ÖMER ÖNDER (4)

Ana Sayfa » Köşe Yazarları » ÖMER ÖNDER (4)
Paylaş
Tarih : 10 Aralık 2020 - 12:19

Hayatımıza ‘Ziraatçı Ömer’ olarak giren, düzenli bir şekilde kitap okuyan, ansiklopediler tarayan hatta değerli eşi, kitap kurdu Zekiye Önder’in okuduğu kitapları en az onun gibi kısa sürede bitiren Önder’in herkese tavsiye ettiği kitap Turgut Özakman’ın bir belgesel niteliğinde yazdığı ”Şu Çılgın Türkler” olmuştu.
Benim bile bir günde okuduğum bu kitabı ise yine bu değerli büyüklerimin tavsiye ettiği; Zülfi Livaneli’nin “Serenat” ve Sabahattin Ali’nin “Kürk Mantolu Madonna” takip etti.
***
Simav ve çevresinde uzun yıllar ağaçsız her toprağı fidanla buluşturan, ilk kez Kuşu’da Çok Programlı Lisenin öğrencileriyle “Benim Fidanım” projesini uygulayarak herkesin isim kartı olduğu fidanları öğrencilere diktiren Tema Dedemiz Önder, uzun yıllar önce, eski Devlet Hastanesi döneminde kalp krizi geçirmiş ve hastanemizin tek kişilik odasında tedavi altına alınmıştı.
Telaşlı bir koşturmanın ardından onu korkmuş ve endişelenmiş bir halde gördüğümde her zamanki gibi yanından ayrılmayan Zekiye öğretmenim ellerinden tutmuş ona moral veriyordu.
“Bu günler hemen geçsin, İzmir’e gidelim seni doktorlara tepeden tırnağa baktıralım” tavsiyesinde bulunuyordu.
Tema Dedenin rahatsızlığı geçmiş ama onu ziyarete gelenlerin ardı arkası kesilmemişti.
Yine bir başka rahatsızlığı da birkaç yıl önce ayağını burkması sonucu ayak kemiklerinden birisi çatlamış, ayağı alçıya alınarak evinde mecburen istirahata çekilerek kısa bir ara verdiği kitaplarına geri dönmüştü.
Yine öğretmenimiz yanında onun isteklerini yerine getirirken olan oldu bu kez Zekiye öğretmenim rahatsızlandı.
Bana göre yaşlılığa bağlı bir rahatsızlıktı ama bu kez de Ömer Amcam onun başından ayrılmadı. Değerli eşinin çevresinde deyim yerindeyse adeta pervane olmuştu.
Bir de Ömer Amca’mın araba sevdası vardı ki örnek bir sürücüydü.
Evinin altındaki dükkânlardan birisini otopark haline getirerek birçok insana otoparksızlıkta nasıl otopark sahibi olunur mesajı veren Tema Dede, karayoluna çıktığında da kurallara tam manasıyla uyan, sağında oturan değerli eşinin de tatlı uyarılarıyla adeta arabayı birlikte kullanırcasına gidecekleri yere gider ve birlikte dönerlerdi.
***
Ömer Önder’in hayatında en önemli insanlar çevre, doğa, toprak, erozyon ve israf mücadelesinde her zaman ilçe kaymakamları, belediye başkanları, İlçe Milli Eğitim Müdürleri, Orman İşletme Müdürleri, Zabıta Müdürleri ile Belediye Fen İşleri Müdürleri olurdu.
TEMA için yaptığı programlarında bu kurumların yöneticileri her zaman Önder’in tekliflerine sıcak yaklaşım gösterir projeler hayat bulurdu.
Düzenli olarak son 10 yıl içinde kaymakamlar ve belediye başkanları dışında en çok Orman İşletme Müdürlüğünün değerli ve başarılı müdürü Osman Aksoy ve İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Şirikçi ile önceki şube müdürleri Resul Çatal, Hasan Atalay, Özgür Yıldız ve Mehmet Yavuz ile birçok toplantıda bir araya geldi, binlerce fidanın toprakla buluşmasına birlikte tanık oldular.
***
Ya bayramlarımız, Öğretmenler Günü ve 10 Kasımlarımız..
Önder Ailesinin olmazsa olmazları bu özel günler ve TEMA idi.
Her 10 Kasım gününde Atatürk Heykelinin önünde Kasım soğuğuna rağmen yaşlarını da unutarak hazır bulunurlardı.
Hatta, Ömer Amca 2011 depremi öncesinde Cumhuriyet Meydanında törenler yapılır, o dönemlerde Kaymakamlıktan kamu yararına hizmet veren sivil toplum kuruluşlar çelenk sunumunda bulunurken Önder, TEMA adına yavru TEMA’larıyla birlikte çelenk sunumu gerçekleştirir, salonlarda yapılan Öğretmenler Günü kutlamalarında mutlaka emekli öğretmen değerli eşiyle birlikte katılır ilçenin öğretmen camiasını onurlandırırdı.
***
“Tarih Yüklü TEMA Dedenin Tarihe Saygısı”
Belediye eski başkanlarından Dr. Rıza Özdemir 10 yıllık görev süresinin ikinci yarısında Simav-Naşa arasında bugün “Dokuz Göz Köprüsü” olarak bildiğimiz ama o dönemde toprağa ve çöpe gömülü tarihi mirası ortaya çıkarmıştı.
Simav Belediyesi olarak görev yerine gelmişti ama tarihi köprünün tadilata ve restorasyona ihtiyacı vardı.
TEMA Dedemiz Önder bunun için Kaymakamlık başta olmak üzere Kütahya Valiliğine, ilgili bakanlıklara ve Karayolları Bursa 14. Bölge Müdürlüğüne defalarca başvurdu, yazılar yazdı, gazetemizdeki köşesinde de tarihe sahip çıkılması şeklinde makaleleri kaleme aldı.
Aradan 3-4 yıl geçtikten sonra bugünkü Dokuz Göz Köprüsü için önce proje ihalesi ardından da yapım ihalesi gerçekleştirildi.
Ve söz konusu tarihi köprü aslına uygun bir şekilde hem tadilat hem de restorasyon görerek çevre düzenlemesi yapıldı.
İnanın en çok TEMA Dede mutlu olmuştu.
Hiçbir zaman hiçbir işi yarım bırakmayan, toplantılara ve buluşmalara zamanında gelen, geç gelenleri ise tatlı bir dille eleştiren bu müstesna insanın en büyük silahı ise hoşgörüsüydü.
(Devam edecek)

Etiketler :

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

KORONA GÜNLERİMİZ 309

”İşler sarpa sarıyor” Gözle göremediğimiz, elle tutamadığımız Koronavirüs sanki gelişmiş bir laboratuarda üretilmiş gibi her ortama

KORONA GÜNLERİMİZ 308

”Rakamlar çok acımasız!” 11 Mart 2020 tarihini koronavirüsle ilgili olarak Türkiye’nin mücadeleye geçtiği tarih olarak kabul edersek

KORONA GÜNLERİMİZ 306

”Bir bu eksikti!” Dünya ülkeleri gibi Türkiye olarak yaklaşık 18 aydır mücadele ettiğimiz küresel salgın Covid-19 salgınında birçok varyant