KORONA GÜNLERİMİZ 145

Ana Sayfa » Köşe Yazarları » KORONA GÜNLERİMİZ 145
Paylaş
Tarih : 02 Aralık 2020 - 12:34

“KIZ KULESİ”

Dünyanın diğer ülkeleri gibi Türkiye’nin de adeta Koronavirüsle savaş verdiği şu günlerde tarihi efsanelerde yer alan, günümüzde ise “Kız Kulesi” olarak adlandırılan İstanbul Üsküdar açıklarındaki kulenin ‘Koronavirüsle ne alakası var?’ gibi bir düşünceye sahip olduğunuzu düşünür oldum.
Elbette Koronavirüsle Kız Kulesinin bir ilişkisi yok.
Ama benim için var.
Kız Kulesi için konuşulan birçok efsaneden birisi var ki, Koronavirüsle mücadelemizde, koronavirüsten korunmamızda farklı bir önemi var.
Ama bu önemi belirtmeden önce efsaneyi hatırlatmakta yarar var.
***
İstanbul’un en güzel ilçelerinden Anadolu yakasındaki Üsküdar’ın incisi Kız Kulesi, tarihin izlerini taşıyan eserlerdendir. İstanbul’a gelenlerin mutlaka karşılaştığı, İstanbul Boğazını süsleyen bu tarihi güzellik, efsaneleriyle de etkileyicidir.
Peki, Kız Kulesi’nin efsanesi ve tarihçesi nedir?
“Efsaneye göre, bir falcı şehrin kralının çok sevdiği kızına bir yılanın sokmasıyla öleceği yolundaki kehanette bulunur. Kızını çok seven Kral bu durum-dan dolayı çok üzülür ve kızını korumak amacıyla Salacak açıklarında kayalıklar üzerine bir kule inşa ettirerek kızını bu Bizans döneminden bugünlere kalan kuleye yerleştirir. Amacı yılanın hiçbir şekilde ona ulaşmamasını sağlamaktır.
Günlerden bir gün şehirden kuleye gelen bir meyve sepetinin içerisinden çıkan yılan kehanette de açıkça belirtildiği gibi kralın kızını sokar ve ölümüne neden olur”.
***
Şimdi gelelim Kız Kulesi ile Koronavirüs mikrobunun çakışmasına.
Efsanenin geçtiği yıllarda denizin ortasına yapılan taş kulede yaşam devam ederken, kimsenin, hiçbir canlının kuleye ulaşamayacağının düşünülmesi o zamana göre muhteşem bir fikir.
Ama günümüze göre değil.
Mantığı bu açıdan kurarsak bugün ‘bana bir şey olmaz, korunuyorum, dikkat ediyorum’ sözleri Kız Kulesini kızı için yaptırarak onu ölümden korumak isteyen kralın düşüncesi kadar yalın ama dış etkilerin o zamandan günümüze daha da etkili ve acımasız olduğu da acı bir gerçektir.
İster dağlara, ister yaylalara, isterse kapıları kapatılmış bir yerde olalım, maske, hijyen ve bu yalnızlığa rağmen maskemiz olmazsa biliniz ki bu mikrop bir şekilde sizi bulabilir, belki de en sevdiğinizle size ulaşabilir.
Aman dikkat.
Çünkü herkese yetecek denizin içindeki Kız Kuleleri bu dünyada zaten yok.
***
Mart 2020’den bu yana dünya ülkelerinin verdiği Koronavirüs mücadelesinde her gün ülkelerin açıkladığı günlük vaka ve ölüm sayıları gittikçe artarken, ülkeler de yeni yeni sertleştirilmiş tedbirleri almayı sürdürüyor.
Hafta sonları için başlatılan kısıtlama kararlarının bugün, yarın etkileri yavaş yavaş ortaya çıkacak.
Ama vaka ve can kayıplarının artış gösterdiği, Koronavirüs kararlarının sürekli ihlal edildiği Bursa’da yeni mezar alanları oluşturulup mezar kazma işlemlerinin sürdürülmesi Ulasal basında yer aldı.
Sağlık Bakanı Sayın Fahrettin Koca’nın da son haftalarda artan vaka sayıları açısından dikkat çekerek son 3 aydır Bursa’nın İstanbul’dan sonra vaka artışı olan yer adlandırması yapması Bursa’daki pandemi hastanelerinde 4 yataktan 3’ünün dolu olduğunu da ortaya koydu.
Bursa Büyükşehir Belediyesi de koronavirüse bağlı artan ölüm sayılarını dikkate alarak Bursa Hamitler Kent Mezarlığında yeni mezarların kazma işlemine hız verdi.
***
Simav’ın da Bursa’dan, İstanbul’dan nüfusa oranla farkı yok.
Simav Belediye hoparlöründen günde 3-4 cenaze anonsunun yapılması,
Simav Kaymakamı Türker Çağatay Halim’in Koronavirüsle Mücadele Günleri’mizin yaklaşık 260.gününde ilk kez Simav’ın sivil toplum kuruluşlarıyla bir şekilde basın mensuplarına da 260 günlük değerlendirmede bulunup günümüzdeki Simav merkez köy ve beldeleriyle ilgili koronavirüs bilgilendirmesi yapması, insanlarımızın ne kader endişeli, şüpheci ve bilgiye aç olduğu konusunda haklı olduğunu ortaya koydu.
Gazeteci olarak ben bile Simav’ın yanı başındaki Beyceköy’ün koronavirüs vakaları açısından önde olduğunu öğrendiğimde şaşkına döndüm.
Günlük vaka sayısının ve ölüm oranlarının yüksekliği sanırım halkımıza bir ibret, bir ders olması açısından dikkat çeker.
Artık herkes şapkasını önüne koyup düşünmelidir.
Çünkü şapka düşmüş, kel görünmüştür.
Unutmayalım ki günümüzde sepetle kuleye yılan taşınmaz ama herkesi kişisel olarak izole edecek deniz içindeki kuleleri bulmak çok daha imkânsızdır.
Bunun için öldürücü düşman Koronavirüsle kitlesel mücadelede bulunmalıyız.
***
Ayrıca, benim önerim de en az 15 gün tam kısıtlamadır.

Etiketler :

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

KORONA GÜNLERİMİZ 303

”Gelen gün, giden günü aratıyor” Koronavirüs salgınıyla ilgili bugüne kadar pandemiyi çeşitli boyutlarıyla ele aldım.Ama bugüne kadar

KORONA GÜNLERİMİZ 302

”Hatırlatma Dozu” Koronavirüse karşı yurt genelinde aşı çalışmaları aşı karşıtlarına rağmen devam ederken, 1 ve 2.doz aşılarını

KORONA GÜNLERİMİZ 301

”Nereden nereye..” Türkiye’nin koronavirüsle mücadelesi artık ülkemizin toplumsal mücadelesi oldu.Hangi şehre gitseniz o şehrin öncelikli