KORONA GÜNLERİMİZ 151

Ana Sayfa » Köşe Yazarları » KORONA GÜNLERİMİZ 151
Paylaş
Tarih : 23 Aralık 2020 - 12:05

Yıllar önceydi..
Türkiye’de ilk kez özel sürücü kursları açılmış, ülkenin her yerinde sürücü sertifikaları bu kursların yetiştirdiği şoför adaylarına girdikleri sınavları başarıyla geçtiklerinde verimliye başlamıştı.
İşte o zamanlarda Simav’da bir gözü görmeyen ve güneş gözlüklü birisine ehliyet verilmesi Türkiye’nin gündeminde bomba etkisi yapmış ve Simav “Köre Ehliyet” haberiyle adını duyurmuştu.
Yine o zamanlar Hisarbey Köyü ile Kusumlar Köyü arasına 2 baraka yapılarak iki köyün birleşip ‘Hisarbey’ adında belde kurulumu gerçekleşince Simav yine Türkiye’nin gündemindeki yerini almıştı.
Tabiî ki bu iki haberi ülke gündemine taşımak için Arena Programının İzmir Temsilcisi Cemalettin Özdoğan ile birlikte Simav’a gelen ünlü araştırmacı gazeteci Uğur Dündar o yapımcılığını, sunuculuğunu yaptığı Arena programıyla bugünkü yazıları gibi ses getirmeyi sürdürüyordu.
***
Yazılarını, haberlerini severek takip ettiğim Uğur Dündar’ın Simav ile ilgili haberleri sadece bunlar değildi ama bazı intihar olaylarında da Arena programı Simav’ı ekranlara taşıdı.
O dönemden günümüze fırsat buldukça yazılarını takip ettiğim 77 yaşındaki bu etkili ve korkusuz gazeteci, köşe yazarı Uğur Dündar’ı bugünlerde internetteki https://www.gunlukkoseyazilari.com/e/ugur-dundar-bugunku-yazisi adresinden takip etmeyi sürdürüyorum.
Okuduğum son yazılarından birisi ilgimi çekti.
O da Koronavirüs günlerimize ve bir türlü sorunlarıyla bitmek bilmeyen 2020 yılının kara yazgısını ele almış.
Bilirsiniz usta söze başlarsa, usta sazı ele alırsa söz de biter saz da.
Sayın Dündar’ın “Hepimiz Hastayız, hepimiz yastayız bu kış” başlıklı yazısını söz konusu adresten paylaşmak istiyorum.
Çünkü aynı düşünceler aynı fikirler zaman zaman insanları aynı yolculukta, hedefte buluşturabiliyor.
***
UĞUR DÜNDAR; “HEPİMİZ HASTAYIZ, HEPİMİZ YASTAYIZ BU KIŞ”
Ah şu 2020 sonbaharı ve kışı…
İnsanlık hiç 2020 yılı sonbaharı ve kışı kadar yalnız ve çaresiz hissetmemişti kendini…
Ölüm hiç bu kadar yanımıza sokulmamış, gölgemiz gibi bizi izlememiş, çevremizde kol gezmemişti…
Bildiğim hiçbir yılı, 2020 sonbahar ve kışı kadar ölümle iç içe yaşamadı ve yalnızlığa mahkûm olmadı insanoğlu…
2020 sonbaharından itibaren insanlık, sessizce göçtü bu dünyadan…
Ama salgın nedeniyle, ama salgının ikincil etkileriyle, sağlık hizmetini alamadığı veya yeterince ulaşamadığı için, binlerce insan evlerinde yalnız, bazen bir iki akrabasının kollarında yitip gitti…
Kimi makinede öldüğünü bile hissetmeden, kimi nefes alamamanın anlatılamaz ıstırabıyla, ailesine son bir kez sarılamadan, belki yoğun bakımda cam arkasında belli belirsiz bir el bile sallayamadan, vedalaşamadan, sevdikleriyle konuşamadan son bir umutla ‘kurtarabilir miyiz’ diye çırpınan hemşirelere çaresizliğin resmi gibi bakarak, gözyaşlarını dökerek öldüler…
Salgında yapa yalnız ölenler, sessiz sedasız toprağa verilirken de yalnızlardı!
Karantinadaki yakınları gelemediler son uğurlamaya…
Sevenleri virüs korkusuyla koşamadılar son vazifeye…
Başucunda ne bir dua, ne de veda!..
Her şey ancak öyle anlatılabildi, dualar ancak öyle gönderilebildi uzaklarda dökülen gözyaşlarıyla…
Astronot gibi giyinmiş 4 belediye çalışanı ve birkaç mezar işçisi, 15-20 gün öncesine kadar şarkılar söyleyen, güzel yarınlar düşleyen, hayat ve umut dolu talihsiz bedenleri sessizce indirdiler son güzergâha…
Çoğu bırakın ismen anılmayı, sayı olarak bile giremediler her akşam yayınlanan Türkuaz tabloya!..
Hiçbir yıl, böylesine acı verici bir çaresizliği yaşatmadı insanlığa…
Hiçbir yıl, 2020’nin sonbaharı ve kışı kadar yapayalnız ölmedi insanlar…
Hiçbir yıl bu denli eli kolu bağlı kalmadı ve korkuya kapılmadı aileler…
Minicik, gözle görülmeyen bir virüs koparıp götürdü kocaman büyüklerimizi, dostlarımızı, sevdiklerimizi, arkadaşlarımızı ya da hiç gitmediğimiz kentlerin, hiç uğramadığımız sokaklarının, kapısını hiç çalmadığımız evlerinde yaşayan hiç tanımadığımız insanları…
Şimdilik ayaktayız çok şükür.
Ama hepimiz hastayız, hepimiz tarifsiz acılardayız, hepimiz yastayız bu kış…
UĞUR DÜNDAR

Etiketler :

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

KORONA GÜNLERİMİZ 304

”Endişe, kapının önünde” Yine bu köşede 13 Nisan gününün koronavirüs verilerini paylaşırken ‘gelen gün giden günü aratıyor’

KORONA GÜNLERİMİZ 303

”Gelen gün, giden günü aratıyor” Koronavirüs salgınıyla ilgili bugüne kadar pandemiyi çeşitli boyutlarıyla ele aldım.Ama bugüne kadar

KORONA GÜNLERİMİZ 302

”Hatırlatma Dozu” Koronavirüse karşı yurt genelinde aşı çalışmaları aşı karşıtlarına rağmen devam ederken, 1 ve 2.doz aşılarını