelebiliriz.  Bugün denetim var. Denetim sonuçları İSTEM diye bir sistem ile anında bakanlığa işleniyor. O kadar denetime rağmen tablo bu. Bakın okullar yine kapanma durumunda kaldı. Bende bundan rahatsızım ama çocuklarımızın sağlığını düşünmeliyiz. Büyükşehirle aşırı bağlantı Eylül, Ekim Kasım aylarında bu kadar artış bu şekilde izah edilebilir. Yoksa ilçemizde genel olarak maske takıldığını görüyoruz. Diğer kısıtlamalara uyulduğunu görüyoruz. Karantina ile ilgili yasakları 3-5 kişi delmeye çalıştı. Onlara da işlem yapıldı. Zaten karantina kurallarını ihlal edenler Gediz’de bulunan yurda teslim ediliyor. Kütahya Valiliği karantina süreci zarar vermesin, Halk sağlığına daha fazla zarar vermesin diye iki tane yurt belirledi. Bizde 5 tane Simavlıyı oraya gönderdik. İhlal ettikleri karantinayı orada tamamladılar. Bu önlemler karşısında hâlâ bu tablo varsa üzerine parmak basa basa söylüyorum bireysel ve toplumsal bilinç şart“ dedi.

Simav Belediye Başkanı Adil Biçer ise, “Kasım ayından bu yana malum süreç çok hızlı ilerlemeye başladı. Tüm Türkiye’de olduğu gibi Simav’da vaka sayısında da, vakalara bağlı ölüm sayısında da aleyhimizde bir artış gerçekleştiği gözlemlenmektedir. Bence hastalığı pandemi sürecinde kabullenmemiz gerekiyor. Bu bizim atacağımız adımlarda, alacağımız önlemlerde önem arz edecek. İlk defa Simav’da vaka görüldüğünde Yeşildere çıktığında hepimiz paniklemiştik. Türkiye’de ilk pozitif vakanın görüldüğünü Sağlık Bakanı söylediğinde sanki dünyanın sonunun geldiği hissiyatına kapılmıştık. Ama gelin görün ki aradan geçen zamanda vaka sayısında ve ölümlerde öyle artışlar oldu ki şu an sanki vatandaşımız kanıksadı. Bu da alınan önlemlerde çok fazla dikkat etmemeyi beraberinde getiriyor. O yüzden bizler öncelikle bir salgın döneminden geçtiğimizi hep beraber fark edip bunu da kabullenmemiz lazım ki alacağımız tedbirlerde ona göre şekillenmesi gerekiyor. Önceki sosyal hayatımızdan, iş hayatımızdan fedakârlık yapılması gerekiyor. Yapılan mücadelede başarılı olabilmek adına yine fedakârca davranmak gerekiyor. Sağlık çalışanları başta olmak üzere bazı meslek gruplarında izinler bile kaldırıldı. Personeller izin kullanamaz hale geldi. Değişik kurumlarda gecesini gündüzüne katan insanlar hepsinden Allah razı olsun. Fakat birde bunun dışında korona benden korksun neden maske takayım ki diyen insanlar var. Dolayısıyla toplumsal bilinç olmadığı sürece meslek gruplarında fedakârca çalışan, hayatını kaybeden insanlar olsa da bu salgının önüne geçmemiz günden güne zorlaşır hale gelebilir. O yüzden her şeyden önce bu dönemi kabullenip, ona göre çalışmalarımızda da alacağımız tedbirlerle de fedakârca davranmamız lazım. Tabi ki bazı sektörler bu süreçten kötü etkileniyor. Bazı sektörler de ekonomik açıdan daha fazla aydınlanabiliyor. Sonuç olarak zarar gören bir ekonomi buna bağlı esnaf kolları var. Bölgesel yürütülen, gösterilen çabalar kesinlikle ve kesinlikle Türkiye genelinde olumlu bir yöne bizi götürmez. Okulların açılmasıyla ilgili

