KORONA GÜNLERİMİZ 51

Ana Sayfa » Köşe Yazarları » KORONA GÜNLERİMİZ 51
Paylaş
Tarih : 02 Temmuz 2020 - 12:45

Hayat insana çeşitli gerçekleri bazen güzellikler ve mutluluklar içinde, bazen de keder ve üzüntü çekerek yaşatır.
İşte o zaman hayatın güzel yönünde olmak istenir, kötü ve sıkıntılı yönünden de kaçılır.
Bu duruma bir başka açıdan bakacak olursak mutluluğun yerine ya da mutsuzluğun yerine olmak gibi bir kavrama ulaşılabilir.
Sağlık Bakanı Sayın Fahrettin Koca’yı bazen bakanların içinde bir “Umut”, bazen de hayatın içinde “Umutsuzluk” olarak görüyorum.
2020 yılının başından itibaren KOVID-19 mücadelemizin bir numaralı yöneticisi ya da bu zorlu günlerin komutanı olarak gördüğüm, her akşam ekranlara “Umut” olma adına çıkan, milletimizi virüsle mücadelede hayati kurallara uymaya davet eden, vaka sayıları azaldığında yüzü gülen, çoğaldığında ise tedirginliğini her haliyle yansıtan Sayın Fahrettin Koca’yı son günlerde üzgün gördüğümü söyleyebilirim.
***
Türkiye’nin KOVID-19 mücadelesinde günlük vaka sayıları 800’ler civarındayken umutlu olarak; “Bu rakamları daha aşağılara çekmeliyiz” diyerek umudunu yenileyen, yaşadığımız şu günlerde ise günlük vaka sayısının günlük iyileşen hasta sayısından çok olmasına üzülen Sağlık Bakanımız 3 gün önce yaptığı açıklamasında “Vaka sayısının azaltılmasında yeterli kararlılıkta değiliz” diyerek karamsar bir tablo çizdi.
Sayın Koca bana kalırsa pek de haksız değil.
Vaka sayısı azalmadığı sürece Türkiye olarak önemli bir riski yaşıyoruz demektir.
Bu durumda en büyük faktör yeni insanlar olarak bizleriz.
Sosyal mesafe, maske ve hijyen kurallarındaki sıkıntılara şimdi de asker uğurlamaları damga vurdu.
Yakında düğün törenleri de kontrolden çıkarsa durum daha da kötüleşebilir.
Bunun yanında vatani görevi için 6 aylığına kışlalara uğurlanan Mehmetçik adaylarının ekranlara yansıyan olumsuzlukları bana göre yaşadığımız şu pandemi döneminde Türk askerine yakışmayan bir vurdumduymazlıkta.
Söyler misiniz, hiç yakışıyor mu Mehmetçik adaylarımıza uğurlama törenlerindeki kural ihlalleri, vurdumduymazlık?
***
Sağlık Bakanlığı tarafından Türkiye’nin çeşitli üniversitelerinde her biri kendi alanlarında başarısını, tecrübesini ve kariyerini ispatlamış profesörlerin her gün birkaçı gazetelere, televizyonlara açıklamalarda bulunarak pandemi dönemine ilişkin aksaklıkları, vurdumduymazlıkları, yaşananları, olması ve uyulması gereken kuralları, virüsün kökünün kazınması için bilimsel çalışma raporlarını, dünya genelinde virüsle mücadelede elde edilen başarı ve başarısızlıkları sürekli aktarırlarken insanlarımızın normalleşmeyi bile anormalleşme olarak algılaması gerçekten düşündürücü.
Daha önceki gün, Simav’ın 30 Ağustos Caddesi üzerinden gelen, ama Simavlı ya da yakın yerleşim birimlerinden olmadığını büyük bir olasılıkla tahmin ettiğim 5 kişilik bir ailenin tamamen maskesiz olması, sosyal mesafe kurallarını ihlal etmesi vatandaşların gözleri önünde normal bir hareket gibi geldi geçti.
Biraz takip ettiğim bu kişilere ne girdikleri esnaf ne de yolda rastladıkları bir vatandaş uyarıda bulunmadı.
Uyarı konusunda sütten ağzı yanan bir kişi olarak diyorum ki, “KOVID-19 mücadelesi toplumsal bir mücadeledir”.
Kişilerin kurallara uymasından öte kitlelerin hep birlikte kurallara uyması pandemi sürecini bitirecektir.
Ama gel gör ki, polis, jandarma, zabıta bu işten adeta bitkin düştü.
Maske takmama cezası 900 TL’lere ulaşmasına rağmen sanki ilçede parasızlık yaşanmıyormuş gibi yasağı ihlal eden edene.
***
Bir iki gün önce KOVID-19 mücadelesiyle ilgili bir televizyon programında pandemideki tedavinin en kötü evresi olan entübe konusunda bir hasta için yapılan açıklamalar gerçekten çok zor ve ağırdı.
Dinlerken bile insanın içi titriyor.
Bir de entübe konumundaki kişinin çektiğini, dönülmez yoldan dönmesinin pek de kolay olmayacağını hiç unutmamak gerek.
***
Bugün de sözün sonuna geldiğimde okurlarımı KOVID-19’a yakalanan insanlarımızın yaş ortalamasının 40’lı yaşlardan 30’lu yaşlara düştüğünü söylemek gerekirse önümüzdeki günlerde küresel salgından hayatını kaybedenlerin yaş ortalaması da aşağılara çekilecek gibi görünüyor.
Bu tahmin bile korkunç, korkunç olduğu kadar da tehlikelidir.
Şimdi tekrar soruyorum;
“Çok mu zor maske takmak, sosyal mesafeyi korumak ve hijyene dikkat etmek?”

Etiketler :

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

KORONA GÜNLERİMİZ 339

”20 AY ASKERLİK GİBİ” Tam 20 ay ya da yaklaşık 610 gün.. Ne çileler çektik, ne tehlikeler atlattık. Kimisi nezle ile gribi, kimisi Koronavirüsle

KORONA GÜNLERİMİZ 338

”Kafalar karışık..” Pandemiyle mücadele sürerken bilindiği gibi Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu üyelerinin açıklamaları da aylardır

KORONA GÜNLERİMİZ 337

”Aşı Olmak – Olmamak” İçinde bulunduğumuz Koronavirüsle mücadele sürecinde her türlü sosyal ve kültürel etkinliklerin pandemi kuralları