ÖMER ÖNDER (1)

Ana Sayfa » Köşe Yazarları » ÖMER ÖNDER (1)
Paylaş
Tarih : 07 Aralık 2020 - 12:08

Bazı insanlar için gıyabında birilerine bir şeyler söylemek, yüzüne bir şeyler anlatmak çok kolay olsa da aynı kişiler için bir şeyler yazmak çok zordur.
Derler ya; “Söz uçar yazı kalır” diye..
Bu yüzden bir köşe yazarı için tüm topluma hitap eden bir ‘insan’ hakkında bir şeyler yazmak kolay değildir.
Bu kişi bir de “ÖMER ÖNDER” ise iş tamamen zordur.
***
Simav’ın Sesi Gazetesini 1979 yılında Tıplamaz Pasajında yayınlamaya başladığımda ilk kez o zaman yüz yüze kalmıştım Ömer Amca ile.
O dönemler Ziraat Teknisyeni olarak dönemin İlçe Tarım Müdürlüğü’nü yönetir, çiftçilerimize yeni tarım tekniklerini, fidan dikimlerini, meyve zararlılarıyla mücadeleyi, bugün için ilçenin ekonomik lokomotiflerinden olan kestaneyi, aşılanmasını, hastalıkla ilgili düşüncelerini, günümüzün organik tarım uygulamalarını bıkmadan yorulmadan anlatırdı.
Fırsat bulduğunda da gazetemiz için küçük makaleleri samanlı kağıtlara aktarır, yayınlanmasını rica ederdi.
80 ihtilâlinden sonra ise yayınlamaya başladığımız Yeşil Simav Postası adlı gazetemizde aynı yönde yazılarını haftalık olarak yayınlamaya başladık.
Uzun yıllar Simav tarımıyla ilgili mücadele ettikten sonra da emekli olunca bu kez Yeni Cami Caddesindeki evinin altına Zirai ilaç satıcılığıyla ilgili sivil hayatının ilk dükkânını açtı.
Gayesi çiftçiye ilaç satarak para kazanmak değil, ilaç için dükkanına gelen çiftçileri bilgilendirmeye, ilaçları nasıl kullanacaklarını öğretmeye devam etmekti.
Ve öyle de devam etti.
Ama 11 Eylül 1992 yılında TEMA kurulunca o hem temanın Simav Gönüllü Sorumlusu hem de TEMA’nın kuruluşuna tuğla, çimento alanlar arasında en yaşlılarından birisi olarak tarihe geçti.
Yine o dükkanda çiftçileri bilgilerle donatırken bu kez TEMA için hayatında yeni bir sayfa açarak Simav’ın her yerinde fidan dikimlerine, israfa, suyun, doğanın, havanın temiz olmasının önemine değinmeye başladı.
Sadece Simav’da değil; Şaphane, Pazarlar hatta Sofular’a kadar giderek okullarda, kahvelerde dilinin döndüğünce TEMA’yı anlattı, anlattı, anlattı.
Üniversiteler, fakülte ve yüksek okullar, liseler, ortaokullar onun bilgiyi yaydığı en önemli merkezlerdi.
Gün geldi, Simav’da, Demirciköy ve Yeniköy’de yapılan Kestane Festivallerine, gün geldi Pazarlar ve Şaphane’de uzun yıllar gerçekleştirilen Kiraz ve Vişne Festivallerinin olmazsa olmazı oldu.
Atasından gördüğü insan davranışlarıyla hep örnek oldu topluma. Büyüğüne saygılı, küçüğüne ise sevgi doluydu.
Çocukları, torunları ve bunlara her gün artan özlemi yüreğinde sessizci yaşatırken gençler ve çocuklar onun değerli eşi, sevgili öğretmenim, ‘Sadıcım’ merhum Zekiye Önder’den sonra en çok sevdikleri oldu.
