KORONA GÜNLERİMİZ 242

Ana Sayfa » Köşe Yazarları » KORONA GÜNLERİMİZ 242
Paylaş
Tarih : 06 Haziran 2021 - 18:33

Ben de anlamadım gitti. Hiç kimse yaşadığı hayattan mutlu değil.
Hani derler ya “Hiç mi mutlu değilsin?” diye.
Sanki çevremde herkes mutsuz, herkes ölümü bekler, herkes heyecanını yitirmiş gibi.
Eskiden konuşur, biraz olsun tepki gösterir, eleştirirlerdi.
Şimdi ise şu küresel salgının ülkemizdeki yaşanan olumsuzlukları nedeniyle herkes mutsuz ya da herkes yalandan mutlu.
***
O bildik televizyon kanalları ve gazeteler sanki hiçbir şey olmamışçasına kendilerince ülke gündemini yayınlarken milyonların hayalini kurduğu hayali bir ülkeden söz ediyorlar.
Ama azınlık olarak gösterilen gazete ve televizyonlar da gerçek dünyanın acımasız halini her gün yansıtmayı sürdürüyorlar.
Durum böyle olunca Türk halkı bölündükçe bölünüyor ve bana göre yapılan her ankette “Kararsızlar” sayısı tüm paylardan daha büyük bir sayıya ulaşıyor.
Türkiye’nin önünde yapacağı hangi seçim olursa olsun bana göre seçimin güçlü yanı ‘kararsız’ seçmenler olacaktır.
Kararsız seçmenlerin terazinin hangi kefesine vereceği ağırlık o kefenin ağır gelmesine yol açacaktır.
***
Koronavirüs salgınına paralel olarak yaşadığımız Kademeli Normalleşme döneminin genelge hükümlerine göre yürütülmeye başlanmasından fazla bir süreç geçmedi ama o sözünü ettiğim gazetelerin bazılarında aylardır kapalı olan esnafların çoğu kademeli normalleşme şartlarından mutlu olmadıklarını açıkça belirtiyor.
Uzağa gitmeden Simav Kahveciler Odası Başkanı Ali Aksoy’un gazetemize yaptığı açıklamalara bakarsanız, yılların kahvecisi ve esnaf odası başkanı Aksoy, “Sürdürdüğüm bu köklü mesleği artık sevemez oldum. Ben de meslektaşlarım gibi mesleğimden soğudum. Simav belde ve köylerde odamıza bağlı kahveci esnafının sorunlarını dinlemekten ‘dert babası’ oldum. Artık yeter. Ülke yöneticilerimiz Türk örf, adet ve geleneklerimizin vazgeçilmezi olan ‘Kahvehane Kültürü’müzün yok olmakla karşı karşıya kaldığını görmezden gelmemeli ve gerekli kararları almalı” diyor.
Kolay değil. Ali Başkan Simav’da bana göre yüksek kira bedelli bir kiralık iş yerinde kahvecilik yapıyor.
O da şaşmış. Kısıtlama günlerinin çoğunu meslektaşları gibi kapalı geçiren başkan, kapalı kaldığı çaylı günlerinde garsonlarını kaybetmiş, kısa süreli açık günlerinde de yeri geldiğinde ocakçı olmuş, yeri geldiğinde de servise çıkmış, bardak, fincan yıkamış.
Ya lokantacılar?
Kısıtlama uygulamalarıyla bir açılıp bir kapanan, paket servisleriyle değil günü, sabahı bile kurtaramayan bu olmazsa olmaz meslek gurubumuz, yeri geldi bir kap yemek verdiği vatandaş yüzünden ceza yedi, yeri geldi ocağını söndürüp lokantasını kapattı.
Elbette maske, mesafe ve hijyen şartlarının yanı sıra aşı konumuz da önemli ama insanlarımızı geleceğe taşımak için yaşanır bir hayatla birlikte onları yarınlara taşımalı.
Hükümetin pandemiyle ilgili kararları, uygulamaları yeterlidir, yetersizdir bilemem ama.. Simav’da bu ko-nuda söz sahibi ben değil bu ilçenin yerel yöneticile-ri, STK’ları, siyasileridir. Bu yüzden bizler boy hedefi değil onların sesi ve dili olmaya devam edeceğiz.
Bunu ne için söylediğimi de ifade etmeliyim.
Şu Simav’da herkes yaşanan tüm olumsuzluklarla ilgili olarak çözüm noktası olarak gazetemizi gösteriyor.
Derdini samimiyetle anlatırken adını vermek hele hele fotoğrafının çekilmesine bile izin vermeyerek kaçınan insanlarımız ne zaman ki, sesini çıkarır, sorularını çoğaltır ve yapıcı eleştirilerini artırırsa bu ülkede ve Simav’da pandemi de biter, işsizlik de, yoklukta.
***
Bugünkü yazıma nasıl başladım, nasıl gelişti ve nasıl sonuçlandı.. İnanın ben de şaşırdım.
Ama gerçek olan, ifade ettiklerimin yaşanıyor olması değil mi?

Etiketler :

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

KORONA GÜNLERİMİZ 252

”SİMAV’A TOBB’DAN ‘OKUL’ SÖZÜ” Bugün Korona Günlerimiz başlığı altında salgınla ilgili günlük vaka sayıları kadar aşı vurulmasında

KORONA GÜNLERİMİZ 251

”Aşımızı olalım, Vazifemizi yapalım” 3 tarafı denizlerle çevrili olan ülkemizde “Deniz Salyası” sorunu ilk günkü heyecanını yitirmiş

KORONA GÜNLERİMİZ 249

”Şeytan bunun neresinde? Türkiye gündeminde ‘Deniz salyası’ kirliliği sanki sona ermiş gibi yavaş yavaş gündemden düşerken, koronavirüs