PLAĞIN-AYNANIN TÜRKİYE’DEKİ İKİ YÜZÜ

Ana Sayfa » Köşe Yazarları » PLAĞIN-AYNANIN TÜRKİYE’DEKİ İKİ YÜZÜ
Paylaş
Tarih : 29 Nisan 2017 - 9:26

16 Nisan referandumuna odaklanan Türkiye, sonucu sindirmiş ya da kabul etmiş görünüyor. Referandumun ‘Hayır’ cephesi ne kadar üzüntülü, ‘Evet’ cephesi ise fazlasıyla sevinçli ise de hayat bir şekilde devam ediyor.
***
Referandum AK Parti lehine sonuçlanırsa ülkede terör bitecek, istikrar devam edecek, enflasyon düşecek.. cek-cek, cak-cuk..
Referandumdan bu yana şehit sayısı neredeyse 30’a yaklaştı.
Yüzde 60’ı vergi olan akaryakıtta kuruşlar ise bir indiriliyor, bir bindiriliyor.
Avrupa Birliği’nin üye ülkeleri gizliden sürdürdüğü ‘Türkiye karşıtlığı’ tavrını açıkça gösterme cüretine ulaştı.
Türkiye’yi ya da ülkeyi yöneten AK Parti Hükümeti hem dış, hem iç düşmanlarla hem de terörü destekleyenlerle mücadelesini sürdürüyor.
Peki, Simav, Simavlı bu sıkıntıların, krizlerin neresinde?
Hiçbir yerinde.
Simav sanki Türkiye’de değil,
Herkes geçim derdinde.
Oğluna, kızına, eşine, damadına iş-aş peşinde!
***
Ukalalık etmek istemiyorum ama bir toplantıdan söz etmek istiyorum.
Geçtiğimiz Perşembe ve Cuma günü Türkiye dünyanın en önemli konulardan birisine ev sahipliği yaptı..
“Açlık” ve “Yoksulluk” Türkiye’de masaya yatırıldı.
Türkiye ve Afrika ülkelerinin tarım bakanlarının katıldığı 2 günlük “Türkiye-Afrika Tarım Formu” gelecekte çok daha kötü boyutlara ulaşması beklenen ülkelerin açlığına dair gıda üretimi masaya yatırdı.
Ülkelerin tarım bakanları, Türkiye’nin en gözde şehri Antalya’da turizmin yüz akı bir otelde en güzel iklimlendirmenin, en güzel ve leziz yiyecek ve içeceklerin arasında “Tarım”ı ele aldı, tartıştı.
***
Türkiye’nin ev sahibi olduğu bu toplantıyla Simavlıların fazla ilgisi olmasa da hele hele ekmediği topraklar için devletten destekleme alanlar bol olsa da konu tüm insanlığı ilgilendiriyor.
Gelecekte açlık savaşları yaşanmaması, su yüzünden savaşlar çıkarılmaması için neler yapılması gerektiği bu toplantıda ucundan, ortasından ele alındı.
Ülkelerin bakanları görüşlerini ortaya koyarken kaygılarını da dile getirdi.
Tarım ve açlık olarak bu uluslar arası toplantıya başka bir açıdan Türkiye penceresinden bir bakalım derim, ne dersiniz?
Son yıllarda ülkemizde açlığın da yoksulluğun da olduğunu, yaşandığını kabul edelim.
Eskiden “Orta direk” diye bir kavram ya da kesim vardı, şimdi yok!
Kısacası Türkiye’de ya açsın, ya da tok.
Türkiye’de ya zenginsin ya da fakir.
Bu önemli iki farkın, ortası ise yok!
***
Ülkemiz açısından açlık ve yoksulluğa bir başka pencereden bakmakta mümkün.
Bazı sivil toplum kuruluşu ya da kurumlar yaşanan her ayla ilgili olarak açlık ve yoksulluk sınırlarını düzenli olarak rakamlarla açıklıyor.
Geride bıraktığımız Nisan ayıyla ilgili açlık ve yoksulluk rakamlarını merak ediyor musunuz?
Türk-İş’in araştırmasına göre, Türkiye’de asgari ücretin bin 400 TL olduğu günümüzde Nisan ayında 4 kişilik ailenin açlık sınırı bin 518, yoksulluk sınırı ise 4 bin 944 lira oldu.
Türk-İş tarafından, çalışanların geçim koşullarını ortaya koymak ve temel ihtiyaç maddelerindeki fiyat değişikliğinin aile bütçesine yansımalarını belirlemek amacıyla her ay yapılan “açlık ve yoksulluk sınırı araştırması”nın Nisan sonuçlarının Nisanda 4 kişilik ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken gıda harcaması tutarını ifade eden “açlık sınırı” bin 518 lira olarak hesaplandığını ilan etmesi yukarıda bahsettiğim Antalya toplantısının da önemini ortaya koyuyor.
Gıda ile giyim, konut, ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer harcamaların toplam tutarına denk gelen “yoksulluk sınırı” ise aylık 4 bin 944 lira 63 kuruş olarak duyuruldu.
***
Tüm bu veriler ışığında geçim zorluğu yaşandığı açıkça görülürken ülkemizde hatta Simav’da gördüğümüz “İsraf”a ne demeli?
Kızmayın ama bu konuda gerçekten sınıfta kaldık.
Telefon tamircileri neredeyse telefon mezarlığı gibi.
Ya çöpler?
KÜKAB adına çöp konteynerlerini boşaltan ekipler içinde tanıdığınız varsa bir sorun çöpe neler bırakıldığını..
Şaşarsınız.
Kısacası ülkemizde plağın bir yüzü yoksulluk şarkıları, bir yüzü varlık türküleri söylemekte,
Aynanın bir yüzü güllük gülistanlık Türkiye’yi, diğer yüzü ise öteki Türkiye’yi panoramik bir açıyla göstermekte.

Etiketler :

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

KORONA GÜNLERİMİZ 333

”Çay ve Simit Kardeşliği” Okuduğunuz köşe yazısının adı ‘Korona Günlerimiz’ ise bu köşede çay ve simidin ne işi var diyebilirsiniz. Haklısınız. Ama

KORONA GÜNLERİMİZ 332

”Maske-Mesafe-Temizlik ve Aşı” Pandeminin yaşandığı bir ülkede en önemli isim nereye gidersen git sağlık hizmetlerinin başında olan kişidir.

KORONA GÜNLERİMİZ 331

”DÜNYANIN SON GÜNÜ” “Kıssadan hisse” diye bir deyim vardır. Anlamı da kısaca; anlatılan bir hikâyeden, olaydan ders almaktır.Sizlere;