KORONA GÜNLERİMİZ 49

Ana Sayfa » Köşe Yazarları » KORONA GÜNLERİMİZ 49
Paylaş
Tarih : 29 Haziran 2020 - 5:47

Diyeceksiniz ki, “Lafı getirip getirip maskeye, sosyal mesafeye, hijyene getiriyor..”
Doğru söze ne denir ki..
Elbette kendim için istediğim kadar sizler için de istiyorum şu zor günleri birlikte atlatmayı.
Bu yazı dizimin birisinde dile getirmiştim maske takmayla adeta korsanlara döndüğümüzü.
Evet, inanır mısınız yolda giderken maske taktığı için tanıyamadığım dostlarım var.
Onlar da aynı şekilde beni tanıyamıyorlar.
Kişisel bir sorumluluk almam nedeniyle özellikle tanıdığım dostlarıma hep maske takmalarını öneriyorum.
Kimisi teşekkür ederken, sadece ‘merhaba’ diyecek kadar aşinalığım alanlardan bazıları da “Sana ne!” demekten geri kalmıyor.
***
11 Mart 2020 tarihinde start verdiğimiz “Korona Mücadelemiz”de nereden nereye geldik..
Sosyal mesafe, maske, hijyen derken, mücadele sürecinde sokağa çıkma yasakları, ardından saatlik sokak izinleri ve sonuçta da normalleşme dönemine ulaşırken bazen doğru bildiğimiz yanlışlar, bazen yanlış yaptığımız doğruları yaşadık.
Ama ülke olarak geldiğimiz nokta bir türlü şu KOVID-19 denen küresel salgında günlük vaka sayılarını son 15 gündür 1000’in altına indiremedik.
Sosyal mesafeyi biraz boşlayarak “Maske” takılmasının daha da önemli olduğunu vurguladık.
Hatta, “Takarsan yaşarsın”, “Takmazsan ver 900 TL” deyiverdik.
Dün de dile getirdiğim gibi görüldü ki “Takmazsan ver 900 TL” sözü neredeyse pandemi dönemimizin bugüne kadarki uyarıların en etkilisi oldu.
***
Hatırlarsınız pandemi başlarında maske takılması konusunda devletimiz uyarılarda bulunmuş ve her vatandaşına maske vereceğini müjdeleyerek maske satışlarının, maske fırsatçılarının önüne geçmişti.
Fakat ne olduysa maske dağıtımını ne PTT ne de Eczaneler aracılığıyla tam olarak beceremedik.
Televizyon kanalları, gazeteler ve sosyal medya sayfaları maskesizlikle kalktı, maskesizlikle yattı.
Şimdi tanesi 1 TL’den her yerde maskeye ulaşmak, bulmak öylesine kolaylaştı ki, şimdi o ulaşılamaz maske “Tek Kullanımlık”, ”Kullan at” nesnelerden birisi oldu.
Her zaman olduğu gibi bunda da normalleşmede olduğu gibi lafı ters anlayıp, maskeleri gelişi güzel oraya, buraya atmaya başladık.
Yollarda, parklarda, sokaklarda yerlerde sürünen mikrop dolu maskeler,!
Halbu ki, Simav Belediyesi günlerce yaptığı anonslarla tehlikeye dikkat çekerek, kullanılmış maskelerin gelişigüzel atılmamasını, hatta çöp bidonlarına bile bırakılmamasını isteyip çarşıların, meydanların, yoğunluk yaşanan yerlerin görünen yerlerine konan atık maske kutularına bırakılması gerektiğini, bunların toplanarak kurallara uygun bir şekilde imha edileceğini haykırdı.
Ama ne yazık ki, bir türlü bunda da toplumsal birlikteliği sağlayamadık.
***
Hatırlarsınız, yine geçmiş yazılarımın birisinde her insanın kendine özgü bir özgürlük sınırı olduğunu ifade etmiştim.
Yani, bir daire çizerek bu dairenin içi kişinin özeli, bu dairenin dışı ise bir başka kişilerin özeli olduğunu belirtmiştim.
Pandemi sürecinde bunun adı “Sosyal Mesafe” oldu.
Ama ne yazık ki, bu kurala, kişisel özgürlük sınırına uyan, uygulayan çoğunlukta değil.
Yolda, meydanda, kaldırımda, pazarda, markette, bakkalda herkes adeta birinin ensesinde.
İster özgürlük sınırı de, isterse sosyal mesafe.
Azınlık dışında takan yok.
Unutulmamalıdır ki, herkesin özgürlük sınırının bittiği yerde bir başkasının özgürlük sınırı başlar.
Bu sınırı lütfen virüsle, katille aramızdaki mesafe olarak algılayın.
Üzerinize üzerinize birisi geliyorsa kendinizi yolun, kaldırımın, kapalı mekânın boş tarafına atın!
***
Sözün özü; Yeni vaka sayılarının artması ve 1000’lerin altına düşmemesine bağlı maske mecburiyetinin ve 900 TL para cezasının getirilmesi sürpriz değildir.
Korona virüsle mücadele ise sadece yaşam ve sağlık sorunu değil, her insanın bir diğer insana özgürlük sınırları dahilinde saygı göstermesidir.
İşte bizler bu salgında birbirimize saygı gösterip, hoşgörülü davranıp kurallara uyarsak bilim insanı değilim ama Ekim sonu, Kasım mutluyuz demektir.

Etiketler :

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

KORONA GÜNLERİMİZ 339

”20 AY ASKERLİK GİBİ” Tam 20 ay ya da yaklaşık 610 gün.. Ne çileler çektik, ne tehlikeler atlattık. Kimisi nezle ile gribi, kimisi Koronavirüsle

KORONA GÜNLERİMİZ 338

”Kafalar karışık..” Pandemiyle mücadele sürerken bilindiği gibi Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu üyelerinin açıklamaları da aylardır

KORONA GÜNLERİMİZ 337

”Aşı Olmak – Olmamak” İçinde bulunduğumuz Koronavirüsle mücadele sürecinde her türlü sosyal ve kültürel etkinliklerin pandemi kuralları