KORONA GÜNLERİMİZ-22

Ana Sayfa » Köşe Yazarları » KORONA GÜNLERİMİZ-22
Paylaş
Tarih : 11 Mayıs 2020 - 12:01

“Normalleşme”
Türkiye normal hayatın çok çok ötesinde hiç yaşamadığı en özel günlerini yaşıyor.
Suriye ile devam eden sorunlar, Kanal İstanbul, EYT’liler, atanan ama maaş alamayan öğretmenler, atanamayan öğretmenler, pahalılık, işsizlik artık gündemin çok gerilerinde kaldı.
Gazetelerin neredeyse tüm sayfaları Korona konulu haberlerle, televizyonların haber kuşakları da yine Korona mücadelesinde yaşananlarla dolu.
Bu ‘normal’ bir hayat akışımıdır?
Hayır!
Çünkü Korona Virüsüyle mücadele küresel bir savaş halini almıştır.
Bu, ‘Normal’ değildir.
***
Korona virüsüyle ülkemizin mücadelesinde ne yazık ki, çoğunluğu iktidar yanlısı televizyon ve gazeteler halka Kovid-19 mücadelesinde yaşananları sürekli aktarı her akşam 3-5 profesörü salgınla ilgili olarak ekranlara taşırken, adeta “Kral Çıplak” dercesine virüs mücadelesinde yaşananlara farklı bir açıdan bakan az sayıdaki gazete ve televizyonlar okuyucu ve izleyicilere 11 Mart 2020’den bu yana farklılıklarını ortaya koymalarını sürdürüyor.
Şimdi sormak gerek; hangisi ‘normal’?
***
Halk arasında ‘Normal’ sözcüğünün de anlam dışı farklı bir değerlendirilmesi olduğunu herkes bilir.
Olağan, olması gereken, doğrusu, gerçeği hatta işte bu denilebilecek cevaplarla değerlendirdiklerimiz için ‘Normal’ diyerek de kısaca cevap verebildiğimiz gibi tam tersi olarak konusuna göre ‘normal değil’ de diyebiliriz.
Ama parantez içinde ünlem misali farklılığı açıkça ortaya dökülen, davranış ve konuşmaları tasvip edilmeyen kişilere de ‘normal değil’ hatta ‘arızalı’ diyerek o kişinin çoğunluk içinde farklılık taşıdığını vurguladığımız da yaşanan gerçeklerde yer alır.
Kısacası bir kişinin ‘Normal’ olmaması o kişinin biraz uçuk, biraz fevri ve biraz da sözüm meclisten dışarı ‘kaçık’ olduğunu ifade eder.
***
Yaşadığımız şu günlerde aslında ‘normal’ olup da ‘normal’ davranışlar sergilemeyenler öylesine arttı ki..
Korona virüsüyle mücadeleye bağlı yasaklar, kısıtlamalar ve uygulamalarla cezalar insanların dengesini değiştirdi.
Örneğin hayatının en güzel evresini evde hapisle geçiren 20 yaş altı gençlerle çocukların sokağa çıkmadan her gün nasıl bir hayatı yaşadığını düşünebiliyor musunuz?
Ya da hayatının son kalan bölümünü evlerinde sokağa çıkma yasağı nedeniyle hapisteymiş gibi geçiren ve televizyonla, internetle her günü aynı yaşayan yaşlılarımıza ne demeli..
Onlar da her gün yaşadıkları ‘normal’ hayatlarının dışında monotonluğun getirdiği yeni bir ‘normal’ yaşamın üyeleri oldu.
İşte devletimiz şimdi yeni ‘normal’ hayatı yaşarken aslında ‘normal’ olmanın dışına çıkmış insanlarımızı ‘normal’ hale getirmek için korona virüsüyle mücadele günlerinin ikinci bölümüne “Normalleşme” adını verdi.
Bunun için Bilim Kurulu’nun tavsiyeleri ışığında ‘Evlerde Hapis
‘ hayatı yaşayan yaşlılara, kronik rahatsızlığı olanlara ve 20 yaş altı gençlerle çocuklara “Sokak İzini” planladı.
Sanki, yatılı okulda okuyorsun, askerlik yapıyorsun da çarşı iznine çıkar gibi..
Sanki ‘normal yaşam’ı unutmasın, bildiği cadde ve sokakları görsün der gibi.
***
Diyelim ki haftalardır bir çatının altında yalnız, tek başına kalan bir kişi, yasağın kısıtlı bir şekilde kalkmasıyla sokağa çıktığında ne yapacak.
Yürüyüş mesafesinde olması gereken bu 4 saatlik özgürlükte aradıklarını, bildiklerini bulabilecek mi?
En kötüsü de ‘normal’ bir insan gibi hatırlayabilecek mi?
Kişisel izolesini yapıp, 20-65 yaş arası insanların artık ‘normal’ olarak algıladığımız maskelerini onlar da takıp yürüyüşünü yapabilecek mi?
Ya çocuklarımız..
Haftalardır evde televizyon ve cep telefonlarıyla yeni bir ‘normal’ yaşama adapte olan çocuklarımız haftada 1 gün yaşadıklarının dışında ‘normal’ gibi gösterilen hayatlarının ilk sokak iznine nasıl alışacaklar.
Dünyalara sığmayan gençler ise esaretin ardından çıktıkları sokak izninde arkadaşlarıyla buluştuklarında acaba hangi konuları ‘normal’miş gibi anlatacaklar?
Sözün özü, sanırım Korona günlerimizde insanlarımızın ‘normal’leşmesi de ‘normal’ olmayacak.
Çünkü;
Yaşanan günler normal değildir!
Gripten, trafik kazalarından daha fazla vatandaşın hayatını kaybettiği ülkemizde Koronadan ölenlerin sayısı arasındaki tek fark ölenlerin sessiz sedasız hatta vedasız toprağa verilmesidir.
Bu ‘normal’ midir?
Hayır!
Normal olmayan acı gerçek ise insanlarımızın ‘bir varmış’ ‘bir yokmuş’ gibi değerlendirilmesidir.
Bu nedenle ülkemde gerçek manada normal olmak, normalleşmek kolay olmayacaktır.

Etiketler :

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

KORONA GÜNLERİMİZ 339

”20 AY ASKERLİK GİBİ” Tam 20 ay ya da yaklaşık 610 gün.. Ne çileler çektik, ne tehlikeler atlattık. Kimisi nezle ile gribi, kimisi Koronavirüsle

KORONA GÜNLERİMİZ 338

”Kafalar karışık..” Pandemiyle mücadele sürerken bilindiği gibi Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu üyelerinin açıklamaları da aylardır

KORONA GÜNLERİMİZ 337

”Aşı Olmak – Olmamak” İçinde bulunduğumuz Koronavirüsle mücadele sürecinde her türlü sosyal ve kültürel etkinliklerin pandemi kuralları