AZI KARAR, ÇOĞU ZARAR

Ana Sayfa » Köşe Yazarları » AZI KARAR, ÇOĞU ZARAR
Paylaş
Tarih : 07 Eylül 2019 - 10:00

Simav’ın Yunan işgalinden kurtuluşunun 97.yıldönümü törenleri bu yıl coşkuyla kutlandı.
Simav Belediyesinin organizasyonunda Sarı ve Mor Zeybekler Yareninin katkılarıyla coşku içinde Karşıyaka sırtlarından başlayan Şirşane atışları ve Devlet hastanesi karşısında bulunan kavşağın ortasında oluşturulan Yaren Simgesi Anıtı’nın açılışı yaren kültürünün yaşatıldığı Simav için önemli bir gelişmeydi.
Daha sonra Hükümet Konağı tören alanında Atatürk büstüne çelenklerin sunumu ve oluşturulan kortej yürüyüşü ile Cumhuriyet Meydanına geliş ve burada Belediye Başkanı Av. Adil Biçer’in geçmişi anımsatan konuşması, Sarı ve Mor Zeybekler Yareninin yöresel oyunlarımızdan demetler sunarak Baskın Zeybeği oyunuyla gündüz programını bitirip Başkan Biçer’i kurtuluş günü anısına ilk ziyaret yapanlar olması tarihe not düşülen önemli anılardır.
***
İzmir’de yaşayan gazeteci-yazar dostumuz Alaattin Gürırmak son açıklamalarında her ne kadar Simav’ın kurtuluş gününün 5 Eylül tarihi olduğunu ortaya koymaya çalışsa da 4 Eylül kurtuluş törenleri aynı akşam Orman İşletmesi önünden Cumhuriyet Caddesini takiple Cumhuriyet Meydanında son bulan ikinci kortej yürüyüşü yine Sarı ve Mor Zeybekler Yareni katılımıyla gerçekleşirken Cumhuriyet Meydanındaki gece kutlaması Eynal Kaplıcaları Mehteranının konseri, yarenlerin oyunlarıyla son buldu.
***
Bu yazıyı bir yaren üyesi olarak değil bir gazeteci olarak yazıyorum. Bunun öncelikle ve özellikle bilinmesini, bu yazının sadece beni bağladığının bilinmesini istiyorum.
Bunun yanında yıllar önce bir üyesi olmaktan onur ve şeref duyduğum, Yarencilik geleneğine bağlı kalmamda ve bu kültürün yaşatılmasında elimden gelen gayreti göstermeme vesile olan Salim Gümüştepe Yareni’nde de her yaren gibi yılın 364 günü yaren, yılın 3-4 Eylül günlerinde de efelik yapıp dağa çıktığımı, Yaren yönetimimizin direktifleri doğrultusunda şirşane patlattığımı da hatırlatmak isterim.
***
Simav’ın yarenciliği kadar şirşanesinin de tarihsel bir geçmişi olduğu muhakkaktır.
Anavatan Partisi döneminde zamanın İçişleri Bakanı Mustafa Kalemli’nin; Şirşanelerin silah olmadığına dair bir yasa hazırlanması yönündeki teklifine gereken önemi göstermeyen Simav’ın daha sonra şirşanelerin yasak kapsamına alınmasıyla suskun kalmasının üzüntüsünü elbette tüm yarenler gibi ben de yaşadım.
Yıllarca törenlere katılıp şirşaneyi patlatamadan kutlamaları tamamlamak kolay olmadı. Bunu yaşayanlar bilir.
Fakat, aradan geçen zaman, her şeyde olduğu gibi bu alanda sorunların da, sıkıntıların da aşılmasına yaradı.
Önceleri 3-5 şirşane atışıyla başlanan şirşaneye özgürlük ne yazık ki son 4 Eylül Şenliklerinde sınırları aştı.
***
Bir söz vardır, “Azı karar, çoğu zarar” diye.
Şirşane atışlarında azı uygulayamadığımız gibi çoğun sınırlarını bile kaybettik.
Gördüğüm kadarıyla yaren yönetiminin bile istemeden kontrolünden çıkan Şirşane atışlarında hem efelerimiz hem de vatandaşlarımız risk altında kaldı.
Kişi mesafesinden belli bir uzaklıkta atışın yapılması, kapsüllerin Şirşane emziğine itinalı bir şekilde takılması özen isterken, görüldüğü gibi önce patlamayan sonra patlayan hatta birkaç denemeden sonra patlayan şirşaneler yüksek sesi yanı sıra bir patlayıp bir patlamamasıyla endişe oluşturdu.
Karşıyaka’dan başlayan, Sanayi Sitesi güzergâhı, ardından Hükümet Konağına varış, daha sonra Cumhuriyet Meydanı yönüne kortej oluşumu ve Cumhuriyet Meydanındaki törenden sonra aynı akşam Orman İşletmesi-Cumhuriyet Meydanına yürüyüş ve son olarak Cumhuriyet Meydanında oyunlar sırasında Şirşane atışları bir ordunun poligonda silah atış sayısını bile geçerken endişe oluşturmuştur.
Geçmişte 4 Eylüllerde yaşanan Şirşane kazalarının geride bıraktığımız 4 Eylül kutlamalarında yaşanmaması en büyük sevincimdir.
***
Sözün özü;
Simav Sarı ve Mor Zeybekler Yareninin Köşe İhtiyarı Sayın Ömer Ertürk ve Büyük Yarenbaşı Rıza Mert; sizleri saygıyla selamlıyor, gelecek 4 Eylül Kutlamalarında yukarıda anlatmaya çalıştığım endişelerin yaşanmamasına katkılarınızı bekliyor, Kurtuluş Günü törenlerine ilişkin Yarencilik geleneğine katkılar sunan Salim Gümüştepe gibi yaren büyüklerimizin de görüşlerinin alınmasında yarar olduğunu savunuyorum.
Saygılarımla.

Etiketler :

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

KORONA GÜNLERİMİZ 339

”20 AY ASKERLİK GİBİ” Tam 20 ay ya da yaklaşık 610 gün.. Ne çileler çektik, ne tehlikeler atlattık. Kimisi nezle ile gribi, kimisi Koronavirüsle

KORONA GÜNLERİMİZ 338

”Kafalar karışık..” Pandemiyle mücadele sürerken bilindiği gibi Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu üyelerinin açıklamaları da aylardır

KORONA GÜNLERİMİZ 337

”Aşı Olmak – Olmamak” İçinde bulunduğumuz Koronavirüsle mücadele sürecinde her türlü sosyal ve kültürel etkinliklerin pandemi kuralları