KORONA GÜNLERİMİZ-40

Ana Sayfa » Köşe Yazarları » KORONA GÜNLERİMİZ-40
Paylaş
Tarih : 08 Haziran 2020 - 12:28

Son bir haftada KOVID-19 ile mücadele günlerimizde hem çelişkiler hem de endişeler yaşadık.
Birincisi; 65 yaş ve üzerindekilerin tutukluluk (!) hallerinin devamındaki ısrara rağmen haftanın resmi kurum ve kuruluşlarının tatilde olduğu Pazar günlerinde işlerini görememeleri nedeniyle yaşlıların endişeli olması.
İkincisi ise her fırsatta ‘Sosyal mesafenizi koruyun’ kuralı hatırlatılırken toplu taşıma araçlarında yani belediyelerin ve minibüslerin şehir içi yolcu taşımacılığında sosyal mesafe kuralının yani %50 kapasite uygulamasının sonlandırılmasına ilişkin çelişki.
Endişelerle çelişkilerin birbiriyleçarptığı ülkemizde normalleşme çabalarında başarıyı nasıl yakalayacağız bilinmez ama, bana kalırsa 65 yaş üstü vatandaşlarımızın haklılığı her geçen gün daha da artmakta.
***
Hayatını Almanya’da gurbetçi olarak geçirmiş, günümüzde ise Simav ile Almanya arasında mekik dokuyan, yeni yapılan camilerin iç dekorasyonlarının gerçekleştirilmesinde, çinilerin montajında adeta bir ‘ekol’ olan Recep Kuzu adlı bir büyüğüm, sosyal medya hesabından yaptığı bir paylaşımında sokağa çıkma kısıtlamasını Pazar günleri yaşayan yaşlıların sorunlarını, istek ve şikâyetlerini açık yüreklilikle dile getirmiş.
Hani derler ya, ‘sözün özünü ustasından, işin inceliğini ise erbabından öğreneceksin’ diye bir halk sözü var ya, buyurun gurbetçi Recep ustanın 65 yaş ve üstü kişilerle ilgili paylaşımı:
“Facebook’u açtığım zaman karşıma çıkan ilk soru, ‘Ne düşünüyorsun?’ oluyor.
Bu güne kadar kurallara uymaktan başka bir şey düşünmemiştim.
65 yaş üzeri olduğum için yaklaşık 3 aydır evden çıkmıyoruz.
Pazar günleri ‘lütfen’ verilen izin ise sınırlı. Kapının önünde kendi aracını kullanma hakkın ise yok. Herkesten uzak bir ormana bile gidemezsin. Olur ya, ağaçlara Covid-19 bulaştırırsın veya ağaçlar sana. Resmi dairelerde işin olabilir ama kapalı. Sanki ihtiyarlar bakımevindesin. 65 yaşın üzerinde olmama rağmen çok şükür daha çalışabiliyorum. Hiç kimse ile irtibat kurmadan kendi evimde yapabileceğim işlerim var ama ikamet yerim orası olmadığı için oraya da gitme şansımda yok.
Kaymakamlığa telefon ettiğimde aldığım cevap, ‘Otur oturduğun yerde’ oldu. Bir tanıdığımla yazılı dilekçe gönderdim. Lütfedilip de cevap bile alamadım. Pazar günü sokağa çıktığımda maskesi olmayan, sıfır sosyal mesafeli insanları görünce (genelde gençler) artık yaşam hakkı olmayan bir yaratık olduğuma inandım.
En azından ikinci veya üçüncü sınıf bir insanım ben. Bu yazının da bir şeye faydasının olmayacağını da biliyorum. Belki okuyup da, ‘haklısın’ diye düşünenler olur veya ‘moruk sen hayattan daha ne bekliyorsun yaşayacağın kadar yaşamışsın’ diyenler olur. Her şeye rağmen herkese selam ve saygılar”.
***
Başta da dedim ya çelişkiler Korona günlerimize gerçekten damga vuruyor.
Örneğin düşündürücü olduğu kadar şaşırtıcı bir çelişki de geçtiğimiz hafta sonu yaşandı.
Sağlık Bakanımız Sayın Fahrettin Koca her zamanki gibi gün sonunda salgınla ilgili günlük raporu sunup gazetecilerin sorularını cevaplarken,
Bir gazetecinin ‘hafta sonu sokağa çıkma kısıtlaması olacak mı?’ sorusuna
Bakan Koca’nın, “Bilim Kurulumuzun bu konuda tavsiyesi henüz yok” demesi konuyla ilgili olarak ülke genelinde 6-7 Haziran günleri için sokak kısıtlaması olmadığı anlamını taşımıştı.
Ne var ki aynı akşamın geç saatlerinde İçişleri Bakanlığının yayınlanan genelgesi Zonguldak ile birlikte bilinen 15 ilde sokağa çıkma kısıtlamasının hafta sonu için yine var olduğunu ortaya koydu.
İşte o andan itibaren Türkiye’de ağzı lâf yapan herkes yaşanan çelişkiyi tartışırken Cumhurbaşkanımız ve AK parti Genel Başkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan ulusumuza açıklamada bulunarak, “Vatandaşlarımızın sıkıntıya düşmesine gönlüm razı olmadı. Sokağa çıkma yasağını iptal etme kararı aldım”.
İşte bu kadar. Her şey Reis’in iki dudağının arasında.
Bilim Kurulu, Sağlık Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ne derse desin son söz Cumhurbaşkanımızın.
Var mı ötesi?

Etiketler :

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

KORONA GÜNLERİMİZ 339

”20 AY ASKERLİK GİBİ” Tam 20 ay ya da yaklaşık 610 gün.. Ne çileler çektik, ne tehlikeler atlattık. Kimisi nezle ile gribi, kimisi Koronavirüsle

KORONA GÜNLERİMİZ 338

”Kafalar karışık..” Pandemiyle mücadele sürerken bilindiği gibi Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu üyelerinin açıklamaları da aylardır

KORONA GÜNLERİMİZ 337

”Aşı Olmak – Olmamak” İçinde bulunduğumuz Koronavirüsle mücadele sürecinde her türlü sosyal ve kültürel etkinliklerin pandemi kuralları