KORONA GÜNLERİMİZ-4

Ana Sayfa » Köşe Yazarları » KORONA GÜNLERİMİZ-4
Paylaş
Tarih : 18 Nisan 2020 - 10:30

Kanıksadıklarımız..
Sözünü ederek vurgu yapacağım ‘Kanıksadıklarımızı’ anlatmadan önce Kanıksamanın sözlükte yazan anlamına bir bakalım istiyorum.
Kanıksamak: Pek çok kez yaşanmış olmasından dolayı artık etkilenmemek, alışmak, bıkmak, usanmak, tepki göstermez olmak.
***
O halde Koronavirüsüyle mücadelemizin odak noktasına geldiğimizin söylendiği şu günlerde Türk halkı olarak kanıksadığımız en güncel konumuz elbette korona ve yitirdiklerimizdir.
Örneğin; 1980’li yılların başında adeta hortlayan, güya Türkiye dostu olduklarını ifade ettikleri halde arkamızdan kuyular kazan birçok devletin desteği ile önce ülkemizin sonra da dünyanın başına dert olan PKK Terör Örgütü, neredeyse 40 yıldır canlarımızı alıyor, onları bizlerden, ülkemizden koparıyor.
Simav bu konuda çok evladını yitirdi ve yitirmeye de devam ediyor.
Ülkemin geleceğini yaşayamayan insanları, gençleri PKK tarafından yok edilirken, binlerce şehit cenaze törenleri, milyonlarca yüreği yangın yerine dönmüş insanlar, anneler, babalar, eşler, kardeşler, çocuklar, torunlar, nişanlılar, arkadaşlar acılarını yüreklerine gömen kitleler oldu.
Hatırlarım, Simav Cumhuriyet Meydanında bir şehidimiz için cenaze töreni yapıldığında yer yerinden oynar, meydan törene gelen insanlarımıza dar gelirdi.
Bahtıllılı Şehidimiz Selçuk Yiğit’in Bahtıllı’da yapılan törenine binlerce kişi katılmıştı.
Boğazköylü olup da Hakkari’de şehit olan İsmail Özlü için de binlerce insan Boğazköy’de buluşmuştu.
Ya Beyceli adaşım Şehit Jandarma Er Mustafa Nerkiz’in Tüm Kütahya’yı buluşturan cenaze törenine ne demeli? Ogün Beyce mi küçük geldi yoksa insanlar mı çoktu anlamakta güçlük çekmiştim.
Simav Kaymakamlığı’nın internet sayfasında tutulan kayıtlara göre ise sadece 2019 yılında Mamak Köyünden Şehit Piyade Uzman Çavuş Ali Yılmaz ve Yeniköy’den Jandarma Uzman Erbaş Emre Üçkan’dan sonra yılın bitiminde de Simav’ımıza bağlı Güney beldesinden Uzman Onbaşı Şehit Ahmet Tunç yine aynı kayıtlara göre 29.şehidimiz oldu.
***
Ateşin düştüğü yeri yakması kadar acı bir gerçek yok. Ama ne yazık ki 40 yıllık terör mücadelesinde Türkiye öylesine büyük bedeller ödedi ki zaman içinde ateşlerin ısısını mı, duygularımızı mı yitirdik bilmem şehitlerimizin radyolarda, televizyonlardaki haberleri bile saniyelerle sınırlı oldu. Hele hele bazı televizyon kanalları ya bu yiğitlerin haberlerini vermiyor, ya da fotoğraflı haber olarak geçiştiriyor ya da haber sonuna saklıyor.
Kısacası sanki bizler de, haber organlarının çoğunluğu da şehit haberlerini, şehitlerimizi kanıksadık.
***
Gelelim Korana Virüsü mücadelemizdeki yitirdiğimiz ama bugün için adeta kanıksamaya başladığımız insanlarımıza.
11 Mart 2020 tarihi Türkiye’nin küresel salgınla ilgili olarak top yekun resmen mücadelesinin başlangıç tarihidir.
Başlangıçta her akşam yapılan tetkik sayıları ardından vaka sayıları ve kaybedilen bir iki candan söz edilirken şimdi günlük 100 kayıpları aşar olduk.
Evde kalmanın, hayatın eve sığacağını haykırmanın yanı sıra ilk gerçekleştirilen 31 ili kapsayan sokağa çıkma yasağındaki vatandaşlarımızın duyarsızlığı,
Televizyonlarda virüsle ilgili açıklamaların sosyal medya tarafından şüphelere düşürülmesi,
Ölümlü vaka sayılarının ülkelerin resmi makamlarının açıklamalarına bağlı olarak kayıtlara geçiyor olması,
Kronik rahatsızlığı bulunanların virüsün en kolay teslim aldığı canlar olması,
Cenaze törenlerinin çok dar bir katılım ve sosyal mesafe uygulanmasıyla gerçekleşmesi,
Ağız maskesi takmayanların günümüzde “Nereden bulayım, şifrem gelmedi, eczaneye gidemiyorum” ifadeleri,
İl Valilikleriyle İlçe Kaymakamlıklarının Hıfzıssıhha Kurullarının kopyala-yapıştır kararları ve yasakların, kuralların delindikçe delinmesi..
Televizyonlardaki “tekrar göster” programları..
İnanın internete bağlı cep telefonları olmasa bırak evde kalanları sokağa çıkanlar bile kafayı yiyecekler.
***
Artık her akşam ana haber bültenlerinde insanları ilgilendiren sadece şu soruların cevabı oldu; “Acaba bugün kaç kişi hayatını Koronaya teslim etti?”
Ya da biraz daha duyarlı ise; “Acaba bugüne kadar Koronadan kaç kişi öldü?”
Evet, KANIKSADIK!
Dünyanın gelmiş geçmiş en büyük küresel salgını olarak adlandırılan ve bu salgından kurtuluşun yıllar alacağını savunanların olduğunu unutmazsak, bizleri salgın kadar duyarsız ve kişiliksiz yapan ise KANIKSAMAK olacaktır.
Hâlbuki virüs nedeniyle hayatını kaybedenlerin kim bilir ne hedefleri, özlemleri, yapacakları ve kendilerinin bile bilmeyeceği yaşayacakları hayalleri vardı.
Hiç düşündünüz mü, bu kurbanlarından birisinin çok sevdiğiniz bir kişinin hatta kendinizin olabileceğini..
Kalın artık evde!
Çıkma kardeşim sokağa.
Bu devirde açlıktan kim ölmüş ki, sen öleceksin..
Artık devir sadece kendini düşünmek değil bir taşın suda bırakacağı dalgalar gibi kenetlenerek virüse karşı mücadele etmek devridir.

Etiketler :

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

KORONA GÜNLERİMİZ 339

”20 AY ASKERLİK GİBİ” Tam 20 ay ya da yaklaşık 610 gün.. Ne çileler çektik, ne tehlikeler atlattık. Kimisi nezle ile gribi, kimisi Koronavirüsle

KORONA GÜNLERİMİZ 338

”Kafalar karışık..” Pandemiyle mücadele sürerken bilindiği gibi Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu üyelerinin açıklamaları da aylardır

KORONA GÜNLERİMİZ 337

”Aşı Olmak – Olmamak” İçinde bulunduğumuz Koronavirüsle mücadele sürecinde her türlü sosyal ve kültürel etkinliklerin pandemi kuralları