KORONA GÜNLERİMİZ 84

Ana Sayfa » Köşe Yazarları » KORONA GÜNLERİMİZ 84
Paylaş
Tarih : 02 Eylül 2020 - 13:20

Yaşadığınız sokakta her zamanki hayat, caddede, meydanda, çarşıda da yaşanıyorsa olağanüstü bir durum yoktur ve hayat normal seyrindedir.
Eğer sabah kalkıp sokağa ilk adımınızı attığınız anda bir takım olumsuzluklar, sıkıntılar hissediyor, adını koyamadığınız bir durum yaşanıyorsa sebebini bilmediğiniz bir şeyler mutlaka vardır.
Evet dostlar, ben hem ilk paragrafta belirttiğim gibi normal bir hayatın yaşandığını hem de bunun tam tersi bir hayatı yaşadığımı görüyorum.
Bir tarafta hiçbir şey yokmuşçasına hayatı sıradanlığıyla yaşayanlar, bir tarafta da 84.köşe yazımda bile hala şu Simav’da COVID-19 tehlikesini anlatmakta, onları inandırmakta güçlük çektiğim insanlar.
Hayat; gerçekten dolu dolu yaşamak isteyenler için çok değerli, umursamaz sıradanlıkla kopyala-yapıştır misali günü yaşayanlar yani Koronavirüs gerçeğini görmezden gelenler için ise çok ucuz.
***
Yaşadığımız zor günlerin olmazsa olmaz 3 şartı olduğunu, hatta geleceğimizin bile bu 3 şarta bağlı olduğu gerçeğini söylersem kimse bana “Müneccim misin kardeşim?” demesin.
Dünyanın 2020 yılıyla birlikte tanıdığı, ülkemizin de resmen 11 Mart 2020 tarihi itibariyle mücadele ettiği bu virüs savaşında ne yazık ki bugüne kadar 6 bin 400’ün üzerinde can kaybımız oldu.
Benim kişisel görüşüm ’10 bini çoktan bulmalıydık’ şeklinde olsa da küresel salgında pandeminin altında kronik rahatsızlıkları olanların çoğunun virüsten değil, kronik rahatsızlığı nedeniyle tedaviye cevap veremeyenler olduğu ve kayıtlara kronik rahatsızlığı nedeniyle hayatını kaybettiği şeklinde geçip toplu törensiz-toplu duasız defnedildiği yönündedir.
Henüz salgının birinci dalgasının ikinci pikini yaşadığımızın açıklandığı şu günlerde beklenen acı gerçek ise; salgın da olsa hayatın normale dönmesi için tatil sezonunun bitmesi, okulların kontrollü bir şekilde açılmasıdır.
İşte ondan sonra Koronavirüsle tam bir mücadeleye girişmenin ve olumlu sonuçların alınması mümkün olacaktır.
Bir deyim vardır; “Tarih tekerrürden ibarettir” diye.
Tarihin tekerrür etmesini istemiyorum ama yaşanmış tarihin yaşanacak günler için hatırlanmasında yarar görüyorum.
Bu açıdan geçtiğimiz 30 Ağustos tarihli koronavirüs mücadelesiyle ilgili Türkiye’nin raporunu açıklayan Sağlık Bakanımız Sayın Fahrettin Koca, virüs kaynaklı 42 can kaybı, 1482 yeni vaka tespit edildiğini en başına koyarak Türkiye’de koronavirüs vaka sayısı düşerken ve vefat sayılarının bir önceki güne göre arttığına dikkat çekti.
Bir başka deyişle bakan Koca, 30 Ağustos tarihinde açıklanan koronavirüs verilerine göre; 42 kişinin hayatını kaybetmesiyle kritik bir eşik daha aşıldığını, böylece toplam vefat sayısının 30 Ağustos için 6 bin 326’ya yükseldiğini toplam vaka sayısının ise Türkiye için 268 bin 546’ya olduğunu duyurdu.
Evet; 11 Mart 2020 tarihinden bu yana toplam test sayısının 7 milyonu çoktan geçtiği, Türkuaz tabloda yeni yer alan zatürre oranı rakamlarının ise yüzde 7.5’e ulaşması birinci dalganın ikinci pikinde yapmamızı gerekeni ortaya koymaktadır.
Yapılması gereken de şapkamızı çıkarıp önümüze koymaktır.
***
Peki ne yapacağız?
Aslında bunun cevabını her yazımın sonunda veriyorum ama bugün biraz farklılıkla aktarmak istiyorum..
Denizbank Simav Şube Müdürü Sayın Kenan Tahir Uncu’nun da belirttiği gibi özellikle gençlerimiz ağız maskelerini kollarından çıkararak takım kaptanı olmadıklarını, Koronavirüsle savaşımızı gençlerin tutum, davranış ve maske kararlılığı ile kazanacağımızı bilmeliler.
Ayrıca maskesini takarak yasal zorunluluğu, vatandaşlık görevini yerine getiren duyarlı vatandaşlarımız da yok değil.
Ama artık gömleğinin, pantolonunun, cüzdanının, çantasının bir yerinden çıkararak kullanım ömrünü tamamlamış maskeleri ait olduğu kutulara atın artık.
Takın yeni bir maske!
Tek tek alındığında 1 TL, toplu alındığında 50 kuruşa kadar düşen bu ‘tek kullanımlık’ maskeleri bir defa kullanmanın alışkanlığına geçerek sınıf atlayalım.
Hayatımızın 50 kuruş ve 1 TL’ye bağlı olduğunu bir anlayalım artık.
Özellikle sağlık kuruluşlarından çıktığımızda, sağlıksız ortam ve yerlerden geçtiğimizde ve güne merhaba derken ilk kullanımını yapacağınız maskeyi takmanın alışkanlığını kazanalım.
***
Bu sözüm de gençlere;
Simav’ın değerli gençleri, çocukları; sizler hem ilçemizin hem de ülkemizin geleceğisiniz. Bu geleceğe ulaşmakta, mümkünse bizleri de geleceğe taşımakta kararlı iseniz lütfen maskelerinizi takıp sosyal mesafe kuralına uyunuz.
Unutmayınız; virüsü taşıyan ve eve döndüğünüzde en çok sevdiğiniz büyüklerinize kardeşlerinize, komşularınıza tehlikeyi ulaştıran siz olabilirsiniz.
Haydi Simav; maskeni tak, sosyal mesafeye uy, elleri yıka!

Etiketler :

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

KORONA GÜNLERİMİZ 339

”20 AY ASKERLİK GİBİ” Tam 20 ay ya da yaklaşık 610 gün.. Ne çileler çektik, ne tehlikeler atlattık. Kimisi nezle ile gribi, kimisi Koronavirüsle

KORONA GÜNLERİMİZ 338

”Kafalar karışık..” Pandemiyle mücadele sürerken bilindiği gibi Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu üyelerinin açıklamaları da aylardır

KORONA GÜNLERİMİZ 337

”Aşı Olmak – Olmamak” İçinde bulunduğumuz Koronavirüsle mücadele sürecinde her türlü sosyal ve kültürel etkinliklerin pandemi kuralları