KORONA GÜNLERİMİZ 156

Ana Sayfa » Köşe Yazarları » KORONA GÜNLERİMİZ 156
Paylaş
Tarih : 30 Aralık 2020 - 11:47

AŞI MESELESİ

Aşılanmak ayrı, aşılama ayrı.
Türkiye’nin gündeminde zirve yapan elbette koronavirüs salgınına karşı korunma amaçlı tıbbi olarak aşılanmaktan ayrı bir de insanlarımızın özellikle bahar başlangıcında ağaçlara su yürümeye başlamasıyla birlikte kalem ve yarma aşıları yapılır. Buna da ‘aşılama’ denilir.
Bunu açıkça belirtmek isteyişimin nedeni de insanlarımızın her 2 “Aşı”yı birbirine karıştırmamaları içindir.
Belki diyorsunuzdur ‘ukalalık’ yapma diye. Ama inanın ve bilin ki, koronavirüs günlerinde lafları ve anlatılanları anlayamayan, ters anlayan insanlar her geçen gün artarken bu ülkede benzerliği iddiasıyla vurulup hayattan bile göçenler var.
***
80 milyonluk Türkiye’mizde ana hedef ise herkesin koronavirüse karşı aşılanması.
Yetkililerin anlattığına göre ilk aşının yapılmasının ardından yaklaşık 20 gün sonra ikinci aşının vurularak işlemin tamamlanacağına göre ülkemize küçük çocukları (Yeni doğmuş, ve 3 yaşına kadar olanlar)işlem dışı bırakırsak en az 150 milyon aşı gerekiyor.
İmzalanan protokolle Çin’den temin edilen aşının ilk etabı ve sonrasında gelecek aşılar konusunda tam olarak net bir açıklama henüz kamuoyuna tam olarak duyurulmazken Türk halkının tamamının aşılanması konusunda ise son enjektenin hangi tarihte yapılacağı ise tamamen cevapsız bir soru.
30 yıldır Almanya’da bulunan Türk doktorlar Uğur Şahin ve Özlem Türeci’nin BioNTech şirketinde mRNA teknolojisini kullanarak koronavirüse karşı bulduğu aşıdan da elbette ülkemiz yararlanacak.
Burada son haftalarda her gün 200 dolayında vatandaşımızın küresel salgında can verdiğine dikkat çekersek önemli olan; zaman ve küresel salgınla mücadelemizi bu kez aşılanmış bir Türkiye olarak sürdürebilmek, can kayıplarını en aza indirmektir.
***
Kasımda başlayıp son olarak Yeni Yıl tatilinin hafta sonuyla birleştirilip 3 gündüz 4 gece sürecek 80 saatlik sokağa çıkma yasağı ya da yeni adıyla ‘tam kapanma’ olarak açıklanan sürecin sonunda sanırım salgınla ilgili insanlık lehine ilk olumlu raporları en erken 10 Ocak tarihlerinde alabileceğiz.
Sağlık Bakanımız Sayın Fahrettin Koca’nın günlük vaka sayılarının önemli ölçüde her geçen gün düştüğünün saptandığını söylemesi, buna paralel can kayıplarının da düşeceğini ifade etmesi, kısıtlanan günlerimizdeki vatandaşların kararlılığının da göstergesi olacaktır.
Elbette yasakları, kuralları delenler, kendi hayatı bir tarafa yakın çevresindekilerin hayatını da hiçe sayanlar bir tarafa herkes bilmelidir ki gelecek milletimizin kararlı duruşunun arkasındadır.
Bu konuda ülkemizi yönetenlere de önemli görevler düşmekte, bakanlarımızın küresel salgın sürecinde bakanlıkları ile ilgili uygulamaları, açıklamaları mücadelemizde başarımızı artıracak kararlılıkta olmalıdır.
Örneğin; eğitim dünyamız her ülkede olduğu gibi Türkiye için de olmazsa olmazların başlarındadır.
Gel gör ki, bakanlık öncesinde kabinenin aile fotoğrafında herkesi gülümseten Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, pandemide geçen sürede aldığı, alamadığı, geç aldığı kararlarıyla, sürekli değişiklik uygulamalarıyla eleştirilere hep hedef oldu.
Son olarak önümüzdeki hafta kendisine bağlı eğitim kurumlarında karne öncesi yapılacak genel sınavın karneye yansıtılacak notları içereceğine dikkat çekip ‘sınavlar yüz yüze olacak’ demesi, Türkiye’nin eğitim dünyasında yankı ve tepki buldu.
“Uzaktan eğitime yüz yüze sınav olmaz!” gerçeğinin haykırılması, Yüz Yüze Sınav konusunda milyonlarca öğrenciyi yakından ilgilendiren yeni bir öteleme kararı getirdi ve MEB’in programı bir kez daha yaz-boz tahtasına döndü.
***
Bugünün son konusu ile yazımı noktalayayım.
Küresel salgınla ülkemizde yeni bir yaşam şekli uygulanıp önlemler ve tedbirlerle hayata yön verilirken en büyük etkilenmeyi eğitim dünyamızın yaşadığı asla unutulmamalı. Okul öncesinden ilkokula, ortaokullardan liselere, meslek yüksek okullarından fakültelere varıncaya kadar uzaktan eğitimin her gün şekillendiği günümüzde yüzleri gülen tek sektör bilgisayar dünyası oldu.
Bilgisayar ve malzemelerini satan firmalar kadar bilgisayar kurulum, tamir ve servis görevini yerine getiren iş yerleri işlerinde adeta altın çağlarını yaşıyor, yaşamaya devam ediyor.
Pandeminin başlarında en az 2 bin TL ile 3 bin TL arasında fiyat biçilen bilgisayarların en az 4 bin TL’lere kadar yükseldiği, ikinci el bilgisayarların bile yok sattığı günümüzde bilgisayar sarf malzemelerinin ise fiyat açısından yanına varılacak gibi değil.
Durum böyle olunca aylardır uzaktan eğitim konusunda feryadı duyulmayan birden fazla okul çağındaki çocukları olan anne ve babaların haklılığı da bilgisayar fiyatlarındaki yükselişler nedeniyle çok daha iyi anlaşılıyor.
Allah sabır ve bol para, eğitim için ücretsiz internet bağlantısı versin.
Daha ne diyeyim.

Etiketler :

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

KORONA GÜNLERİMİZ 304

”Endişe, kapının önünde” Yine bu köşede 13 Nisan gününün koronavirüs verilerini paylaşırken ‘gelen gün giden günü aratıyor’

KORONA GÜNLERİMİZ 303

”Gelen gün, giden günü aratıyor” Koronavirüs salgınıyla ilgili bugüne kadar pandemiyi çeşitli boyutlarıyla ele aldım.Ama bugüne kadar

KORONA GÜNLERİMİZ 302

”Hatırlatma Dozu” Koronavirüse karşı yurt genelinde aşı çalışmaları aşı karşıtlarına rağmen devam ederken, 1 ve 2.doz aşılarını