ÖMER ÖNDER (2).jpg

Ana Sayfa » Köşe Yazarları » ÖMER ÖNDER (2).jpg
Paylaş
Tarih : 08 Aralık 2020 - 12:46

Elbette kabul etmek gerekir ki Ömer Önder Cumhuriyetin ilk yıllarını yaşamış, delikli kuruşu, kısacası radyoyu, telsizi, telefonu, televizyonu, renkli televizyon, bilgisayarı, akıllı cep telefonunu görmüş kullanmış aydın ve zeki bir insandı.
80 yaşına girmeye az kala bilgisayarla tanışan, bilgisayarda köşe yazılarını yazan, mail atan, çıktı alan, internette sörf yapan, dijital fotoğraf makinesini de kullanarak yaptıklarını, doğayı, katıldığı etkinlikleri ölümsüzleştiren, bunları da isteyenlerle paylaşan Ömer Önder, bana göre yaşıtlarından çok çok öndeydi.
Video kamera bile kullanabilen, minik öğrencilerine ilk zamanlar slayt gösterimlerde ardından da görsel sunumlarda bulunan Önder, sanke 60’lı yıllarda köy köy dolaşarak mini sinema makinesiyle filmler oynatan bir gezgin gibiydi.
Zaman zaman Evliya Çelebi gibi Kaymakamlarla köy köy dolaşan, gittiği köylerde kaymakamdan sonra en çok saygı ve sevgiyi hak eden Önder, ‘Ülkemizin Umutlurı’ dediği gençlerle yıllarca TEMA çalışmaları yapmış en sonunda da aşağıdaki birlikte yaşadığımız bir olayı yaşayarak hem üzülmüş hem sevinmişti.
***
Her zaman TEMA, çevre, israf, sigara ve temiz hava konularında gençlerle programlı çalışmalarınıa yenilerini ekleyen Ömer Amcamız, bir gün Simav Kaymakamlığı ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ile bir projeye imza attı. Simav’a gelen her kaymakamın, seçilen her belediye başkanının, gerev yapan her İlçe Milli Eğitim Müdürü, Orman İşletme Müdürü ve İlçe Tarım Müdürlerinin ‘Hayır’ demediği Önder, okulların ana sınıflarında bulunan miniklere yönelik bir salon hazırladı.
Evinin yanında İstanbul’da yaşayan hemşerimiz Hasan Armağan’ın hoşgörü ve izniyle hazırladığı bu salonda toprağın her türlüsü, canlı hayvanların maketleri, bitki türleri, oyuncaklar, ve boyama objeleri vardı. Sinevizyon desteğiyle yüzlerce öğrenciyle belirlenen tarih ve saatlerde buluşan Simav’ın TEMA Dedesi Önder, onlara her zaman miniklerim, çocuklarım, küçüklerim derken, kimisine kibarca ‘sus’, kimisine ‘dinler misin?’ kimisine ‘Sen de anlatmak ister misin?” diyerek, annelerin, babaların hatta öğretmenlerin bile onları kontrol etmekte zorlandığı minik canavarlarla sabır ve hoşgörü içinde iletişim ve sarsılmaz bağlar kurardı.
***
Okulların, Pazarlar’dan, Şaphane’den ve dün de bahsettiğim gibi Sofulardan, köy okullarından geldiği bu program devam edeken bir gün gazetemizin bürosuna hyecanla gelen Ömer Amcam; “Çok mutluyum Mustafacığım, hem de çok”diyerek söze başlarken mutluluğu yanı sıra ‘aynı zamanda da üzgünüm” sözleriyle dikkatimi çekmiş, hafızalarımda yer eden şu diyalogu yaşamıştım.
“Biliyorsun yıllarca ortaokulların, liselerin hatta fakülte ve yüksek okulların öğrencileriyle söyleşiler yaptım, fidanlar diktim, onların çevresini, doğasını ve ülkesini seven bireyler olmasını istedim. Ama hiçbir zaman bu isteklerim tam olarak geri dönmedi. Ama bu minikler yok mu, beni çok sevindirdiler” dedi.
Sözlerini sürdüren Önder, “TEMA salonumuzda okul öncesi miniklere verdiğimiz görsel destekli, konu odaklı objelerin yer aldığı eğitimlerde bana ‘Toprak Dede’, ‘Ömer Dede’ ve ‘TEMA Dede’ diyen bu minikler evlerine varınca anne ve babalarına ğrendiklerini, gördüklerini anlatırken, atıklara, açıkta kalan ışıklara, evlerinin temizliğine, israfa dikkat çekerek büyüklerini uyarıyorlar. Bu durumu yaşayan anne ve babalar büroma gelerek ya da beni gördüklerinde, telefonla aradıklarında teşekkür ediyorlar. İşte benim yapmak istediğim buydu. Ben yıllarca büyükler üzerinden küçüklere ulaşamazken şimdi minikler üzerinden büyüklerimize, toplumumuza ulaşıyorum. Bu mutluluk ömre bedel” demişti.
***
Bu çalışmaların her biri gazetemizin sayfalarında yer aldı.
Öylesine çok haberler ve bu haberlerin arka planında da elbette her zaman değerli eşi, öğretmenim Zekiye Önder vardı. Öğretmenim Zekiye Önder aynı zamanda Ömer Amcamızın dert ortağı, fikir jimnastikçisi, empati ustası, yol göstericisi, TEMA’nın kurucusu ve Onursal Başkanı, kendisinden 10 gün önce 20 Ocak 2020 tarihinde torağa verilen Hayrettin Karaca’nın kadim dostuydu..

Etiketler :

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

KORONA GÜNLERİMİZ 312

”Hep birlikte çıldırıyoruz” İçim kararıyor televizyonların sabah haberlerini izlerken. Hele hele ‘Mesut Yar’ diye bir adam var,

KORONA GÜNLERİMİZ 311

”Mehmet Dündar Kamer” Mart 2020’den bu yana içinde olduğumuz Koronavirüse karşı mücadele sürecinde tam 311 köşe yazısını sizler

KORONA GÜNLERİMİZ 310

”2 SAVAŞ DA DEVAM EDİYOR” Türkiye’nin sorunları her gün büyüyen bir yumak haline gelirken Koronavirüsle mücadele de devam ediyor. Ama