DÜRÜST OLMAK

Ana Sayfa » Köşe Yazarları » DÜRÜST OLMAK
Paylaş
Tarih : 18 Şubat 2017 - 12:41

Geçtiğimiz Cumartesi günkü sayımızda gazetemizin gönüllü köşe yazarlarından Serdar Sevgi, kaleme aldığı “Dürüstlük Kantini” adlı makalesi beni çok etkiledi.
Bir baba olarak “Yalan söylemeyeceksin!” uyarılarının yanında esas olanın “Dürüstlük” olduğu bende daha fazla önem kazandı.
57 yaşına merdiven dayamış 2 çocuk babası olarak her insanın toplum içinde önce kendine, sonra ailesine daha sonra da yaşadığı çevredeki herkese, ülkesine, bayrağına, inandığı tüm değerlere karşı dürüst olması gerektiği ne kadar önemli ve öncelikliymiş meğer.
***
Dürüstlük Kantini’ni okumayanlara hatırlatmak gerekirse;
“Eşkişehir’in Mihalgazi ilçesinde bir ortaokulun birbirinden değerli öğretmenleri bir proje geliştiriyorlar adı “Dürüstlük Kantini”. Haftanın 2 günü okul kantininde hiçbir görevli olmadan çocuklar istediklerini alacaklar, bunun karşılığı olarak da paralarını kendileri kasaya koyup para üstleri varsa alıp gidecekler. Ne olmuş biliyor musunuz? Kantinin para kasası fazla vermiş”.
***
Evet; yaşadığımız günleri, ülkemizin içerde ve dışarıda yaşadıklarını, biraz öteye gider ve toplumsal olarak düşünürsek yaşayabileceklerimiz insanı karamsarlığa itiyor.
Ama bu Simav, bu Kütahya, bu Türkiye hepimizin.
Bir başka deyişle; başka Simav, başka Kütahya, başka Türkiye yok!
Yaşadığımız zorluklar bizim yaşadığımız dönemde olduysa, çocuklarımıza, torunlarımıza bu zorlukları devir mi edeceğiz?
Çektiğimiz sıkıntı ve çileleri ‘onlar da çeksin’ mi diyeceğiz?
Asla!
Önce biz dürüst olacağız, sonra çocuklarımızı dürüst davranış ve yaşantıya alıştıracağız.
Evlerimizin, sokaklarımızın, çarşılarımızın hatta yaşadığımız şehrin adeta “Dürüstlük Kantini” olduğunu anlatacağız.
***
Mümkün mü?
Daha ilkokul birinci sınıftan test sınavlarıyla eğitim maratonuna hazırladığımız çocuklarımızın, A, B,C,D,E ya da F harflerinin isimlerinin içinde olan harfler değil de sınavlardaki soruların cevap şıkları olduğunu,
Sınavda işaretlenen her harfin bir bakıma geleceğiyle doğrudan ilişkili hatta ‘kaderi’ olduğuna inandırdığımız, kabullendiğimiz şu eğitim sisteminde bana kalırsa en önemli eksiklik ”Dürüstlük Kantini”.
***
Eğitim çağındaki çocuklarımızı adeta yarış atına çevirerek, etüt, ders, kurs, özel derslerle kişilikten uzak, sadece başarıya odaklı bir fert haline getirmenin ne denli doğru olduğunu söyleyebiliriz?
Elimizdeki yarış atının birisini kızımız olarak düşündüğümüzü var sayarsak, derslerden başını kaldırıp da ütü yapmaktan, yemek pişirmekten, ev temizliği yapmaktan, ikili ilişkiler kurmaktan uzak kalan kızımız yarın evlendiğinde ne yapacak?
Ya da aynı şekilde oğlumuz, derslerden başını kaldırarak gelecekle ilgili programlarını nasıl kuracak, ne öğrendi ki bir baba olduğunda çocuğuna neler öğretebilecek, anlatabilecek?
***
Evet, A, B,C,D,E ya da F harflerine ihtiyaç olduğu kadar beşeri ilişkilere, sosyal hayatın gereklerine ayak uydurmak zorundayız.
Yoksa, ismi de kendisi de lazım değil, bir okulumuzun tuvalet deliğini hainlik yaparcasına kağıtlarla tıkayan bir öğrenciden bu ülkemize ve milletimize yarar beklemek saflık olur.
Dolayısıyla “Dürüstlük Kantinleri”ne, bu kantinlerden yararlanacak dürüst nesillere ihtiyaç var.
Bizlere düşen de her türlü olumsuzluklara rağmen kantinleri de müşterilerini de çoğaltmak değil mi?

Etiketler :

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

KORONA GÜNLERİMİZ 332

”Maske-Mesafe-Temizlik ve Aşı” Pandeminin yaşandığı bir ülkede en önemli isim nereye gidersen git sağlık hizmetlerinin başında olan kişidir.

KORONA GÜNLERİMİZ 331

”DÜNYANIN SON GÜNÜ” “Kıssadan hisse” diye bir deyim vardır. Anlamı da kısaca; anlatılan bir hikâyeden, olaydan ders almaktır.Sizlere;

KORONA GÜNLERİMİZ 330

”Kabullenmek imkansız” Türkiye’nin koronavirüsle mücadele yolculuğu tüm hızıyla devam ederken bu konuda sanırım aşı olanlarda da