SİMAVLI M. ORHAN NASUHOĞLU’NUN MAKALESİ YAYINLANDI

Ana Sayfa » Simav Haberleri » SİMAVLI M. ORHAN NASUHOĞLU’NUN MAKALESİ YAYINLANDI
Paylaş
Tarih : 19 Nisan 2018 - 12:50

Kapanan Simav Turizm, Kültür ve Kalkınma Derneği Eski Başkanı M. Orhan Nasuhoğlu, “BOZDAĞ’IN TÜRKÜLERİNİN BOYNU BÜKÜK VE MAHZUN!” isimli makalesi Ödemiş’te yayınlandı.
M. Orhan Nasuhoğlu’nun yayınlanan makalesi aynen şöyle;
ÖZ:
Bu makalede; ne Birgi’ye, ne Ödemiş’e ezcümle Küçük Menderes Havzasına ve de Havzanın bu önemli sosyal tarihine ışık tutmuş gelmiş geçmiş bütün Bilgi ve Eser Sahiplerine , “Baba Oğul”Çakıcı Ahmet Efe ve Çakıcı Mehmet Efe’yi dolaysıyla yaklaşık bir buçuk asırlık sosyal tarihlerini anlatma “hadsizliğine” düşülmeyecektir.Bu makale yalnız ve yalnız “Çakıcı Ahmet Efe’m ve Çakıcı Mehmet Efe’me;
Simav Turizm, Kültür ve Kalkınma Derneği Yönetim Kurulu Başkanlığı yapmış ve de 1967 den bu yana elli yıl Simav Yarenciliğine katkı koymuş, 4 Eylül Kurtuluş günlerimizde yönetici olarak “Giyinmiş” Büyük Yarenlerden biri olarak Efe’lerimize kalben hissettiğimiz vefa borcumuzun, onları rahmetle anarak ruhlarına eda edilmesidir.
GİRİŞ:
Evet, Efelere yakılan Türküler ve o Türkülerle oynanan zeybekler onların mührüdür ve de selamıdır.
Biz bu “Selamı” aldık kabul ettik.
Ettik de; Çakıcı Ahmet Efe’de, Çakıcı Mehmet Efe’ de birer “Sosyal Eşkıya” (1)olarak yörelerinde yaşadıkları asrın bozuk düzenlerinde oluşan boşluğu doldurma ve kendi ölçütlerine göre adaleti, nizamı sağlama çabalarında döktükleri kan için Bizi kefil tutmazlar. Eminim.
Efelerin bana “O ne demek Kızaan, dendigarihaa…” dediklerini duyar gibiyim. dendigarihaa…” dediklerini duyar gibiyim.
“ÇAKICI EFE’LER” HAKKINDA ÖNEMLi GÖRDÜĞÜM ANEKDOTLAR
-Bu çalışmam içerisinde Birgi ve Ödemiş’in tarih içinde Küçük Menderes Havzasında ki yerlerine vakıf olduk.
’93 HARBİNE KATILIM:
1948 yılı Ödemiş Gazetesinden (2) öğreniyoruz ki katılanlardan birinin ağzından aktarma “biz ’93 baharında Çakıcı Ahmet Efe’nin bayrağına yazıldık. Kalabalıktık.”
’93 Baharı dediği, ’93 Rus Harbidir. Bu harbe katılmışlar.
ASKERE SİLAH SIKMAYAN “ÇAKICI EFELER ”:
Zaptiye ye göre Eşkıya, halka göre Efe ve bizce de bilimsel bulduğumuz bir tanımla “Sosyal Eşkıya”.
“Sosyal Eşkıyalık”?Bu sorunun cevabı 19.yy ortalarının İmparatorluk ortamında bozulmuş olan idari ve siyasi yapı,can ve mal güvenliği ve de sosyal sorumluluk tahtında oluşan boşlukun doldurulmasında aranmalıdır ve de vardır.
Da, Çakıcı Efelere “kasıtla” Eşkıya diyene demek lazım, “Bak, asıl eşkıya senin Paşa’nmış. Sait Paşan!(3) Çakırcalı Mehmet Efe’ ye adamları vasıtasıyla baskın zamanını bildirip Efe’ den rüşvet alan SaitPaşan.
Harmanyerinde saman başağı yapan köylüye “bırak çuvalı” deyip, eline altın verip “anana selam söyle ihtiyacını görsün” diyen, yol-köprü yaptıran, rum çetelerini dize getiren, “alemci, ırz düşmanı Çalıkakıçlarına”haddini bildiren Çakıcı Efe’ mi eşkıya?
DÖNEMİN DEVLET DÜZENİ
-Ki o dönem, “devlet düzeni bozuk ve acizdir, Hükümetin istihbaratı yoktur, Türk Milleti askeri sever, Çakıcı askere dokunmamıştır, Meydan kötü zaptiyeye kalmıştır”(4)
ÇAKICI EFE’NİN RUM KIZANLARI
-Çakıcı Efe’nin hem yanında hem de yatak kızan olarak o yıllarda ki kargaşa içinde Rum’lardan da kimselerin bulunması kayda değerdir.(5)
PERTEV NAİLİ BORATAV’IN MAKALESİNDENSOSYO-POLİTİK AÇIDAN ÇAKICI EFE YORUMU
( ÜLKÜ SAYI 59, OCAK 1938) (6)
Yazar Zeynel Besim Sun un kitabınıincelemesinden alıntılarla, bu kitabı okuyanın gözünden kaçabileceği ayrıntıları sosyo-politik açıdan değerlendirmiştir.
