MEMUR-SEN’İN SİMAVLI ÜYELERİ, “BİZ VİCDANIN SESİYİZ”

Ana Sayfa » Simav Haberleri » MEMUR-SEN’İN SİMAVLI ÜYELERİ, “BİZ VİCDANIN SESİYİZ”
Paylaş
Tarih : 10 Aralık 2019 - 12:03

Memur-Sen’e bağlı Eğitim Bir Sen’in Simav Temsilciliği önderliğinde Simav’da Memur-Sen Konfederasyonu’na bağlı sendikaların ilçe temsilciliklerinden Diyanet-Sen, Büro-Sen, Tocbirsen-Sağlık-Sen, ayrıca SİHMED, IHH; TUGVA, TURGEV ve bazı STK ilçe yöneticileriyle Belediye Başkan Yardımcısı Fatih Kalay, AK Parti İlçe Başkan Yardımcısı Abdullah Emre Çetiner, MHP İlçe Başkanı Bayram Yılmaz, AK Parti Kadın Kollarından bazı üyeler 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü nedeniyle Dünyada mağdur durumdaki Müslüman ülkelerde yaşanan insani vahşetlerle
son olarak Komünist Çin rejiminin Doğu Türkistan’daki Müslüman Uygur Türklerine uyguladığı soykırım örneklerine tepki gösterilen basın açıklaması için Cumhuriyet Meydanında bir araya geldiler.
Basın açıklaması öncesinde kısa bir bilgi aktaran Eğitim Bir Sen’in Simav Temsilcisi Halil Aktay, dünya genelindeki Müslümanlara yönelik yaşanan vahşetleri öne sürerek son 25 yılda savaşlarda 12,5 milyon Müslüman yaşamını yitirdiğine, bu küresel çaplı bir soykırımın müsebbibi ya da failinin ise emperyal sömürü düzeni olduğuna dikkat çekti.
Tekbirlerin getirildiği, Müslümanların ve Türklerin vahşete uğramasına tepki içeren pankartların yer aldığı basın açıklamasında Eğitim Bir Sen’in Simav Basın Sözcüsü Hamza Kara basın açıklamasını okudu. Kara, şu ifadelerde bulundu:
“ABD’den Rusya’ya Çin’den AB’ye kadar küresel emperyalizm, insanlığa ve özelde İslam dünyasına karşı acımasız bir savaş yürütüyor. Küresel emperyalizm nedeniyle küresel yoksulluk ve açlık büyürken, iç savaşlar ve insani krizler derinleşiyor.
Bugün dünyada 66 ülkede savaş ve çatışma yaşanırken ölen her 4 kişiden 3’ünü siviller oluşturuyor. 2018’de savaş ve çatışmalarda 12 binden fazla çocuk yaşamını yitirdi. BM’nin tespitlerine göre geçen yıl ölen ve yaralanan 24 binden fazla çocuğa karşı ağır hak ihlallerinin nedeni, çocukların savaşçı olarak kullanılması, cinsel şiddete maruz kalması ve hastane ya da okullara saldırılar düzenlenmesidir.
Emperyalizmin kurduğu ya da koruduğu terör örgütlerinin saldırıları sonucunda 2018’de 16 bin kişi yaşamını yitirdi. Nitekim PKK/YPG’nin de, IŞİD’in de arkasında bu güçler var.
Dünyada açlık, yoksulluk ve savaşlar nedeniyle 70 milyon insan mülteci durumunda yaşıyor. Batı’da yükseltilen ırkçılık ve göçmen düşmanı politikalar; göçmenlere sistematik saldırılarla hatta Yeni Zelanda’da olduğu gibi büyük katliamlarla sonuçlanıyor.
İslam dünyası ise Sykes-Picot düzeniyle birbirine düşman kılınmış, etnik, dini, mezhebi fay hatlarıyla tuzaklanmış olmanın ağır sonuçlarını yaşıyor. Filistin halkı, 70 yıldan fazla bir süredir Siyonist işgal güçlerinin sistematik soykırımına maruz kalıyor. Mescid-i Aksa işgal edilmiş ve yıkım tehdidi altında.
Emperyalist paylaşımın en kanlı sahnesi Suriye, ABD ve koalisyon güçleri ile Rusya, İran ve Esed rejimi saldırılarıyla kan gölüne dönmüş durumda. Yüzbinlerce kişinin öldüğü, 5 milyon 700 bin kişinin ülkesini terk etmek zorunda kaldığı Suriye’de ABD öncülüğündeki koalisyon güçleri Eylül 2014’ten bu yana 900’ü çocuk ve 700’ü kadın olmak üzere 3 binden fazla sivili katlederken; Rusya, Eylül 2015’ten bugüne yaklaşık 2 bini çocuk en az 7 bin sivili katletti. Esed rejimi ise 2011’den bu yana 173’ü çocuk 14 bin 131 kişiyi işkencelerde öldürdü. 2018’de 1437’si çocuk 19 binden fazla insan yaşamını yitirdi.
Mısır’da Sisi cuntasının hapishanelerinde her yaştan kadın-erkek binlerce kişi işkence ya da kötü koşullar nedeniyle hayatlarını kaybediyor, sözde yargılamalarla idam ediliyor. Yakınlarının ve avukatlarının görüşmelerine izin verilmiyor. Sözde demokrat Batı’nın ikiyüzlülüğü Mısır’da yaşananların dünya kamuoyunda tartışılmasını engelliyor.
Komünist Çin rejimi, İspanyolların Endülüs’te yaptığı fiziki ve kültürel soykırımın benzerini Doğu Türkistan’daki Müslüman Uygur kardeşlerimize karşı gerçekleştiriyor. 28 toplama kampında tutulan 1 milyondan fazla Uygur, ideolojik programlarla kültürel, dini ve etnik yönden asimile ediliyor. Kampların dışında kalanlar ise evlerine yerleştirilen ve birlikte yaşamak zorunda bırakıldıkları Çinli erkekler üzerinden baskı görüyor. İşkence ve idam cezası karşısında Doğu Türkistanlı kardeşlerimizin hiçbir hak arama imkânı da bulunmuyor.
Yemen’de çatışmalarda bugüne kadar on binlerce kişi öldü ve milyonlarca kişi açlıkla boğuşuyor. Açlık nedeniyle, beş yaş altı 85 bin çocuk öldü. Arakan halkı dünya tarihinde ender görülen bir soykırıma maruz kalırken, Keşmir 70 yıldır kanayan yara olmaya devam ediyor. Afganistan’da binlerce kişi ABD tarafından katledilirken, Pakistan’da da siviller ABD’nin saldırılarına uğruyor. Libya’da emperyalist güçler BM’nin tanıdığı meşru yönetime karşı Hafter güçlerini destekleyerek bir iç savaşı körüklüyor. Orta Afrika, Sudan, Irak, Somali, Çeçenistan ve diğer birçok İslam ülkesinde emperyalizmin ve işbirlikçilerinin sebep olduğu ağır insan hakları ihlalleri, ölümcül saldırılar yaşanıyor. Son 25 yılda savaşlarda 12,5 milyon Müslüman yaşamını yitirdi. Bu küresel çaplı bir soykırımın müsebbibi ya da faili emperyal sömürü düzenidir.
Küresel medya ağı, bu vahşet tablosunu örterek gerçekleri tersyüz etmeye, emperyalizmin mütecaviz politikalarını haklı çıkarmaya çalışırken, BMGK gibi uluslararası yapılar, mağduru değil mağruru, mazlumu değil zalimi koruyarak hegemonik düzenin bekçiliğini yapıyor. Uluslararası Ceza Mahkemesinin Mavi Marmara soruşturma dosyasını, ‘suçun UCM’de yargılanacak ağırlığa ulaşmadığı’ gerekçesiyle 3. kez kapatma kararı alması bunun son örneğidir.
Bizler Memur-Sen olarak, dünyanın yaşadığı insani krizin arkasında emperyalizmin sömürü düzeninin olduğunu bir kez daha vurguluyoruz. İnsanlığın zulümden kurtuluşunun ezilen toplumlarınve İslam dünyasının dayanışmasından geçtiğine inanıyoruz.
Bizler, Memur-Sen olarak Dünya İnsan Hakları günü münasebetiyle, bütün vicdanlı insanları, bütün erdemli hareketleri insanlık ortak paydasında mazlumlarla dayanışmaya davet ediyoruz.
Buradan bütün dünyaya haykırıyoruz:
Dünyanın neresinde olursa olsun mazlumların yanında zulme karşı durmaya devam edeceğiz.
Emperyalizmin sömürü düzenine karşı direniş ateşini her koşulda harlamayı sürdüreceğiz.
Biz vicdanın sesiyiz. Bütün sesleri sustursalar da vicdanın sesini susturamazlar.
Tarihe ve insanlığa karşı sorumluluğumuz gereği susmayacağız.
Mısır, Suriye, Doğu Türkistan ve Filistin zindanlarındaki kardeşlerimiz özgür oluncaya, dökülen kanlar duruncaya kadar mazlumların sesi, çığlığı olacağız.
Kahrolsun küresel emperyalizm!
Yaşasın zulme karşı direnişimiz!”
Kara’nın okuduğu basın açıklaması tekbir sesleri ve alkışlarla son buldu. *Haber: Şerif Erel

