DUYARLILIKLARIMIZ

Ana Sayfa » Köşe Yazarları » DUYARLILIKLARIMIZ
Paylaş
Tarih : 04 Mart 2017 - 9:34

Birlikte yaşadığımız şu Simav’da zaman zaman; vurdumduymaz olduğumuzu, suskunluğumuzu, aman bana necilik yaptığımızı, toplumsal konularda kayıtsız kaldığımızı hatta ilçenin meselelerini dillendirmek bir tarafa ikili eleştirilerle bir gün sonrasına yol aldığımızı söyler, yazarım.
Ve ben de; nasıl ki bir aile bir ülkenin çekirdek yapısını oluşturuyor, aileler bir araya gelince toplum, toplumlar bir araya gelince ulus, ülke oluyorsak, memleket meselelerinde biraz olsun başımızı değil de kulaklarımızı, gözlerimizi içine soktuğumuz kumdan çıkarmalıyız düşüncesiyle baş başa kalırım.
Bugün toplumsal açıdan yaşadıklarımız kişi için önemli olmayabilir ama yarın için onun çocukları, torunları açısından sorun olabilir.
Dolayısıyla bugünü yarınlar için yaşamalı, düşünmeli, karar vermeli ve asla pişman olmamalıyız.
Ne demiş atalarımız; “Son pişmanlık fayda vermez”.
***
Duyarlılık konusuna ülkemizdeki güncel konunun dışına çıkacak olursak Simav’da son bir hafta içinde gözlemlediğim önemli iki duyarlılığı dile getirmek istiyorum..
Birisi Türk Kızılayı’nın düzenli ve istikrarlı bir şekilde sürdürdüğü kan bağış toplama çalışmaları,
Diğeri İstiklâl Marşımız.
***
Sağlıklı bir kişinin yapılan tetkik ve muayenelerinden sonra isteğe bağlı olarak 3-4 ayda bir kez bir ünite kan bağışında bulunması, hem kişinin sağlığı açısından hem de ülkemizin kan ihtiyacının giderilmesi yönünden çok önemli.
Bu konuda önemli bir görevi üstlenen Türk Kızılayı Kütahya Kan Bağış Merkezi, yukarıda belirttiğim süreci de göz önünde tutarak Simav’a kan bağışı kabullerine düzenli bir şekilde geliyorlar.
Bazen büyük kasabalarımızda, iş yerlerimizde ve üniversitemizde gördüğümüz kan bağış araçlarını çoğu zaman onlar ısrarla “Eski Hükümet Meydanı” olarak adres gösterseler de onlar Simav’ın tek meydanı olan “Cumhuriyet Meydanında” konuşlanarak bazen 1, bazen 2 ve bazen de 3 gün bağış kabulü gerçekleştiriyorlar.
Kan bağışında görev alan doktorundan diğer sağlık ve yardımcı hizmet personellerine kadar her birinin güler yüz ve sabırla hareket ettiğini, çaba gösterdiğini öncelikle söylemeliyim.
19 Mayıs 2011 tarihinde yaşadığımız depremin hemen sabahında depremzedelere sunulan sıcak çorbaları uzatan ellerin Türk Kızılayı elleri olması ilçemizde gerçekleştirilen kan bağışlarının her geçen gün daha da yoğunlaştığını, insanlarımızın bu konuda daha duyarlı olmayı sürdürdüğünü göstermektedir.
Ortalama aylık bir kez gelen ve her gelişinde 3-4 aylık süreyi tamamlayanlardan bağış kabul eden,
Bağış öncesi hem sağlık kontrolü hem de kanla ilgili tetkikleri yaparak kafalardaki sorulara da cevap veren Türk Kızılayı, bağışlanan kanın kullanıldığını da donörüne yani bağışlayanın cep telefonuna “Bağışladığınız kanla 3 kişi hayat bulmuştur” şeklinde mesajlar göndermesi, bu işin bence en anlamlı, duygusal ve insani yanı.
***
Gelelim ikinci konumuz olan İstiklal Marşımıza.
Hepimizin de bildiği gibi her yılın 12 Mart günü “12 Mart İstiklal Marşının Kabulü ve onun yazarı milli şair Mehmet Akif Ersoy’u anma günüdür.”
12 Mart 1921 tarihi de İstiklal Marşımızın TBMM tarafından milli marş olarak kabul edildiği gündür.
İşte bu güne, Milli Marşımıza ve onun vatan şairine ahde vefanın olacağı 12 Mart 2017 törenleri öncesinde Milli Eğitim Bakanlığı’nın talimatları doğrultusunda yurt genelinde her ilin ve her ilçenin Milli Eğitim Müdürlüklerine bağlı okullarında “İstiklal Marşını Güzel Okuma” yarışmaları düzenlendi.
Simav’da da toplam 58 okulun katıldığı yarışmada çoğunluğu kız olan öğrencilerin İstiklal Marşımızı yürekten okuması, milli marşımızın geleceğe taşınması adına önemli buluyorum.
Gazeteci olarak birçok törenlere katılıyor, marşın okunması sırasında fotoğraflar da çektiğimden o sırada ister istemez kimlerin marşımızı okuyup okumadıklarını zaman zaman görmüş oluyorum.
Halk Eğitimi Merkezindeki İbrahim Eren İmam Hatip Ortaokulu’nun ev sahipliğinde gerçekleşen yarışmadan çıkardığım bir başka mana da gelecek neslimizin İstiklal Marşımıza duyarlı olacağıdır.
Keşke herkes, hatta yarışan çocuklarımızın anne ve babaları orada olabilseydi.
Anasınıf öğrencisinden lise son sınıf öğrencisine kadar marşımızı güzel okuma adına öğrencilerin verdiği mücadeleyi, sergiledikleri performansları bir görebilseydiniz.
Keşke!

Etiketler :

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

KORONA GÜNLERİMİZ 333

”Çay ve Simit Kardeşliği” Okuduğunuz köşe yazısının adı ‘Korona Günlerimiz’ ise bu köşede çay ve simidin ne işi var diyebilirsiniz. Haklısınız. Ama

KORONA GÜNLERİMİZ 332

”Maske-Mesafe-Temizlik ve Aşı” Pandeminin yaşandığı bir ülkede en önemli isim nereye gidersen git sağlık hizmetlerinin başında olan kişidir.

KORONA GÜNLERİMİZ 331

”DÜNYANIN SON GÜNÜ” “Kıssadan hisse” diye bir deyim vardır. Anlamı da kısaca; anlatılan bir hikâyeden, olaydan ders almaktır.Sizlere;