KUZUCUKLAR

Ana Sayfa » Köşe Yazarları » KUZUCUKLAR
Paylaş
Tarih : 30 Kasım 2019 - 9:26

Dünyanın en değerli varlıkları olan öğretmenlerimiz için Öğretmenler Gününü geride bıraktık.
Kimisini saygı ve sevgiyle, kimisini de rahmet ve şükranla andık.Yılın önemli gün ve haftalarını 2019 yılı için bir bir geride bırakırken, giriverdik son aya, Aralık’a, yılın son 30 gününe!
***
Dünyamız gibi yaşayan herkes bir yaş daha yaşlanacak, hatıralara yenilerini eklemek için yeni güne, günlere nasipse merhaba diyeceğiz.
Hayat denen saat hiçbir şekilde aksamadan, ne bir saniye geri, ne bir saniye ileri gitmeden kendi ekseninde dönüşünü sürdürürken, işsizlik, parasızlık, gelecek kaygısı tuzu kuru olmayanlar için hep devam edecek.
Maddiyatın maneviyatı gölgede bıraktığı günlerin yaşandığı şu günlerde ben Simav’daki küresel işsizliği, ekonomik daralmayı, insanların geçim zorluğunu bir yana bırakarak, en azından bulunduğumuz halimize şükrederek biraz maneviyatı öne çıkarmak, maddiyatın gölgesinden kurtarmak istiyorum.
***
Hani bir zamanlar Münir Özkul-Adile Naşit filmleri vardı ya..
Bizleri beyaz perdeden sonra siyah-beyaz ve ardından da renkli televizyonlarda güldürür ve düşündürürdü.
Günümüzde bile her gün en az 3-5 televizyon kanalında tekrarları yayınlanan filmlerini tekrar tekrar izlediğimiz,
Aslında ne Münir Özkul ne de Adile Naşit’tir!
Hayatımızdır izlenen.
Her ayrı filmde hayatımızdan kesitlerdir ekranlarda gördüklerimiz.
Onlarda bir insandır, severek izlediklerimiz.
Biz onları hep gülerken, ‘kuzucuklarım’ sözleriyle hatırlarız.
Ama onların bir derdi, yaşadığı acı ve hüzün olup olmadığını merak bile etmeyiz.
***
Yurt dışında yaşayan çocukluk arkadaşım Fuat Arıkan bir paylaşımda bulunmuş.
Alıntı da olsa günümüz ekranlarının gülen yüzü Adile Naşit’in bir acısını paylaşmış.
Bir anne olan Naşit’in yaşadığı dram, bir annenin önemini ve değerini acı bir şekilde ortaya koyuyor.
Bu makaleyi “Anneler Günü’nde yayınlamak isterdim ama sanki bugün yayınlamanın daha anlamlı olacağını sanıyorum.
Hani derler ya; “Hak var, rahmet var”.
Buyurun sevgili okurlarım..
***
ADİLE NAŞİT – 1978
Elindeki fotoğraf 14 yaşında kaybettiği oğlu Ahmet Keskiner’e aittir. Ahmet’in kalbi doğuştan deliktir. Doktorlar azami 10 yıl ömür biçmiştir daha iki aylıkken. İlahi kudret bu 14 yaşına gelir Ahmet. Zor günler başlar.
Tesadüfen Cerrahpaşa’da ki bir muayenede, sempozyum için gelen Amerikalı bir doktor Ahmet’i muayene eder ve ABD de yapılacak bir ameliyatla başarı yüzdesinin çok yüksek olduğunu söyler. Yol, ameliyat ve bakım masrafları dahil 20 bin lira ücret söyler ve gider doktor.
Umut umuttur. Eşi Ziya Keskiner’le birlikte harıl harıl turne düzenlerler, eşe dosta, sanat dünyasını haberdar ederler. İlk bir ay kocaman sıfır vardır ortada. Devlet Tiyatroları devreye girer. Bir haftada, sanatçılardan imece usulü 10 bin lira toplanır. Kalan 10 bin lirayı Devlet Tiyatroları kendi yıllık ödeneğinden temin eder.
Adile ve Ziya Keskiner turnedeyken Ahmet apar topar ABD’ye gönderilir. Evlatlarına veda bile edemezler. Ahmet, hemen ameliyat edilir. Sonuç olumludur. Ancak, beş gün sonra ani bir krizle Ahmet vefat eder. Vefatından 10 dakika evvel, tercüman vasıtasıyla Adile hanım, oğlunun iyi haberini almıştır.
Ama ecel bu …
İşte budur yüzü hep gülen, ama kalbi kan ağlayan sanatçının …
Yıkılan bir annenin kısa öyküsü …
Kuzucuklarım lafı ağzından hiç düşmez …
Çünkü Ahmet’e hep KUZUM demiştir …

Etiketler :

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

KORONA GÜNLERİMİZ 339

”20 AY ASKERLİK GİBİ” Tam 20 ay ya da yaklaşık 610 gün.. Ne çileler çektik, ne tehlikeler atlattık. Kimisi nezle ile gribi, kimisi Koronavirüsle

KORONA GÜNLERİMİZ 338

”Kafalar karışık..” Pandemiyle mücadele sürerken bilindiği gibi Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu üyelerinin açıklamaları da aylardır

KORONA GÜNLERİMİZ 337

”Aşı Olmak – Olmamak” İçinde bulunduğumuz Koronavirüsle mücadele sürecinde her türlü sosyal ve kültürel etkinliklerin pandemi kuralları