var gücümüzle mücadele, gidip vatandaşın ayağına bunları anlatmayı denedik.  Kaymakam beyle birlikte az dil dökmedik. Fakat şunu söyledik,  Okulların açılmasını arzu ediyor musunuz? Ediyoruz. Türkiye’de turizm sektörünün tekrar canlanması ve Türkiye ekonomisine katacağı kaynak kadar en az hatta ondan daha fazla bir faydaya sebep olan okulların açılmasıydı esasen. Çünkü turizm sektörü belli kişilerin, grupların, insanları ilgilendirmesine rağmen okulların açılmış olması okulun tamamını ilgilendiren bir mevzuydu ve açılmış olmasından hep beraber büyük menfaatimiz olacaktı. Ekonomik ve diğer sosyal yönlerinden. Geç açıldı. Bir müddet 4 hafta kadar açık kaldı sonra ne yazık ki tekrar kapanma zorunda kaldı. Bu top yekûn mücadeleyi veremememizin bir sonucu bence. Belirli alanlar var gücüyle çalışıyor ama toplumun tamamı aynı hassasiyette olmadığı müddetçe  beraberinde başarı gelmiyor. Sürekli söylenilen, kamu spotlarında, cumhurbaşkanımızın da her konuşmada sürekli söylediği, bilim kurullarında bahsedilen maske-mesafe ve temizlik olayı hakikaten çok önemli. Maske mutlaka ve mutlaka sadece dışarıda değil, aile fertleri ile çok görüşmemiz gerekiyorsa anne babamızla ayıbı günahı yok bu işin artık kabullenmemiz gerekiyor diye de söyledik. Kapalı ortamlarda kesinlikle ve kesinlikle maskemizi çıkartmamız gerekiyor. Birçok şeye tanık oldum. Anlatmakla bitmez ama maske ve mesafenin olduğu kesinlikle ve kesinlikle hastalığın bulaşma ihtimali sıfıra iniyor. Dolayısıyla maskemiz, gerekçe sosyal ortamlar yine çok önemli. Belediyemiz tarafından günde 4 defa, 2 defa öğleden önce 2 defada öğleden sonra olmak üzere belirlenen saatlerde sürekli belediye hoparlöründen vatandaşımız ikaz ediliyor, edilmeye devam edilecek. Ara ara sosyal medyadan veya diğer kamu spotlarıyla Hükümet Meydanında bulunan barkavizyondan bunları yayınlıyoruz ki insanlarımızın bu konudaki bilincini artırmak, bunu kabullenerek buna göre davranmasını arzu ettiğimizden dolayı. Kaymakam beyde söyledi. İşte korona var diyelim. Bir şekilde aldık ya da ayakta atlattık. Bizden bir başkasına bunu bulaştırdığımız zaman o kişinin vebalini de sahibini unutmamak lazım. Bizler, sizler biliyorsunuz fakat ne yazık ki toplumda hala daha yeterince yer etmemiş insanlar var. Sizlerden arzumuz, istediğimiz, hükümetimizi tarafından her türlü tedbirler alınsa da bunların uygulanması esasında bu alınan tedbirlerin faydalı olmasına yönelik olarak çaba gösterip yardımcı olmanız. Dolayısıyla tabi ki bazı sektörlerde bir duraklama hatta tamamen kapatılma söz konusu oluyor. Bakın Seyir Terası bugün bu toplantı için açıldı. Sosyal tesislerimiz kapandı. Bizle beraber bu işi yapan başka özel esnaflar var onlarda kapandı. Tabi ki buna maruz kalan esnaflarımızın durumu kötü. Arzu ettiğimiz bir şey değil ama değil mi çay içerken maske çıkartılıyor, yemek yerken çıkartılıyor işte riskin en yüksek olduğu ortamlar. Tabi ki bilim kurulunun kararlarına göre tedbirler alınıyor. Bunlar bir başlangıç. İnşallah korkulduğu gibi olmaz. 10-15 gün sonrası düşüşe geçmese de stabil hale gelirse vakaların artış oranı, seyri buna göre toplumda biraz daha rahatlama olacağı kanaatindeyim. Taziyeler, düğünler, asker uğurlamaları, bayramların ikinci dalgaya sebep olduğu herkes tarafından biliniyor. Bunun daha da yükselmemesi ve düşüşe geçmesi için hep beraber el ele birlik beraberlik içerisinde çalışması ve ceza, tutanak bir tarafa her şeyden önce virüsün kendisinden çekinilmesi gerektiğini insanlara, vatandaşlarımıza anlatmamız kanaatindeyim. Toplantımız hayırlara vesile olsun diyorum” diye konuştu.

Konuşmalardan sonra toplantı karşılıklı soru cevap şeklinde geçti. Toplantıdan sonra çay ve pasta ikramı yapıldıktan sonra toplantı sona erdi. *Haber-Foto: Zekeriya Türkel

Etiketler :

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

STSO SAAT 10.00-16.00 ARASI HİZMET VERİYOR

Simav Ticaret ve Sanayi Odası’nın (STSO) yurt genelinde devam eden koronavirüs tedbirleri çerçevesinde hafta içi sabah saat 10.00’dan

SİMAV’DA KAR SEVİNCİ

Uzun süredir kar ve yağmura hasret kalan Simav, geçtiğimiz Perşembe gününden bu yana özlemine kavuştu. Yağmurdan sonra şehrin yüksek kesimlerinden

HAVALAR SOĞUDU, OTO TAMİRCİLERİNİN İŞLERİ ARTTI

Karıyla, yağmuruyla geciken kış mevsimi Simav’da geçtiğimiz Perşembe sabahından itibaren etkisini sürdürürken havaların birden soğuması,