KORONA GÜNLERİMİZ 311

Ana Sayfa » Köşe Yazarları » KORONA GÜNLERİMİZ 311
Paylaş
Tarih : 26 Eylül 2021 - 17:05

”Mehmet Dündar Kamer”

Mart 2020’den bu yana içinde olduğumuz

Koronavirüse karşı mücadele sürecinde

tam 311 köşe yazısını sizler için kaleme

alırken hiç düşünmemiştim çok sevdiğim

bir dostumun, kardeşimin koronavirüse teslim olacağını.

“Deli” derdim ben ona. Deli dolu davranışlarından, artık eskisi gibi yapmadığı çılgınlıklardan değil, zeki oluşundan.

O; Yeni olan her şeye adaptasyon sağlayabilen, ilk kez kullandığı bir cihazın şifrelerini çözerek parça parça dağıtıp, parça parça toplayandı.

Yıllar önce büyük ağabeyini, ardından babasını, bugünlere kadar ateşini, alevini göstermediği sevgili oğlu ”Barış”ının vefat acısı ve ardından da çok sevdiği annesini toprağa verince bir topaç gibi döndü durdu kendi etrafında.

Kolay olmadı bu baş döndürücü dönüşü bitirmek onun için ama bitirdi.

Kendini toparladı. Omuz omuza verdiği değerli eşiyle, hayattaki diğer oğluyla hayat yolculuğuna yine başladı.

Şoförler Cemiyetinde, bir sigorta şirketinin ilçedeki temsilciliğinde, trafik takip ve komisyonculuğunda, otel resepsiyon görevinde kendine olan öz güveniyle yılları bir bir geride bıraktı.

Ama her yıl Barış’ın doğum ve ölüm yıldönümlerinde o deli-dolu koca yürekli adamın kaybolup, suskun, üzgün, acaba dercesine duruşlar sergileyen tavrı birkaç gün sonra ancak normale dönerdi.

***

Deli-dolu arkadaşımın, kardeşimin anlatılacak o kadar çok yönü, anısı, sözleri, belki de eşinin bile bilmediği öylesine hatıraları yüreğimde yumak olurken hayatı bir gülücükle değerlendiren dostumun gözle görülmeyen, elle tutulmayan virüse teslim olup göçeceğine kim inanırdı ki..

Arayıp da ‘dostum, Koronaya yakalandım, evimde karantinadayım’ dediğinde inanamamıştım.

Benim dostum, İyi Partinin iyisi kendini korur, ateşten uzak durur sanırdım.

Meğer yanılmışım. Karantina süresi dolmaya yaklaşırken durumu ağırlaşan, Kütahya Evliya Çelebi Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılarak o aylarca yazılarımda dile getirdiğim ‘Entübe’ uygulamasına tabi olan kardeşim ne yazık ki aşı karşıtıymış.

Israrlar üzerine aşısını yeni olan ve vücudu henüz antikor üretemeden salgının pençesine düşen kardeşim tam bir haftalık makine bağımlılığının ardından ‘benden bu kadar!’ dercesine hayatımızın içinden uçup gitti.

Dilinden düşürmediği, doğum ve ölüm günlerini bile tarihi bir gün gibi yaşadığı “Barış”ına gitti, Barış’ına kavuştu.

***

Ve değerli okurlarım; ben can kardeşimle helalleşemedim.

Son sözünü duyamadım.

“Ben yapamadım, şunları, şunları yaparsınız artık” diyemeden göçüp giden, salgına yakalanmadan önce bahçesine koyduğu konteynırında bile oturamayan dostumun cenazesi evinin önüne helallik için geldiğinde nefesimin daralıp, kalbimin gümbürdercesine attığı o an dedim ki; “Ah korona ah!”.

Sevgili okurlarım siz de “Ah korona” demeyin.

Maskenizi takın, sosyal mesafenizi koruyun, temizliğinize dikkat edip aşınızı mutlaka olun.

Sevgili dostum gibi aşı olmamak için sakın; “Ben Türk aşısını bekliyorum” yalanıyla hem kendinizi hem de çok sevdiklerinizi kandırmayın”.

***

Son sözüm:

Sevgili dostum Mehmet Dündar Kamer’in vefatı nedeniyle sosyal medya hesaplarından ailesi başta olmak üzere yakın dostlarına başsağlığı ve taziyelerde bulunan tüm isimlere Kamer Ailesi adına teşekkür ediyorum.

Ölenle ölünmüyor, hayat devam ediyor ama hayatı sürdürmek bizim elimizde.

Hem de sadece maske, mesafe ve aşı ile!.

Etiketler :

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

KORONA GÜNLERİMİZ 330

”Kabullenmek imkansız” Türkiye’nin koronavirüsle mücadele yolculuğu tüm hızıyla devam ederken bu konuda sanırım aşı olanlarda da

KORONA GÜNLERİMİZ 329

”Beyaz camdan yansıyan rezaletler” Biliyorum; koronavirüs salgın sürecinde ‘Korona Günlerimiz’ başlığı altında bu spot başlığın

KORONA GÜNLERİMİZ 328

”Siyaset ve Pandemi” AK Parti ve MHP dışındaki tüm partiler ‘Erken seçim’ şarkıları söylerken pandemi nedeniyle yaşanan sıkıntıların,