KORONA GÜNLERİMİZ 306

Ana Sayfa » Köşe Yazarları » KORONA GÜNLERİMİZ 306
Paylaş
Tarih : 20 Eylül 2021 - 13:17

”En ucuz şey sanki HAYAT”

Koronavirüs salgınında 18 ayı geride bırakırken, ilk günlerdeki korku ve endişelerin oluşturduğu kara bulutlar sanki dağılmış gibi.

Çarşıda, pazarda, yolda, caddede maske ve mesafelere uymakta yaşanan gevşemeleri yüz yüze eğitim kararıyla açılan okulların yollarında da görmek inanın insanı tedirgin ediyor.

Çocuğunun elinden tutarak, çantasını taşıyarak maskeli kızının-oğlunun yanında okul yoluna düşen anne ve babaları görüyorum maskesiz.

Kimilerinde ise maske o eskiden bildiğimiz gibi çenesinde, kolunda..

Kimilerinin bir elinde tüttürdüğü sigarası bir elinde de küçücük ellerinden tuttuğu çocuğu.

Tezat üstüne tezat!

Bunun dilimizdeki karşılığı ise pandemiyi önemsememek değil mi?

Görünen; masum çocuklarımızı bile tam anlamıyla salgından korumak için gerekenin yapılamayışıdır.

Artık yumruk masaya vurulmalı, radikal kararlarla günlük hayat disipline edilmelidir.

Yoksa bugüne kadar binlerce insanımızı yitirdiğimiz şu pandemide ne yazık ki binlercesi daha heba edilmeyle yüz yüzedir.

***

Koronavirüsle ilgili salgında yaşananları sadece Sağlık Sakanı Sayın Fahrettin Koca’nın açıklamalarından öğrenebiliyoruz.

O ne söylerse o günün gerçekleri onlar.

Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu Üyelerinin gazete, televizyon ve sosyal medya hesaplarına yansıyan açıklamaları ise daha çok salgında yaşanan sıkıntıların giderilmelerine yönelik öneriler, tavsiyeler hatta endişeler.

Ama Türk Tabipleri Birliği yönetiminin, üyelerinin yaptığı açıklamalar ise verilen rakamların gerçeği yansıtmadığından tutun da yapılan, tekrarlanan aşılara kadar her türlü sıkıntıyı dile getirecek şekilde.

Durum böyle olunca her şeye rağmen yapılacak tek doğru hareket Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’yı dinlemek, açıkladıklarına inanmak, güvenmek gibi geliyor bana.

Çünkü ülkemizde koronavirüs seyrini resmi olarak halkla paylaşan ikinci bir resmi kurum yok.

***

Durumu bu şekilde kısaca toparladıktan sonra pandeminin seyrinde Eylül ayının son 10 gününe girerken vaka ve can kayıplarının artışta olduğunu Sağlık Bakanı Koca resmen açıklamaya devam ediyor.

Örneğin 16 Eylülde ülkemizdeki koronavirüs vaka sayıları bir gün öncesine göre düştüğü açıklanırken 16 Eylül Perşembe günü kaydedilen 24 saatlik verilere göre 28 bin 118 vakanın tespit edilmesi aylar öncesinde yaşanan verilerin tekrarı gibi vatandaşları üzmeye devam ediyor.

Vefat sayısına bakıldığında ise aynı tarihte 24 saat içinde eğer gerçekse toplam 262 vatandaşın salgın nedeniyle hayatını kaybetmesi sadece 4 günde en azından 1000 kişinin can verdiğinin acı tablosu değil midir?

Düşünün veya hayal kurun.. Gözünüzün önüne 200-300 kişilik köylerimizi getirin. Her gün bir köyümüzde yaşayan insanların bir günde hayattan kopması gibi kayıplarımız acı verici.

Daha önce de belirttiğim gibi her rakamın bir insan olduğu pandemi sürecinde, bu rakamlar bir bakıyorsun komşunuz, bir bakıyorsun tanıdığınız ve bir de bakıyorsun ailenizden birisi oluyor.

Bir zamanlar PKK terörüne verilen şehitlerimizin defin törenlerinde; “Şehitler ölmez vatan bölünmez!” diyerek haykırır yeri göğü inletirken son yıllarda yüreğimizden parçalar koparan şehitlerimize eski bağlılığımızı göremiyorum dersem sakın bana kızmayın.

Şimdi ise koronavirüsten hayatını kaybedenleri kanıksadık.

Yapılan cenaze anonslarında sadece meraktan, “Acaba koronadan mı öldü?” sorusunu kendi kendimize sormaktan öteye gitmiyoruz.

Sözün özünü mü merak ediyorsunuz, söyleyeyim:

“Bu ülkede en ucuz şey hayat olup gidiyor! O kadar”.

Etiketler :

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

KORONA GÜNLERİMİZ 333

”Çay ve Simit Kardeşliği” Okuduğunuz köşe yazısının adı ‘Korona Günlerimiz’ ise bu köşede çay ve simidin ne işi var diyebilirsiniz. Haklısınız. Ama

KORONA GÜNLERİMİZ 332

”Maske-Mesafe-Temizlik ve Aşı” Pandeminin yaşandığı bir ülkede en önemli isim nereye gidersen git sağlık hizmetlerinin başında olan kişidir.

KORONA GÜNLERİMİZ 331

”DÜNYANIN SON GÜNÜ” “Kıssadan hisse” diye bir deyim vardır. Anlamı da kısaca; anlatılan bir hikâyeden, olaydan ders almaktır.Sizlere;