BİR ORADAN, BİR BURADAN

Ana Sayfa » Köşe Yazarları » BİR ORADAN, BİR BURADAN
Paylaş
Tarih : 28 Aralık 2019 - 9:52

Bugün birden fazla konuyu ayrı ayrı ele alalım ne dersiniz?
Örneğin Türkiye’nin masa tenisi topuna dönüşünü,
Simav’daki işsizlik ve göçlerinden hatta daha başka konularından söz edelim mi?
***
Suriye’de başlayan iç karışıklık ve devamında yaşanan iç savaşla ilgili olarak Türkiye’nin sınır güvenliğini koruma adına yaklaşık 7 yıldır verdiği mücadelenin asıl aktörlerinin ABD ve Rusya olduğu bir gerçektir.
Türkiye’nin ‘Terör Örgütü’ ilan ettiği yasa dışı örgütlerin birilerine ABD, diğerlerine de Rusya destek verirken, binlerce TIR silah ve mühimmat yardımı hatta silahlı eğitimler verilirken Türkiye olarak sınır güvenliğimiz dışında Suriye’de parçalanmanın önüne geçme çabalarımız dünya kamuoyunun gözleri önünde devam ediyor.
Yaklaşık 4-5 milyon olarak tahmin ettiğim ülkemdeki Suriyeliler konusunda Avrupa ülkeleri 3 maymunu oynamayı sürdürürken Türkiye Suriye’den dolayı bir ABD tarafında bir Rusya tarafında.
Sanki masa tenisi gibi bir tarafta ABD’li Trump, bir tarafta Putin, her iki alanda gidip gelen ise Türkiye!
***
Simav’a gelip işsizliği ve buna bağlı göçleri inceleyecek olursak, 2011 Mayısında yaşanan Simav depremiyle hız kazanan göçlerle nüfus hızla azalırken, ilçeye bağlı köy ve beldelerden gelen vatandaşlar Simav’ın nüfus tabelasında önemli bir değişikliğin yaşanmamasını sağladı.
Ama bugün köyden şehre göçü, şehirden köye şekliyle tersine çevirmeye çalışan devletimiz, Köylere Hizmet Götürme Birliği çalışmalarıyla normal süreçte hayatlarında bile göremeyeceği sıcak asfaltlı yollar,
kanalizasyon, arıtma sistemleri, elektrik hatlarının yenilenmesi, içme suyu depo ve isale hatları bugün Simav’ın kırsalında sıkça görülen gelişmelerin öne çıkanlarıdır.
Ama göçle gidenlerin geri dönüşleri sağlanamadıkça, kırsalda yaşayanların tarlalarını para etmeyip maliyetini bile karşılamayan buğday, arpa, mısır, yem bitkisi ekmedikçe, bırak hayvancılığı bu sektörde süt bile değerini bulmadıkça, hazır yemle yani lokantadan hayvanlar beslendikçe sanırım köyden şehre göçler devam edecektir.
Çarşamba günleri Simav pazarına köyünden, beldesinden gelen vatandaşlarımız pazardan soğan ve patates alırsa, “Bu patates ve soğanı bu fiyattan ben bile ekip toplayamam” demeyi sürdürürse,
Oto galerisinde arabadan çok ikinci el traktörler daha fazla ise,
Bağ-Kur’a borcu olanlar arasında çiftçiler ilk sırada, bankalarda kredi peşinde olanların yine çiftçilerin yoğunluğu yaşanıyorsa, kırsalda yaşayanlarımızı kırsalda tutmak pek de kolay olmayacaktır.
Daha 7-8 yıl öncesinde ilçe merkezi köy ve kasabalarında Milli Eğitim İlçe Müdürlüğü’ne bağlı okullarda yaklaşık 12-13 bin öğrenci olduğu tahmin edilirken günümüzde bu rakamın 9 binlere gerilemesi, hatta önümüzdeki süreçte öğrenci azlığından bir lisenin kapatılmasının gündeme gelmesi, emekli ve memur şehri olan Simav’da işsizliğin hep olacağı kaygısı yaşanacağının bir göstergesidir.
Bazılarının; “Kazcıoğlu Otomotiv, Hazıroğlu Boyama-Yün İplik, Özmetal, Setaş ve 3/1 kapasiteyle çalışan 5-10 kereste fabrikası da olmasa Simav’da hayat adeta durur. Milli Eğitim, Belediye, Müftülük ve Orman İşletmesi Simav’ın en büyük işletmeleri” şeklindeki görüşleri de asla yabana atılmamalı.
Sözün özü; bana göre Simav’ın önceliği, işsizliğidir!
***
KARANLIK ŞEHİR..
Uzun yıllardır Simav’da yaşanan zamanlı zamansız elektrik kesintileri halkı, işverenleri, okulları hatta şehri ısıtma gayretindeki Simav Belediyesi Jeotermal Şefliğini bıktırdı.
3-5 yıldır şehrin elektrik şebekesinin yer altına alınması çabaları, sisteme yeni trafoların bağlanması devam etse de küçük bir rüzgârda, yağmurda elektrikler bir gidip bir geliyor.
Kaymakam Türker Çağatay Halim’in gerçekleştirdiği Aralık dönemi Muhtarlar Toplantısında da muhtarların öncelikli şikâyeti yine elektrik kesintileriydi.
Simav için yılların kronik sorunu olduğu vurgulanan bu sorunla ilgili olarak sadece kaymakamlığın, muhtarlığın çabası yetmez. Bu ilçedeki siyasi partilerin temsilcileri, sivil toplum kuruluşları, esnaf dernekleri, iş adamları, esnaflar ve hatta vatandaşlar olarak toplu tepki gösterilmeli, hak aranmalı.
Hele hele kısa süreli elektrik kesintileriyle evlerindeki, iş yerlerindeki buzdolabı, televizyonu, bilgisayarı zarar görenler ise en ön sırada yer almalı.
Bu konuda öğrenci anne ve babalarına da iş düşüyor.
Nasıl mı?
Geçtiğimiz 26 Aralık 2019 Perşembe sabahı Simav’ın bir bölümünde yine elektrikler kesikti.
Özellikle Yusuf Koyuncuoğlu ilkokulunda eğitim ve öğretim gören öğrenciler sabah ezanlarında her gün elektrik ışığında karanlık güne başlarken bu kez mum ışığında güne merhaba dediler.
Evler karanlık ve jeotermaller elektrik kesintisi nedeniyle ısıtmıyor, caddeler de karanlık.
Bu konuda öğrenci velileri de yukarıda belirttiğim hak arama yolunda ön sırada olmalı.
Allahtan ikili eğitim verilen Yusuf Koyuncuoğlu İlkokulunda jeneratörler devredeydi. Çocuklar aydınlık sınıflarda henüz hava ağarmadan saat 07.50’de derse girebildiler.
Sözün özü, nereyi tutsan elinde kalıyor vesselam. 

Etiketler :

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

KORONA GÜNLERİMİZ 339

”20 AY ASKERLİK GİBİ” Tam 20 ay ya da yaklaşık 610 gün.. Ne çileler çektik, ne tehlikeler atlattık. Kimisi nezle ile gribi, kimisi Koronavirüsle

KORONA GÜNLERİMİZ 338

”Kafalar karışık..” Pandemiyle mücadele sürerken bilindiği gibi Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu üyelerinin açıklamaları da aylardır

KORONA GÜNLERİMİZ 337

”Aşı Olmak – Olmamak” İçinde bulunduğumuz Koronavirüsle mücadele sürecinde her türlü sosyal ve kültürel etkinliklerin pandemi kuralları