KORONA GÜNLERİMİZ 150

Ana Sayfa » Köşe Yazarları » KORONA GÜNLERİMİZ 150
Paylaş
Tarih : 22 Aralık 2020 - 11:52

Önceden de belirttiğim gibi Türkiye’nin gündemi kadar değişken bir gündem dünyanın başka bir ülkesinde yoktur sanırım.
Neden mi?
Sanki bu ülkenin gündemini başkaları yönetiyor, değiştiriyor gibi.
Örneğin 30 Ekim 2020 tarihinde meydana gelen İzmir’in yaşadığı en büyük depremde onlarca insanımız birkaç apartmanda hayatını kaybetmiş, ağır hasar gören binalardaki insanlarımız evsiz yurtsuz kalmıştı.
Şu soğuk kış aylarında belki diyeceksiniz ki ‘havalar eskisi gibi soğuk da değil’.
Ama unutmayınız ki uzadıkça uzayan kış geceleri soğuk oluyor soğuk.
Yine hatırlarsanız “Sizi en iyi biz anlarız” diyerek yardım kampanyaları başlatmış, sokaklarda kış akşamları ısınmak için İzmirli depremzedelere yakacak odunlar göndermiştik.
Şimdi ise İzmir Depremini anan, hatırlayan; yazan yok.
Herkesin derdi Koronavirüs ve geçim derdi oldu gitti.
Ama unutulmamalıdır ki, birkaç gün önce İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi’nin (DAUM) Müdürü ve Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Sözbilir olası deprem konusunda yeni bir açıklamada bulunarak, jeodezik deprem tekrarlama aralıklarının bilimsel araştırmalarla ortaya çıkarıldığını belirtip yıkıcı özelliğe sahip 6 ve üzeri büyüklüğündeki bir depremin bölgede 20 yıl içinde olma olasılığının bulunduğunu ve buna hazırlıklı olmak gerektiğine vurgu yaparak kentsel dönüşüm hatırlatmasını tekrarladı.
Ama yinede deprem kuşağındaki ülkemizin öncelikli gündemi değil, sıcak gündemin üçüncü sırasındaki yerini korudu.
***
Amerika Türkiye ile ilgili yaptırımları açıklamasına açıkladı.
Bunun bana göre açık ve net ifadesi; bağımsız bir ülkenin bağımsız bir diğer ülkenin iç meselelerine karışmasıdır.
Bir ülkenin özgürlüğünün kendi başına karar verme ve uygulama olduğu bilinirken kendini dünya jandarması olarak gören ABD’nin bu yeni kararını esefle karşılıyor, devletimizin yanında olduğumu belirtiyorum.
Ülke olarak yapacağımız girişimler, alacağımız tedbirler ve tepkiler elbette olacaktır. Ama ülkemiz insanlarının bugün için önceliği koronavirüs mücadelesi ve geçim derdidir.
Bazı görsel ve yazılı basın organları her ne kadar belli bir odağın borazanı olsa da ana haberlerinde örneğin Star Haber ülke ekonomisinden değil de her gün artan cinayetlerden, koronavirüs kurallarına ihlallerden haber üstüne haber yayınlasa da aşı, koronavirüse bağlı ölümler, sağlıkçıların feryadı, ölümleri kanıksama odaklı haberler de FOX TV gibi kanallardan yayınlanıyor.
Ama ne yazık bu iki farklı kanalı ve benzerlerini önceki gün de belirttiğim gibi farklı kitleler izliyor, dinliyor.
Kısacası Türk halkının birlikte yaşadığı ortak bir gündemde buluştuğu söylenemez.
***
AŞI SAVAŞLARI!
82 MİLYONLUK Türkiye’nin neredeyse her 3 kişiden birisi için Koronavirüs aşısı temini yoluna gidilirken diğer dünya devletlerinin ülke nüfuslarının 2, 3 hatta 4 katı aşı bağlantısında olmasını anlamak mümkün değil.
Bu ülkeler aşıyı karaborsaya mı düşürmek istiyorlar yoksa Koronavirüs mücadelesi birkaç yıl uzayacak mı da bunun için tedbir alıyorlar bilemedim gitti.
Bir de aşı markaları üzerine yapılan spekülasyonlar, aşıların olumsuz yönlerinin ortaya atılması, bazılarının küçümsenmesi, hele hele milyonlarca siparişi verilen bazı aşılar hakkında karalamalar bana çok yakışıksız geliyor.
Aşıların yan tesirleri ya da olumsuzlukları konusunda masaya yumruğunu vurup son sözü söyleyecek ise Dünya Sağlık Örgütü değil midir?
Ne yazık ki bu konuda da DSÖ suskunluğunu sürdürüyor.
***
Aralık ayının başlamasıyla birlikte Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu Üyelerinin tavsiyesiyle hemen hemen 3 haftayı geride bırakarak, kısıtlama günlerimizin, kısıtlamalı hafta sonlarımızın son dönemecine girdik. 65 yaş üstü, 20 yaş altı, işsizler, çalışanlar, kısmi çalışanlar, karantina süresi, bulaşlıların karantina uygulaması ve daha birçok kafa karıştıran terimleriyle Yılbaşı gecesine yaklaşıyoruz.
Takvimin getirdiği küçük avantajı değerlendirerek Perşembe akşamından Pazartesi sabahı saat 05.00’e kadar tam kapanma kararı alan Cumhurbaşkanlığı Kabinesinin bu uygulaması bakalım iyi sonuçlar verecek mi?
Çünkü hafta içi ve hafta sonu kısıtlama uygulamalarında her gün yeni bir can kaybı rekorunun kırıldığı. Günlük vaka sayılarının 30 binlere ulaştığı ülkemizde, 4 günlük tam kapanma bana göre hastanelerin ve beyaz meleklerimizin biraz olsun yükünü hafifletmekten başka bir şey değildir.
***
Keşke millet olarak duyarlı ve kararlı bir şekilde tüm kurallara uysak da şu zor günleri atlatsak, çoluğumuzla, çocuğumuzla, sevdiklerimizle geleceğin kapısını aralasak. Keşke!

Etiketler :

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

KORONA GÜNLERİMİZ 304

”Endişe, kapının önünde” Yine bu köşede 13 Nisan gününün koronavirüs verilerini paylaşırken ‘gelen gün giden günü aratıyor’

KORONA GÜNLERİMİZ 303

”Gelen gün, giden günü aratıyor” Koronavirüs salgınıyla ilgili bugüne kadar pandemiyi çeşitli boyutlarıyla ele aldım.Ama bugüne kadar

KORONA GÜNLERİMİZ 302

”Hatırlatma Dozu” Koronavirüse karşı yurt genelinde aşı çalışmaları aşı karşıtlarına rağmen devam ederken, 1 ve 2.doz aşılarını