ACI GERÇEKLER

Ana Sayfa » Köşe Yazarları » ACI GERÇEKLER
Paylaş
Tarih : 04 Şubat 2020 - 11:52

Bu, bir zamanlar milyonları peşinde sürükleyen İbrahim Tatlıses’in “Acı Gerçekler“ şarkısı değil.
Bu, yiyecekten içeceğe bir ürünün tüketiciye ulaşım sürecinde kartopu gibi büyüyen fiyatlarının günümüzde çığ oluşturmasının acı şarkısı
***
Bugünkü konumuz; örneğin patates üreticisinin tarlasında yetiştirip de mutfağa kadar artarak yükselen fiyatının yolculuğu.
Yıllardır gazetelerde, televizyonlarda üreticiler hep haykırır, “kazanamıyorum, masrafımı bile karşılayamıyorum. Bu işten ben değil aracı, tüccar, satıcı kazanıyor” diye.
Doğrudur!
Her geçen yıl küçülerek üretime destek veren, teminat olarak gösterdiği tarla tapularıyla, üretim tesisi tapularıyla bankalardan aldığı kredilerle ite kaka yoluna devam etmeye çalışan çiftçimiz, üreticimiz artık yolun sonuna gelmekte, bana göre; “kara göründü!” demeye hazırlanmaktadır.
***
Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar Şubat 2020 döneminin ilk yazılı basın açıklamasını yaparak başlıkta da olduğu gibi üretimden tüketime sayısız ürünün fiyat açısından acı gerçeklerini gözler önüne sermiş.
Geçtiğimiz Ocak ayına ilişkin özellikle isimlerinde 3 harf bulunan marketlerle diğer önemli marketlerdeki fiyatlara dikkat çeken genel başkan Bayraktar’ın konuyla ilgili açıklaması şöyle:
“Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Ocak ayında üretici ve market arasındaki fiyat farkının en fazla yüzde 348,46 ile kuru incirde yaşandığında dikkati çekti. Kuru incirin 4,5 kat, kuru kayısının 3,9 kat, lahananın ve sütün 3,5 kat, nohudun 3,4 kat fazlaya tüketiciye satıldığını vurgulayan Bayraktar, “Üreticide 13 lira olan kuru incir markette 58 lira 30 kuruşa, 11 lira olan kuru kayısı 42 lira 72 kuruşa, 53 kuruş olan lahana 1 lira 86 kuruşa, 2 lira 6 kuruş olan süt 7 lira 12 kuruşa, 2 lira 89 kuruş olan nohut 9 lira 90 kuruşa satılmaktadır” dedi.
Bayraktar, Ocak ayında markette 29, üreticide 22 üründe fiyat artışı, markette 9, üreticide 3 üründe fiyat düşüşü olduğunu, markette 4, üreticide 9 üründe fiyatın değişmediğini bildirdi.
Bayraktar, Ocak ayında fiyatı en fazla artan ürünün markette ve üreticide kabak; fiyatı en fazla düşen ürünün ise markette havuç, üreticide kuru soğan olduğunu belirtti.
Şemsi Bayraktar, yaptığı açıklamada, Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak üreticiden tüketiciye halkın tamamını yakından ilgilendiren gıda fiyatlarındaki değişimleri takip etmeye ve kamuoyunu doğru bilgilendirmeye devam ettiklerini vurguladı.
-Market fiyatlarındaki değişim-
Ocak ayında markette kuru soğan, kuru fasulye, zeytinyağı ve yumurta fiyatında bir değişim meydana gelmezken, markette fiyat düşüşünün en fazla yüzde 15,09 ile havuçta görüldüğünü bildiren Bayraktar, şunları kaydetti:
“Havuçtaki fiyat düşüşünü yüzde 6,05 ile kuru kayısı, yüzde 5,22 ile pırasa, yüzde 3,79 ile karnabahar, yüzde 3,06 ile yeşil mercimek izledi.
Markette en fazla fiyat artışı ise yüzde 73,17 ile kabakta yaşandı. Kabaktaki fiyat artışını yüzde 70,35 ile patlıcan, yüzde 56,93 ile yeşil soğan, yüzde 29,91 ile sivri biber, yüzde 23,99 ile mandalina, yüzde 17,25 ile salatalık, yüzde 14,40 ile limon, yüzde 12,33 ile maydanoz, yüzde 11,72 ile Antep fıstığı, yüzde 11,43 ile marul, yüzde 10,05 ile domates takip etti.”
