KORONA GÜNLERİMİZ 181

Ana Sayfa » Köşe Yazarları » KORONA GÜNLERİMİZ 181
Paylaş
Tarih : 15 Şubat 2021 - 12:23

Bu sözü ne zaman duysanız biliniz ki orada elem, gözyaşı, çaresizlik ve acı vardır.
Evet; yine ateş düştüğü yeri yaktı, yine terör belası hortladı, yine hainler kan döktü.
Bu kez 13 şehidimiz var Türkiyem.
Hainler bu kez yurdumuzun değişik yerlerinde görev yaparken çeşitli zamanlarda kaçırarak esir tuttukları uzman çavuş, polis, astsubay er, erbaş gibi TSK mensubu asker ve polislerle bazı vatandaşlarımızı adeta infaz edercesine şehit etti.
Şehit olan 13 vatandaş için Türkiye yine yasta!
Allah, şu mübarek ayların başlangıcında bu cinayetleri yapan hainlerin kökünü kurutsun, şehitlerimize Allah rahmet, acılı ailelerine sabır versin. Türkiye’mizin başı sağ olsun.
***
Türk Silahlı Kuvvetlerimizin sınır ötesinde ülke ve bayrak bütünlüğümüzü korumak ve sürdürmek amaçlı düzenlediği bir operasyonda şehit edilen bu vatandaşlarımız ne ilk ne de son olacak.
Ama bir gerçek var ki, artık herkes elini vicdanına, şapkasını da önüne koyarak bir düşünmeli.
Artık ülkemiz insanlarının, anne ve babaların, eşlerin, kardeşlerin, nişanlıların gözleri yaşla dolmamalı.
Ülkemizde ve ülkemiz dışındaki tüm hainlerin başı ezilmeli ve bu vatanın kolay kolay kazanılmadığı bir kez daha herkese anlatılmalı.
“Şehitler Ölmez, Vatan Bölünmez” diyerek yüreklerimizin kor olduğu günler artık geride kalmalı,
Her şehit olayından sonra söylenen sözler artık son bulmalı, haykırışlarımız gerçeğe dönüşmeli.
Terörün her türlüsünde Türk Milleti olarak devletimizin, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ve İçişleri Bakanlığımızın yanında olunmalı.
Şehitlerimiz toprağa verilmesinin ardından suskunluğumuz artık geleneksel hale gelmemeli!
***
Gelelim başlıkta da belirtildiği gibi Koronavirüs Günlerimizin 183.makalesine
Sağlık Bakanı da karamsar, İçişleri Bakanlığımız da ,Milli Eğitim Bakanlığımız da.
Bir türlü istenen vaka seviyelerine düşüremedik şu koronavirüs salgınını..
Bir türlü can kayıplarına dur diyemedik.
Bir türlü millet olarak ölümcül tehlikenin kapının ardında herkesi beklediğini anlayamadık.
Bir türlü hastanelerin yoğun bakım servislerinde bir nefesin kazanılması için verilen karşılıklı mücadelenin değerini kavrayamadık.
Bir türlü kısıtlamalar nedeniyle esnaflarımızın, işsizlerimizin çaresizliklerine ortak olamadık.
Bir türlü okul öncesi eğitimden üniversite eğitimine varıncaya kadar ekonomik çarkın dişlilerini harekete geçiremediğimiz gibi uzaktan eğitimi de tam olarak beceremedik.
Bu çerçevede bir türlü uzaktan eğitim için tablet dağıtımını tamamlayamadık,
Bir türlü uzaktan eğitime adapte olamayan öğretmenlerimizden bilgisayarı eksik olanlara destek olamadık,
Bir türlü yöneticilerimizin, sağlıkçılarımızın, muhtarlarımızın, din görevlilerimizin uyarılarına, hayatını koronavirüs nedeniyle kaybedenlerin yakınlarının feryatlarına kulak veremedik.
Bir türlü şu maskeleri, sosyal mesafeleri ve temizliği adam gibi uygulayamadık.
Bir türlü, bir türlü, bir türlü!.
Nasıl ki terörde canlarımızı bir bir, 3’er, 5’er ,10’ar kaybediyorsak, küresel salgında yeni yeni günlük 100 can kayıplarının altına yeni düştük.
Ama ülke olarak endişemiz yine günlük vaka sayıları, yine devam eden can kayıplarıdır.
***
Türkiye’nin PKK terörüne şehitler verirken, koronavirüsten her gün onlarca eve ateş düşerken,
Yürekler, gönüller kapanmaz yaralarla dolarken bir sözüm de televizyon programlarına olacak.
Gündüz programları ayrı dert, akşam programları ayrı bir çile.
Özellikle gündüz programlarında ülke insanımızın sanki keyfi yerinde, mutfağı, dolabı tıka basa doluymuş gibi yemek yapma yarışmaları, yurt genelinden geleneksel yemek tanıtımı programlarında bu güne kadar binlerce defa tekrarlanan gözleme-bazlamalar, lokmalar, acılı acısız etli, sütlü, hamurlu yemekler..
İnanın yumurta kırmasını bilmeyenler bile aşçı olurken, insanlarımız da fotokopi misali bu programlardan bıktı.
Ya o Türklüğümüzün örf, adet, gelenek ve göreneklerine ters düşen, o onunla kaçmış, o onu sevmiş, o onu kuma yapmış, o onunla basılmış türünden tartışma programlarına ne demeli.
İnanın bana kalırsa bizleri oyalıyorlar, insanlarımızı televizyonların başına toplayıp koronavirüs ve terör gerçeklerini unutturuyorlar.
Unutturuyorlar yurdumun işsiz üniversitelilerini, unutturuyorlar evine ekmek götüremeyenleri.
Neredeyse vur patlasın, çal oynasın.
Ya o akşam kuşağındaki Arıza, Çukur, Ramo, Maraşlı gibi başından sonuna insan terörünün yaşandığı uzun metrajlı diziler..
Ondan sonra bakıyoruz gazetelerin üçüncü sayfa haberleriyle televizyonların sabah kuşağı haberlerine cinayet, hırsızlık, bıçaklama, yangın art arda devam etmekte.
Artık güzel ülkemin Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu bir “Dur” demeli.
Hayatını kaybeden yabancı ülke yöneticileri için, Türkiye gibi Müslüman bir ülkenin mallarını almayın diyerek mallarımıza ambargo koyan Suudi Arabistan’ın merhum kralı Abdullah bin Abdulaziz el-Suud’un vefatı sebebiyle 24 Ocak 2015’de milli yas ilan edildiyse bu ülke için canlarını kaybeden 13 insan ve öncekiler için de yas ilan edilmeli.

Etiketler :

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

KORONA GÜNLERİMİZ 332

”Maske-Mesafe-Temizlik ve Aşı” Pandeminin yaşandığı bir ülkede en önemli isim nereye gidersen git sağlık hizmetlerinin başında olan kişidir.

KORONA GÜNLERİMİZ 331

”DÜNYANIN SON GÜNÜ” “Kıssadan hisse” diye bir deyim vardır. Anlamı da kısaca; anlatılan bir hikâyeden, olaydan ders almaktır.Sizlere;

KORONA GÜNLERİMİZ 330

”Kabullenmek imkansız” Türkiye’nin koronavirüsle mücadele yolculuğu tüm hızıyla devam ederken bu konuda sanırım aşı olanlarda da