DİNLEMEK ve ANLAMAK

Ana Sayfa » Köşe Yazarları » DİNLEMEK ve ANLAMAK
Paylaş
Tarih : 24 Haziran 2019 - 12:45

Bugün biraz kendimce haddimi aşmak istiyorum.
Bu yazımı okurken içinden beni eleştirenler, kızanlar hatta “Hadi oradan be..” diyenler de olabilecektir.
Ben ise “doğru” olarak kabul ettiğim eleştirimi söylemekten, “Doğru söyleyeni 9 köyden kovarlar” özdeyişini de göz önünde tutup 10.köye geçmekten çekinmeyeceğim.
***
Kısa bir süre önce Muradınlar Mahallesindeki Dr.İbrahim Naci Eren Yerleşkesinde çifte bir tören yapıldı.
Planlamaya ve Dumlupınar Üniversitesi Rektörlüğü adına dağıtılan davetiyelerde saat 18.30’da önce Nurhan Kazcıoğlu Uygulama Atölyesinin açılışı, daha sonra da Teknoloji Fakültesinin Mezuniyet Töreninin yapılması planlandı.
Plan yapıldı ama havanın yağışlı olacağı, saat 18.00’e doğru başlayan yağmurun akşam saat 22.00’ye kadar devam edeceğini kimse hesaba katmadı.
Bir de her iki törenin onur konuğu olan Kütahya Valisi Dr. Ömer Toraman’ın yönettiği ve uzayan toplantıdan biraz gecikmeyle törenin yapılacağı adrese gelmesi; yağmur, havasızlık ve bekletilmek hoşnutsuzluğu ile vatandaşları sabırsızlaştırdı.
Mezuniyet töreni de yapılacağından Simav dışından öğrenci ailelerinin de gelmesi daha kalabalık bir ortamın oluşmasına neden olurken yağmur nedeniyle dışarıya çıkılamaması da törene katılanları biraz üzdü. Hatta havasızlıktan bayılan bile oldu.
Durum böyle olunca da törenlerin yapılacağı atölye alanında davetliler kendi arasında 2’li, 3’lü, 4’lü sohbetlere girişti. Törende kürsüye davet edilenlerin anlattıklarını da tam anlamıyla anlayan olmadı.
Kısacası “Dinlemesini bilemediğimizden anlatılanları da anlamak mümkün olmadı”.
Hatta Uygulama Atölyesinin açılış törenine ilişkin kürsüye davet edilen gazeteci meslektaşımız Semra Sarıışık Tozaraydın’ın medeni bir cesaret örneği göstererek kibarca uyarıda bulunması bile salondaki ses kargaşasının önüne geçemedi.
***
Her iki törenin yağmur nedeniyle bir arada yapılmasının getirdiği olumsuzlukları yaşadık geçtik.
Benim için bir başka önemli konu ise bu tür törenlerde konuşmacıların konuşma metinlerini uzatmayıp kısa ve öz bir biçimde gerçekleştirmelerinin özlemle beklenmesidir.
Bir gazeteci olarak yıllardır Fakülte ve Yüksek Okullarımızın mezuniyet törenlerine katılırım.
Ne hikmetse Kütahya’nın en uzak ilçesi Simav’da en geç saatte mezuniyet töreni yapılır.
Her defasında üniversite birimlerinin yöneticileri çıkarlar kürsüye uzun uzadıya öğrencilere, anne ve babalara, öğretim üyesi ve öğretim görevlilerine ve ilçenin atanmışlarıyla seçilmişlerine mesajlarını, beklentilerini hatta eleştirircesine duygularını dile getirirler.
Durum böyle olunca ne öğrenciler, ne anne ve babalar ne de protokol gereği katılanlar ifade edilenlerin çoğunu dinlemez ve sonunda da söylenenleri anlayamaz, anlatamaz.
***
Geçtiğimiz yıl hatırlanacağı gibi üniversite birimlerimizin mezuniyet törenleri ilk kez Simav Cumhuriyet Meydanında yapılmış, mezun öğrenciler bölüm bölüm yürüyüş halinde alkışlar eşliğinde Cumhuriyet Meydanına giriş yapmıştı.
Simavlılar ilk kez ilçe merkezinde gördükleri, yaşadıkları bu muhteşem töreni beğenmiş ve gelecek yıllarda da tekrarlanmasını ümit etmişti.
Ama olmadı!
Yine Muradınlar Mahallesindeki Dr. İbrahim Naci Eren Yerleşkesinde bulunan her iki üniversite birimlerinin fakülte ve yüksek okulları farklı tarihlerde farklı adreslerde mezuniyet töreni yapmaları, Simav’ın üniversite birimlerinin bana göre kendi içinde parçalanmış olduklarının bir göstergesidir.
***
Sözün özü; önce bir törende az ve öz kim konuşursa konuşsun dinleyerek anlamaya çalışacağız. İkinci beklentim ise artık üniversite birimleri içindeki parçalanmaya bir son verilmesi için gerekirse Simav’ın atanmış ve seçilmişleri olarak yumruğu masaya vurmalıyız.

Etiketler :

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

KORONA GÜNLERİMİZ 303

”Gelen gün, giden günü aratıyor” Koronavirüs salgınıyla ilgili bugüne kadar pandemiyi çeşitli boyutlarıyla ele aldım.Ama bugüne kadar

KORONA GÜNLERİMİZ 302

”Hatırlatma Dozu” Koronavirüse karşı yurt genelinde aşı çalışmaları aşı karşıtlarına rağmen devam ederken, 1 ve 2.doz aşılarını

KORONA GÜNLERİMİZ 301

”Nereden nereye..” Türkiye’nin koronavirüsle mücadelesi artık ülkemizin toplumsal mücadelesi oldu.Hangi şehre gitseniz o şehrin öncelikli