Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

MİLLİ MARŞIMIZ VE ŞAİRİNE SİMAV’DA ANLAMLI TÖREN

Ana Sayfa » Simav Haberleri » MİLLİ MARŞIMIZ VE ŞAİRİNE SİMAV’DA ANLAMLI TÖREN
Paylaş
Tarih : 13 Mart 2019 - 12:54

“12 Mart İstiklal Marşının Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’ u Anma Günü” için Simav’da tören yapıldı. Simav Anadolu Lisesi ev sahipliğinde Kaymakamlık Konferans Salonunda gerçekleşen Programa Kaymakam Türker Çağatay Halim, Belediye Başkanı Süleyman Özkan, AK Parti Simav İlçe Başkanı Ecz. Ahmet Kulat, Jandarma Komutanı Binbaşı Mustafa Matar, İlçe Emniyet Müdürü Aytaç Ayhan, İlçe Milli Eğitim Müdürü
Mehmet Şirikçi, kurum amirleri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. “12 Mart İstiklal Marşının Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’ u Anma Günü” için Simav’da tören yapıldı.
Simav Anadolu Lisesi ev sahipliğinde Kaymakamlık Konferans Salonunda gerçekleşen Programa Kaymakam Türker Çağatay Halim, Belediye Başkanı Süleyman Özkan, AK Parti Simav İlçe Başkanı Ecz. Ahmet Kulat, Jandarma Komutanı Binbaşı Mustafa Matar, İlçe Emniyet Müdürü Aytaç Ayhan, İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Şirikçi, kurum amirleri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı.
Saygı Duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla başlayan programda açılış konuşmasını Simav Anadolu Lisesi Başmüdür Yardımcısı Adem Bal yaptı.
Bal, konuşmasında; “İstiklal Marşı’nın Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilişinin 98. yıldönümü için toplanmış bulunuyoruz. İstiklal Marşı’nı anlamak ve anlatmak için onun hangi şartlarda yazıldığını bilmemiz ve onu bu çerçevede değerlendirmemiz gerekmektedir.
Cihanı adaletle yönetmiş ve âleme nizam vermiş bu şanlı millet, hain planlar ve desiselerle zayıflatılmış ve nihayetinde parçalanmak istenmiştir. Başını İngiltere, Fransa ve Rusya’nın çektiği sömürgeci devletler Osmanlıyı parçalayarak memleketimizi müstemleke, milletimizi esir ve tüm âlem-i İslam’ı köle yapmak istiyorlardı. Osmanlının son asrı öyle dehşetli geçmiş idi ki Mehmet Âkif bu yangını bu buhranı bir şiirinde şöyle ifade etmiştir:
Ya Rab bu uğursuz gecenin yok mu sabahı?
Mahşerde mi biçarelerin yoksa felahı!
Nur istiyoruz Sen bize yangın veriyorsun!
Yandık diyoruz boğmaya kan gönderiyorsun! “Gönder o nuru ilahi asırlar oldu yeter, Bunaldı milletin âfakı bir sabah ister”
Abdülhamid Han tuzaklarla tahttan indirilmiş, yerine geçen İttihat Terakki Osmanlıyı ” 1. Cihan Harbine sokmuş ve Anadolu işgal edilmişti.
İstiklal Savaşının elemli ve buhranlı günlerindeyiz. İzmir gitmiş, Bursa düşmüş. Afyon kaybedilmiş, düşman orduları bin yıllık Türk tarihinde ilk defa Türk yurdunun harim-i ismetine sokulmuştur. Yunanlılar Bursa’yı işgalinde, Osman Gazi Hanın türbesinde içki içmişler ve ey Osman biz geldik deyip çizmeleriyle türbenin üstüne basmışlardı. Türk milleti tarihinin en karanlık günlerini yaşamaktadır. Gece ne kadar karanlık olursa gündüze en yakın zamandır misali gibi Anadolu’da bir İstiklal mücadelesi başlamış ve Anadolu insanı ‘Cehennem olsa gelen göğsümüzde söndürürüz’ diyerek Türk milletinin azmini ortaya koyuyordu.Mehmet Âkif durum ne kadar kötü olursa olsun bu aziz milletin imanına ve fıtratına esaretin zıt olduğunu biliyordu. Milleti cesaretlendirecek bir İstiklal Marşı lazımdı. Böyle bir ortamda yazılan İstiklal “Korkma!” seslenişi ile başlamalıydı. Buradaki korku ifadesi sıradan bir korku olmayıp her karış toprağı şehit kanları ile yoğrulmuş aziz vatanımızın kaybedilme endişesinin büyük bir şairin hisli kalbinde terennüm edilmesidir. Bu en olumsuz durumlarda dahi ümitli kalabilmenin bir ifadesidir. Çünkü esaret de ümitsizlik de bize yakışmazdı. Öyle de oldu. Milletimizin hür yaşama azmi ve aşkı Mustafa Kemal gibi eşsiz bir liderin şahsında tecessûm edecek ve bizlere bir ufuk olacaktı. Ezelden beridir hür yaşamış ve bundan sonra da hür yaşayacak olan milletimiz vatanına ve istiklaline yönelmiş olan bu çılgınca ve hayâsızca saldırılara elbette boyun eğmeyecekti. Medeniyeti yüzlerindeki vahşeti örtmek için bir maske gibi