-Üretici fiyatlarındaki değişim-
Ocak ayında üreticide maydanoz, elma, kuru fasulye, nohut, kırmızı mercimek, yeşil mercimek, pirinç, kuru üzüm ve kuru incir fiyatında bir değişim meydana gelmezken, yüzde 16,07 azalmayla fiyatı en fazla düşen ürünün kuru soğan olduğunu belirten Bayraktar, şu bilgileri verdi:
“Kuru soğandaki fiyat düşüşünü yüzde 4,49 ile pırasa, yüzde 3,08 ile yumurta izledi.
Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 130,34 ile kabakta görüldü. Kabaktaki fiyat artışını yüzde 57,89 ile salatalık, yüzde 57,58 ile patlıcan, yüzde 53,85 ile sivri biber, yüzde 52 ile yeşil soğan, yüzde 48,98 ile mandalina, yüzde 22,43 ile ıspanak, yüzde 15,98 ile limon, yüzde 13,51 ile fındık, yüzde 12,50 ile patates, yüzde 12,28 ile lahana, yüzde 10,88 ile portakal, yüzde 10 ile kuru kayısı, yüzde 8,92 ile marul, yüzde, 5,88 ile domates, yüzde 5,36 ile karnabahar, yüzde 3,64 ile kuzu eti, yüzde 3,61 ile Antep fıstığı, yüzde 3,59 ile dana eti, yüzde 2,27 ile havuç, yüzde 1,29 ile zeytinyağı, yüzde 0,98 ile süt takip etti.”
-Fiyat değişimlerinin nedenleri-
Üretici fiyatlarında, kabak, salatalık, patlıcan, sivri biber ve domateste görülen artışta, arzın örtü altından sağlanması nedeniyle, mevsim itibarıyla olgunlaşmanın yavaş olmasına bağlı olarak hasat edilen ürün miktarının azalmasının etkili olduğunu belirten Bayraktar, Adana ve Mersin’de meydana gelen sel felaketinin de seralardaki ürünlere zarar verdiğini, bu durumun fiyatlarda artışa yol açtığını söyledi. Yeşil soğan ve maruldaki fiyat artışında da benzer durumun söz konusu olduğunu ifade eden Bayraktar şöyle devam etti:
“Mandalina, limon ve portakalda çiçeklenme dönemindeki iklimsel olumsuzluklar nedeniyle rekoltede yaşanan düşüş fiyatlara yansımıştır. Ispanakta üretimin yoğun olduğu Beypazarı’nda kış koşulları nedeniyle hasadın yavaşlaması fiyat artışında etkili olurken; lahana, karnabahar ve havuçta da mevsim koşulları nedeniyle fiyatlarda artış meydana geldi.
Fındık fiyatında görülen artışta artan talebin yanı sıra randımanın iyi olması etkili olurken, Antep fıstığında rekoltedeki düşüş fiyatları etkiledi. Patateste ise Birliğimizin tüketimi artırmaya yönelik çalışmaları fiyata yansısa da hali hazırda üreticilerimiz maliyetine ürün satmak zorunda kaldı. Dana eti, kuzu eti ve süt fiyatındaki artışta artan üretim maliyetinin yanı sıra arz ve talepteki değişimler etkili oldu. Rekoltedeki artış kuru soğan fiyatlarında düşüşe neden oldu. Pırasada ise piyasaya arz edilen ürün miktarındaki artış fiyatlarda bir miktar düşüşe yol açtı.”

Etiketler :

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

KORONA GÜNLERİMİZ 339

”20 AY ASKERLİK GİBİ” Tam 20 ay ya da yaklaşık 610 gün.. Ne çileler çektik, ne tehlikeler atlattık. Kimisi nezle ile gribi, kimisi Koronavirüsle

KORONA GÜNLERİMİZ 338

”Kafalar karışık..” Pandemiyle mücadele sürerken bilindiği gibi Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu üyelerinin açıklamaları da aylardır

KORONA GÜNLERİMİZ 337

”Aşı Olmak – Olmamak” İçinde bulunduğumuz Koronavirüsle mücadele sürecinde her türlü sosyal ve kültürel etkinliklerin pandemi kuralları