O minik ellerle birlikte dağlara, tepelere binlerce fidanın toprakla buluşmasına vesile olan, yeri geldiğinde çevre kirliliğine dikkat çekmek için o miniklerle ellerinde süpürgelerle Belediye Meydanından Cumhuriyet Meydanına kadar ve işlek caddeleri süpürerek herkesi en azından evinin, dükkânının önünü süpürmesi alışkanlığı mücadelesini veren Önder, hiçbir bayramı kaçırmaz, eşiyle birlikte hiç yakalarından çıkarmadıkları Atatürk ve TEMA rozetleriyle törenlerde, kutlamalarda ve bayramlarda yerlerini alırlar, sanki onlarsız hiçbir tören adeta olmazdı.
Hiçbir zaman kirli sakallı bile görmediğim Ömer Önder, her zaman tıraşlı, takım elbiseli ve kravatlı olurdu. Halkın ve kamu’nun ona verdiği ve elde ettiği saygınlık onun için bir hayat felsefesi ve yol çizgisi olmuştu. Son 45 yıl içinde onu asla siyasetin kıyısında, köşesinde görmedim, duymadım.
Herkese çok yakın olan bu örnek şahsiyet, siyasetçilere saygısını gösterdiği gibi, onları da saygıyla dinler, Simav için olması gerekenler konusunda da lafını asla sakınmazdı.
Ne kaymakamlar geldi geçti, ne başkanlar seçildi.
Ama onun saygınlığı Simav’a gelen her yetkili için hep kabul gördü.
Gün geldi Simav’ın akil insanı, gün geldi her konuda Simav’ın diplomasız profesörü oldu.
Ama o her zaman geçmişten günümüze binlerce Simavlı’nın ”Ömer Amca”sı oldu.
***
Binlerce insanın yaşadığı Şu Simav’da bana sadece Ömer Amcam “Mustafacığım” derdi.
Zaman zaman “sanki benim soy ismimi bilmiyor herhalde” şeklinde kendi kendime konuştuğum da olurdu.
Ömer Önder sonunda canı kadar çok sevdiği ve yaklaşık 10 ay önce toprağa verdiğimiz sevgili eşi Zekiye Önder’e kavuştu.
Evlatları ve Simav halkı vefatı nedeniyle çok üzüldüler ama Ömer Amca, belkide hayatını kaybetmesine en çok sevinen ilk kişiydi.
Çünkü O’nu Demirciköy Kabristanında bekleyen eşine kavuşmuştu.
Geçtiğimiz Cuma günü evinin arka tarafında yeşilliklere bakan odasında şahadete erişen Simav’ın Ömer Amcası ne yazık ki kendisine binlerce teşekkür, vefa borcu olan Simav halkına yeni borçlar bırakarak göçtü gitti.
Sokağa Çıkma Kısıtlaması ve pandemi koşulları nedeniyle sınırlı sayıda katılımla 97 yaşında toprağa verilen Ömer Önder, binlerce kişinin dualarıyla değerli eşinin yanına uğurlandı.
***
“Bugünlük bu kadar” demiyorum.
Yaklaşık son 45 yılına şahit olduğum, gazetelerimizde yüzlerce köşe yazıları yayınlanan Ömer Önder’i sizlere yazı dizisi şeklinde anlatmayı, hatırlatmayı, unutturmamayı sürdüreceğim.
Böylece beklide ben ona hakkını helal ettirmiş olurum.

Etiketler :

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

KORONA GÜNLERİMİZ 304

”Endişe, kapının önünde” Yine bu köşede 13 Nisan gününün koronavirüs verilerini paylaşırken ‘gelen gün giden günü aratıyor’

KORONA GÜNLERİMİZ 303

”Gelen gün, giden günü aratıyor” Koronavirüs salgınıyla ilgili bugüne kadar pandemiyi çeşitli boyutlarıyla ele aldım.Ama bugüne kadar

KORONA GÜNLERİMİZ 302

”Hatırlatma Dozu” Koronavirüse karşı yurt genelinde aşı çalışmaları aşı karşıtlarına rağmen devam ederken, 1 ve 2.doz aşılarını