kullanan dönemin süper güçleri en güçlü silahlarıyla yurdumuzu işgale yeltenmişler fakat Türk ordusu çelikleşmiş iradesi ve iman dolu göğsüyle onlara en güzel cevabı vermiştir. Milli Mücadelenin destansı bir ifadesi olan İstiklal Marşı “Korkma!” hitabından sonra ilerleyen dizelerde yeni bir hitapla idraklerimize seslenir: “Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma sakın.” Vatanın korunması, bastığı yerleri toprak diyerek geçmeyen; bu topraklar altında kefensiz olarak yatan şehit dedelerini unutmayan vefalı bir gençliğin eliyle olacaktı. Malazgirt’ten Dumlupınar’a,15 Temmuz’dan Afrin Zeytin dalı harekâtına hep bu gençliğin misallerini görmüştür bu topraklar. İstiklal Marşı ifade ettiği derin anlamlar ve şiir kalitesi bakımından yeryüzündeki diğer milli marşlardan çok farklı bir konumdadır. Onun bu üstünlüğü yüreği vatan ve istiklal sevgisiyle dopdolu bir şairin milletin ruhunda kendini bulan derin ıstırabın tercümanı olmasından ileri gelmektedir. İstiklal Marşı, Milli Mücadelenin bütün heybetini ve canlılığını başarıyla yansıtmaktadır.
Mehmet Akif şiir ve yazılarının yanı sıra camilerde verdiği vaazlarla halkı Milli Mücadeleye destek vermeye çağırmıştır. İstiklal Marşı o günlerin heyecanıyla yazılmıştır. Bu yüzden Mehmet Akif:
“O şiir bir daha yazılamaz. Onu kimse yazamaz. Onu ben de yazamam. Onu yazmak için o günleri görmek, o günleri yaşamak lazım. O şiir artık benim değildir. O milletin malıdır. 14 diyerek bu durumu ifade etmiş ve İstiklal Marşı’nı Safahat’ına almamıştır. Yine İstiklal Şairimizin “Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın” diye dua etmesi o günlerin, hissiyatımızda ne kadar derin yaralar açtığının ve istiklalimizi kazanmak için ne büyük fedakârlıklar yaptığımızın bir göstergesidir.
Mehmet Akif bir ufuk insanıydı ve gerçek vatanperverdi. İstiklal Marşı için verilen 500 liralık ödülü ihtiyacı olmasına rağmen kabul etmemiş; bu parayı kimsesiz çocuklara ve kadınlara meslek öğreten bir hayır vakfına ve şehit ailelerine bağışlamıştır. Mehmet Akif bütün ümidini gençlere bağlamış ve Bu memleketi gençlerin çalışmasının kurtarabileceğini bildiği için gençlere,
“Yıllarca asırlarca süren uykudan uyan artık
Silkinde muhitindeki zulmetleri yak yık
Bir baksana yer uyanık gökler uyanıktır
Âlem uyanıkken uyumak maskaralıktır” demiştir. Sevgili gençler! Bütün bu anlatılan şeyleri mutlaka daha önceden de duydunuz ve belki de birçoğunuzun ruhunda derin akisler uyandırdı. Bizler şu anı yaşayanlar olarak geçmişin mirasını ve geleceğin emanetini taşıyoruz. Geçmişte yaşayan şanlı ecdadımız, şehit dedelerimiz bize bu güzel vatanı miras bıraktı. Bizler de gelecek nesillere bu kutsal emaneti en güzel şekilde bırakmalıyız. Unutmayınız ki omuzlarınızda geleceğin sorumluluğu vardır. Bu sorumluluğu taşımak öyle kolay değildir. Çalışmak ister, fedakârlık ister. Bizden sonra gelecek nesillere güçlü ve müreffeh bir ülke bırakmak, ecdadımıza lâyık bir evlat olmak, geçmişin mirasını geleceğe emanet olarak taşımak için çok çalışmalıyız. Konuşmama son verirken Mustafa Kemal Atatürk, aziz şehitlerimiz ve İstiklal Şairimiz merhum Mehmet Akif i şükran ve minnetle yâd ediyoruz. Hepinizi bu duygu ve düşünceler içinde saygıyla selamlıyorum” dedi.
Mehmet Akif’in hayatının sinevizyon eşliğinde anlatıldığı program şiirlerin okunması, İlçe Kaymakamı ve Daire Amirlerinin İstiklal Marşını okuması, 12 Mart Oratoryosu, Şiir, Bülbül Kasidesi ve müzik ile program sona erdi. *Haber: Şerif Erel

Etiketler :

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

DEVLET, 423 MUHTAÇ AİLEYİ SEVİNDİRDİ

Simav Kaymakamı Türker Çağatay Halim, geçtiğimiz yıllarda da olduğu gibi içinde bulunduğumuz bu yılın ramazan ayında Sosyal Yardımlaşma

İLÇE TARIM VE ORMAN MÜDÜRLÜĞÜNDEN 528 DEKARLIK SİLAJLIK MISIR PROJESİ

2019 Yılı Kütahya İl Özel İdare bütçesinden ayrılan kaynaklarla Simav’da uygulanacak projelerden birisi olan ‘silajlık mısır’

BELEDİYE ÖDEMELERİ GARANTİ BANKASINDA

Simav Belediyesi’nin hizmetlerinden olan içme suyu ve su kullanımı hizmetleri Garanti Bankası’ndan otomatik ödeme talimatı ile ödenebilecek.Simav