KORONA GÜNLERİMİZ 188

Ana Sayfa » Köşe Yazarları » KORONA GÜNLERİMİZ 188
Paylaş
Tarih : 25 Şubat 2021 - 11:48

Bugün biraz öz eleştiri, biraz empati, biraz da geçmişten-günümüze ilçemizin alışveriş alışkanlığını ele alacağım.
Kızmaca, darılmaca yok.
Bilindiği gibi son yıllarda ilçe ekonomisi önemli boyutta daraldıkça daraldı.
Herkes 2011 yılında birlikte yaşadığımız Simav Depreminden bu yana ilçe ekonomisinde daralma ve küçülme halinde olduğunu söyleyip duruyor ama bu işin 2011 öncesi de var.
Nüfusun gerçek manada küçülmesi; işsizlik ve istihdam merkezlerinin kapanması nedeniyle başladı.
Hatırlayın bir defa; 120 dolayında kereste fabrikası bu ilçede istihdamın lokomotifiydi.
Orta doğu ve Balkanların en büyük sunta fabrikası çeşitli nedenlerle şalterini indirmeden önce 300-400 dolayında personelle günde 3 vardiya çalışıyordu.
Hele hele bir eve ikinci gelir kapısı olan halıcılıkta ise çeşitli yerli ve yabancı firmalar adına kadınlarımız evlerde ek gelir için harıl harıl halı dokuyordu.
Zaman geçti, tahta halı tezgahları odun olurken kereste fabrikaları yüksek faizlerin getirdiği sıkıntılar ve plastik doğramının zirve yapmasıyla bir bir kapandı.
Sonuç ise köylerden kentlere göçü, Simav’dan gidenlerin yerine de belde ve köylerden gelen vatandaşlar yerleşti.
Bunun en açık ve net fotoğrafını Ramazan ve Kurban Bayramlarında görmek, yapılan cenaze anonslarından anlamak mümkündür.
Türkiye’nin sayısız illerine iş, aş ve eğitim için göç eden hemşerilerimizin farklı plakalı araçlarıyla bayramlarda ilçemize gelişleri onların özlem giderme değil artık tatil yapma amaçlı olup gidiverdi.
Durum böyle olunca şehrimizde belirli işleri birden fazla yapanlar artarken ekonomik anlamda güçlü olan bazı yerel esnaflar her şeye rağmen ayakta kaldı ya da durumunu korudu.
Tabi tüm bu olumsuzluklara tezat ise her zaman için son model ve onlara yakın araçların cadde ve sokaklarımızda park halinde olmasıdır.
***
“Her şeye rağmen” sözünü biraz açacak olursak yaklaşık son 20 yılda 3 harfli market zincirlerinin yavaş yavaş şehrimizi adeta esir aldığını göreceksiniz.
Bir esnaf odası yöneticisinin “3 harfli bir marketin açılışı en az 10 bakkal amcanın kapanışına neden oluyor” sözü gerçekten günümüzde açık açık görülür hale geldi.
Yıllar önce 3 harfli bir marketin Tevfik Fikret Caddesinde açılması, onu kendisinin ve diğer 3 harfli marketlerin ek şubeleriyle birlikte takip etmesi, bugün 3 harfli marketin bulunmadığı tek cadde olan Azerbaycan caddesinin de bu özelliğini yitirmesine neden oldu.
***
Yıllar önce okuduğunuz bu gazetede ilçede beyaz eşya, mobilya ve düğün alışverişleri için Demirci’ye, Balıkesir’e, Bursa-İnegöl’e hatta Uşak’a gidilmesi önemli bir tartışma konusu olarak yer almıştı.
Söz konusu ticaret alanında hizmet veren yerel esnaflarımız gazetemize görüşlerini belirtirken “Simav esnafının, Simav’ın kalkınması için alışverişinizi doğduğunuz Simav’da yapınız” şeklinde çağrıda bulunuluyordu.
Ama olmadı. Bugünde yaşanan “Yabancı“ hayranlığı ile bu kez küçük esnaflarımız, bakkallarımız bir bir kepenk kapatmaya, iş değişikliği yapmaya hız verdi.
***
Bir düşünün 3 harfli marketlerin şubelerinde haftada en az 1-2 kez kampanyalar düzenleniyor.
Sözüm ona ucuz olduğu iddia edilen ürünler için erken gelip, kapıda sıraya girip ilk kapan sen olursan sınırlı sayıdaki ürünlerden birisine sahip olabiliyorsun.
Bu marketlerden birisi de son günlerin en çok konuşulan alışveriş kampanyası ile dikkati üzerine çekmeye çalışırken, 100 TL’lik alışveriş yapana 20 TL’lik hediye kuponu veriyor. İkinci bir 100 TL’lik alışveriş sonunda da ilk 20 TL’lik hediye kuponunu kullanma şansına sahip olduğunu duyuruyor.
Yani 20 TL’lik hediye kuponu için 100+100 TL’lik iki ayrı zamanda toplam 200 TL’lik alışveriş yapman gerekiyor.
Sen düşün ve karar ver artık, “Şeytan bunun neresinde?” diye.
***
Sizlere 3 harfli marketlerin satışa sunduğu yüzlerce farklı üründen örnekler vermek istiyorum; çay, şeker, kahve, bisküvi, kraker, un, peynir, zeytin, salça, makarna, bulgur, ekmek, meşrubat, süt, meyve suyu, yoğurt, ayran, kabuklu kabuksuz çerez, gözleme, kurabiye, sabun ve deterjan çeşitleri, parfüm ve çikolata ürünleri, tırnak makası, tarak, şampuan, kolanya, oje, saç boyası, salam, sosis, sucuk, mutfak gereçleri, ayakkabı, terlik, giyim ürünleri, kırtasiye çeşitleri, sebze-meyve, dondurma, beyaz ve kırmızı et ürünleri, televizyon, bilgisayar, tablet, ayakkabı boyası ve daha neler neler.
Böylesine sınırsız bir ürün çeşitliliğiyle hangi esnaf türlerine olumsuzluk içerdiklerini merak ediyorsanız bunlardan bazıları da şunlar, kırtasiyeciler, konfeksiyoncular, parfümericiler, ayakkabıcılar, çerezciler, kasap ve şarküteriler ve diğerleri.
Bir “Simav Milliyetçiliği” oluşturulmalı.
Memur ve emeklilerin maaşlarının, kestane, vişne ve kiraz gelirlerinin ve seracılık sektöründen gelen sıcak paralarla 60 bin dolayında Simav belde ve köyleri nasıl geçinir, Simav nasıl büyür ve gelişir?
Artık şapkamızı çıkarıp önümüze koyalım.
Çünkü zaman artık daraldı..

Etiketler :

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

KORONA GÜNLERİMİZ 330

”Kabullenmek imkansız” Türkiye’nin koronavirüsle mücadele yolculuğu tüm hızıyla devam ederken bu konuda sanırım aşı olanlarda da

KORONA GÜNLERİMİZ 329

”Beyaz camdan yansıyan rezaletler” Biliyorum; koronavirüs salgın sürecinde ‘Korona Günlerimiz’ başlığı altında bu spot başlığın

KORONA GÜNLERİMİZ 328

”Siyaset ve Pandemi” AK Parti ve MHP dışındaki tüm partiler ‘Erken seçim’ şarkıları söylerken pandemi nedeniyle yaşanan sıkıntıların,