KORONA GÜNLERİMİZ 72

Ana Sayfa » Köşe Yazarları » KORONA GÜNLERİMİZ 72
Paylaş
Tarih : 18 Ağustos 2020 - 12:47

Kontrollü hayatımız kontrolden çıktı. Sosyal hayatın içinde yaşayanlar maskesiz, mesafesiz bir şekilde adeta virüs taşıyıcılığı yaparken, hastanelerde de önemli bir yoğun bakım doluluğu yaşanmaya başladı.
11 Mart 2020’den bu yana çeşitli aşamalarla sürdürdüğümüz Korona mücadelemizde ne yazık ki, tatiller, Kurban Bayramı süreci ve geleneklerimiz neredeyse ülkemizi 11 Mart gününe geri getirdi.
Örneğin Türkiye’nin hem ekonomik hem de tarihsel olarak önemli bir ili olan Bursa’da yaşanan sosyal mesafesiz, maskesiz düğünler ve asker uğurlamaları ölümcül virüsle mücadelede olayı ne kadar ciddiye alıp olmadığımızı açıkça ortaya koydu.
Bursa bana göre normalleşemediğimizin kötü örnekleriyle dolu.
Ama bunun yanında akıllarda bir soru, bir merak olan bir konu var ki, şaşırmadan geçemeyeceğim.
Bilindiği gibi İçişleri Bakanlığının sokak düğünleri, taziyeler, asker uğurlamaları konusunda önemli genelgeleri var. Valilikler ve kaymakamlıklar aracılığıyla bu genelgelerde belirtilenlerin tüm yurtta uygulanması şart.
Ama ne yazık ki bazı yerlerde yapılan düğünlerde, asker uğurlamalarında taziyelerde sosyal mesafe, maske kuralları hep göz ardı ediliyor. O mahallenin, köyün muhtarı, ilçenin kaymakamı, belediyesi, zabıtası, polisi ve kırsalına göre jandarması bu düğünleri başlamadan görmüyorlar mı?
Bir düğün ve kutlama öncesi en az 3 saatlik bir hazırlık gerektirir.
Bir de konukların toplanmasını düşünürsek al sana 4 saat.
Bu 4 saatle muhtar, zabıta, polis, jandarma ve Ahde Vefa Grupları ne yapıyor?
Bunların hiç biri mi görmüyor, duymuyor ya da duyarlı vatandaşlar 153, 155 ve 156 ihbar telefonlarını aramıyor?
Şaşırmamak elde değil.
Verdiğimiz toplumsal mücadelede kendi kendimize harakiri yaptığımızın farkında değiliz.
Birlikte bertaraf edeceğimiz virüsle dalga geçer gibi hareket ediyoruz.
***
Bir de Ocak 2020’den bu yana organize edilen, hazırlanan sağlık kuruluşlarımızın çalışan sağlıkçılarını düşünelim.
Gecelerini, gündüzlerini, sosyal hayatlarını, evini, eşini, çocuklarını feda ettiler.
Koronavirüslü insanlarımızı yaşatmak için gerektiğinde de hayatlarını bile verdiler, vermeye de devam ediyorlar.
Onların emekleri ne olacak?
Hani onların yanındaydık, etkinliklerle 7/24 yanlarında olduğumuzu gösterirken, destek verirken sağlıkçılara olan güvenimizi ortaya koyuyorduk..
Şimdi ne oldu?
Hayat bu kadar mı ucuz, bu kadar mı değersiz.
İnanın maskesini takmayanları, sosyal mesafeye ve hijyen kurallarını uymayanları gördükçe sağlıkçılarımıza sanki ihanet ediliyormuş gibi geliyor bana.
Ne yazık ki sağlıkçılarımız bu duyarsızlığı hak etmiyor!
Hayatlarının en önemli yıllarını insanlara şifa sunmak için adayan bu beyaz melekler bugünlerde ulusal haberlere bakıldığında bir yol ayrımında gibiler.
Bazı solunum ve göğüs hastalığı uzmanlarının mesleğinin zirvesinde emekliye ayrılmaları ve gerekçe olarak da insanlarımızın normalleşememelerini göstererek, “Bizler boşuna mı mücadele ediyoruz” demeleri, artık şapkayı çıkarıp önümüze koyma vaktinin geldiğini gösteriyor.
***
Sözün özü: KOVID-19 hastanede değil hayatın tam içinde.
Onun için bu küresel salgınla hayatın içinde mücadele etmeliyiz.
Nasıl mı?
“Maskeyi takıp, sosyal mesafeyi koruyup hijyenimizi de sürdürerek!”

Etiketler :

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

KORONA GÜNLERİMİZ 339

”20 AY ASKERLİK GİBİ” Tam 20 ay ya da yaklaşık 610 gün.. Ne çileler çektik, ne tehlikeler atlattık. Kimisi nezle ile gribi, kimisi Koronavirüsle

KORONA GÜNLERİMİZ 338

”Kafalar karışık..” Pandemiyle mücadele sürerken bilindiği gibi Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu üyelerinin açıklamaları da aylardır

KORONA GÜNLERİMİZ 337

”Aşı Olmak – Olmamak” İçinde bulunduğumuz Koronavirüsle mücadele sürecinde her türlü sosyal ve kültürel etkinliklerin pandemi kuralları