Etiketler :

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

SİMAV’DA ‘YEŞİL REÇETE‘ OPERASYONU: 3 GÖZALTI
SİMAV’DA ‘YEŞİL REÇETE‘ OPERASYONU: 3 GÖZALTI

Sahte reçete, başkasına ait reçete gibi usulsüz gereçlerle Simav’da ki bazı eczanelerden yeşil reçeteli ilaçları usulsüz temin edenlere

SİMAV’A E-SINAV MERKEZİ AÇILIŞI SÜRÜCÜ ADAYLARINI ARTIRDI
SİMAV’A E-SINAV MERKEZİ AÇILIŞI SÜRÜCÜ ADAYLARINI ARTIRDI

Simav Halk Eğitimi Merkezi ve Akşam Sanat Okulu hizmet binasında 2020’nin sonunda ilk kez hizmete giren e-Sınav Merkezi, Simav’da

GÖNÜLLÜ İTFAİYECİ EĞİTİMLERİ YAYGINLAŞACAK
GÖNÜLLÜ İTFAİYECİ EĞİTİMLERİ YAYGINLAŞACAK

Simav Belediye Başkanı Adil Biçer, son gerçekleştirdiği Kasım dönemi ilk meclis toplantısı sonunda Belediye olarak yapılan hizmet ve projelerle