SEVGİYLE….

Ana Sayfa » Köşe Yazarları » SEVGİYLE….
Paylaş
Tarih : 16 Şubat 2017 - 10:50

Bu satırlara gerçekliğin dayanılmaz cezbediciliğinin esareti altında yazmanın sevinciyle başlıyorum.
Hep söylerim eskileri severim ben diye. Bu dünyaya gelmekte geç kalmışım diye.
Sevilmez mi kardeşim?
Yediğimiz gıdalar en doğal haliyle önümüze gelirken, insanlık para- mevki uğruna kendi insanlıklarını unutmamıştı o zamanlar.
Bak ülkeye; mesela her parti lideri başka mekanlarda, başka kameralara demeç verirken, zamanın Demirel’i, Erbakan’ı, Özal’ı oturup bir yuvarlak masa başında bilgi birikimlerini tartışırken siyasi yeteneklerini ortaya koyuyorlardı.
Önceden mahallede bir tane kişi öldüğünde insanlar televizyon açmazmış, şimdi gelen şehit haberleri bile gazetelerde küçücük bir yer kaplıyor, hayat normal rutininden hiçbir şey kaybetmiyor.
Annemleri düşünüyorum;
Kadınlar üretkendi bundan 20 yıl önce. Çalışmayan kadınların evlerinde halı tezgahı vardı. Akşama kadar halı dokuyup ev bütçesine katkıda bulunurlarken günümüz akşama kadar insanı cinnet noktasına getirecek evlendirme programlarına mahsur kalmıyorlardı.
Dizileri hatırlayalım ahlak vardı ahlak!
Sevgi, saygı ve özveri vardı. İnsanlık vardı komşun açken sen tok yatamazsın mesajı verilirdi. Özgürlük vardı insanların birbirine saygısı vardı. Birlik beraberlik ve hoşgörü vardı.
“Aşk ve Sevgi” ise en saf hali ile yaşanırdı.
***
Bana bu satırları okuduğum, hatırladığım araştırdığım konular dışında yaşatan bir insanı yazmak istiyorum bu yüzden.
Bir insanın gözlerinin içi her daim ışıl ışıl bakar mı?
Bakarmış ondan öğrendim ben.
Bir insanın gözleri ışıl ışıl bakarmış. 2017 yılındayız ve ben bilgisayar çağında hala koltuğunun altına gazete sokup evine giden insanlara bambaşka saygı duyuyorum. Güzel insanlardır onlar.
Her akşamüstü koltuğunun altındaki gazetesi ile yavaş yavaş sakin adımlarla evinin yolunu tutan bu insan, kendi dünyasında prensipleri olan, dürüstlüğü göğsünde parlayan bir madalya gibi taşırken doğruluğu hayatın felsefesi haline getirmiş.
Kimseye eyvallahı olmadan işini en güzel şekilde yapan kendi halinde yüreği sevgi dolu bir insandır.
Sevgisini şuradan biliyorum; 2 tane evladı var bu insanın.
Bir tanesi ileride mutlaka beraber çalışacağımız benim yazdığım senaryoyu beyaz perdeye aktaracak şimdiden bu yaşında zehir gibi bir bilgiyle Mimar Sinan Üniversitesi Sinema ve Televizyon bölümünde başarı sınırları zorlayan bir yönetmen adayı,
Diğeri, “Bir dil bir insan, iki dil iki insan” kuralından ilerleyip tek bedene iki tane dili ana dili gibi konuşması ile kendi yolunda durmadan ilerliyor.
Tabi ki bunlar tek kişinin sevgisi ile olan başarılar değil. İki tane insanın birbirini sevmesi değil, birbirini çok sevmesi ile meydana gelmiş gerçekler.
Hiç abartmıyorum kardeşim; aşkı sevgiyi kitaplarda dizilerde filmlerde aramayın yaşları elliyi geçmiş bu insan bize geldiğinde sizde gelin. Bize onlar anlatsınlar sevgiyi, aşkı siz dinleyin. O masadan sevgilinize, karınıza sarılmadan kalkarsanız paranız iade.
Defalarca kez dinlemişimdir tanışmalarını, sözlerini, nişanlarını, evliliklerini.
Daha geçen Çarşamba bir kez daha dinledim.
Otuz kusur yıl geçmiş eskimez mi?
Eskimemiş aynı yerinde taptaze duruyor aşkları.
Eşşek sıpası kadar iki evlat yetiştirmişler ikisi de evlenme yaşında eminim onlar evlense bu insanlar kadar mutlu olamaz.
Ben her daim gözlerinin içi gülen Saygı değer Mustafa Abim, elmanın diğer yarısı, varlığıyla mutlu olduğumuz Zehra ablam.
Dücane CÜNDİOĞLU’un bir sözü vardır o gelir hep aklıma sizin aşkınıza şahit oldukça;
“Hayatta herkes birini bulur, ama çok az insan birbirini bulur”.
***
Bugün, “14 Şubat Sevgililer Günü”.
Allah herkese böyle bitmeyen bir sevgi nasip etsin. Herkesin Sevgililer Günü kutlu olsun derken, bir Atilla İLHAN şiiri ile sonlandıralım bu güzel güne ilham veren güzel insanların yer aldığı bu yazıyı;
“Ben aşk nedir bilmem
Eski kafalıyım
Bir seni bilirim
Birde adın geçince sıkışan kalbimi!”.

Etiketler :

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

KORONA GÜNLERİMİZ 140

“Son Tedbirler İşe Yarayacak mı?” Koronavirüs yolculuğumuzda yeni bir dönemece girdik.Bu virajı da dönersek karşımıza ne çıkar, neler

KORONA GÜNLERİMİZ 139

“Tarihimizin Şahidi 65’likler” Bilindiği gibi dünyanın diğer ülkeleri gibi Türkiye’nin Koronavirüs mücadelesi de her gün yaşanan

KORONA GÜNLERİMİZ 138

“Nereden Nereye” Yazımın başında şunu açıkça belirtmek istiyorum..Ülkemizde Cumhurbaşkanlığı Kabinesi üyeleriyle kamu kurumlarının