“Çakıcı (diğer ismi Çakırcalı Mehmet Efe 15 sene (devrinin 13 senesi ve meşrututiyet’in iki senesi) İzmir mıntıkasında ikinci bir hükümet kurmuş,kendine has usullerle vergi almış, adalet dağıtmış, yol ve köprü yaptırmış ve “Osmanlı” ile dolaştığı hüküm sürdüğü yerleri paylaşmak suretiyle adeta hükümetle “müsavi haklar dahilinde” müdaheleler” yapmıştır…….Filhakika, onun halk içinde en büyük şöhreti, “zenginden ve zalimden alıp, fakirlere dağıtmış olmasından” ileri geliyor…..”
“İzmir’in ecnebi sermayedarlarının o devir Türkiye’sinde ki rolleri Çakıcı’nın maceraları içinde karakteristik bir şekilde tebarüz ediyor”….
İşte bu ilişkiler içinde “İttihat veTerakki İzmir de teşkilat yaparken, Çakıcı’ yı elde etmeyi düşünüyor” deyip; Çakıcı’nın, İttihat ve Terakki ile birleşmemesi” ne dikkat çekiyor P. N. Boratav.
(Burada bu durum, bence Çakıcı Efe’nin “Sosyal Eşkiyalıktan” kendini çıkaramaması olarak değerlendirilmelidir. Tabii ki İstiklal Savaşı yıllarında hayatta olsa idi, kuruluş savaşına katılmış Khayatta olsa idi, kuruluş savaşına katılmış KuvvayıMilliyeci Efeler safına katılırmıydı? Bilinmez, ama ben böyle bir ihtimali kuvvetli görmekteyim.)
“ÇAKICI EFE” KONULU PLAKLAR VE FİLMLER
PLAKLAR;(7)
1950 yılında Safiye Ayla, Müzeyyen Senar ve Nevzat Güyer’in plakları bir tarafa, 1910 dan 1945 e kadar Şeker Hanım 1910 ve Haim Efendinin 1927 plakları ile beraber yunan ve rum şarkıcılar tarafından doldurulmuş toplam 5 plak olduğunu görüyoruz.
Bu arada 1945 te ki plağında, bir İstanbul musevi ailesinden olup hayatını ilk göçlerden sonra Pire’ye yerleşmiş olan Rebet Müziğinin kraliçesi Roza Eskenaziyi not edelim.
FİLMLER;(8)
Çakıcı Efe yi konu alan 1950-1987 arası toplam 10 film var. Bunların içinde Çakıcı Rolünü Andreas Barkoulis’ in oynadığı Yunanistan da çekilmiş 1960 yapımı bir Yunan filmidir. Böylesi yoğunlukta sanatsal bir ilgi başka bir Efe’ye nasip olmamıştır.
EVET, BİRGİ’Lİ, ÖDEMİŞLİ HEMŞERİLERİM DECEMİZ LAFA GELDİ SIRA,
BUYRUN BAKAM YAREN SOFRASINA, İKİ BEŞLİK BOZAMIN
Uzun zamandır, bu İzmir’in kordonboyu’ ndagavakvaada ben gömedim mi yosam, len bu bizim Ödemiş’ li Çakıcı Efe’ min türküsü neden “İzmir’in Kavakları” olarakbaşleyo, okunyodeye kendi kendime sorup duryodum. Birkaç yıl evvel izlediğim Pire’ de çekilmiş “Rembetiko” adlı eski bir filmi dvd de izledim. Bir meyhane sahnesinde buralardan göçme olduğu belli bir udi, rumi şivesiyle başladı çalıp söylemeye; “Ödemiş Kavakları..” deye. İşte dedimdi, türkünün aslı bu. Müsait olduğum ilk zamanda bu meselenin dibine darı eken dediydim. Bu günlere nasipmiş.
Ve hem baba-oğul Çakıcı Efelerimize hemde hemşerilerime karşı ayıp olmasın deye başladım tarihi araştırmaya. Bir ay önce geldiğim Ödemiş te ilk kitaplar sonra Ankara Milli Kütüphanemize ve de son olarak Ödemiş Belediyesi Yıldız Kent Arşivi ve Müzesinden Çakıcı Efe’lerimizle ilgili bütün kitap, dergi ve makaleleri edindim. Taradım.
“BİRGİ’NİN KAVAKLARI” TÜRKÜSÜ
Bu araştırmamda, Atatürk’ümüzden dört yaş büyük rahmetli öğretmenimizin kitabında (9)
“Çakırcalı Ahmet’ e Yakılan Türkünün Metni” çıktı karşıma. “Birgi’nin Kavakları, Tellidir Yaprakları, Bana da Çakırca derler, Yar Fidan Boylum, Yakarım Konakları.”
Yani Ödemiş’ i ararken türkünün aslı olarak “Birgi’ nin Kavakları” , çarpıldım.
Ve gene, sağlıklı ömürler dilerim, uzman araştırmacı bir öğretmenimizin kitabında (9) başka kaynaktan aldığı “Birgi’nin Kavakları, Dökülür Yaprakları, Çakıcı Mehmet’ i Sorarsan, Ürkütür Konakları” giriş dörtlüğü çıktı karşıma, sevindim. Doğru düşünmüşüm.
De gerek mahalli sanatçılar, gerekse gene Türkülerimizin büyük ustalarından Ödemiş’ li Bedia Akartürk tarafından da Ödemiş Kavakları diye okunduğu malumumuzdur. okunduğu malumumuzdur.
Çakıcı Efe’lerimizin türküsü TRT kayıtlarında İzmir’in Kavakları diye “kaynak kişi Ekrem Güyer, derleme Muzaffer Sarısözen** “ olarak tescillenmiş böyle kayıt altına alınmıştır.
“ŞU BOZDAĞ’DAN GEÇTİN Mİ…”TÜRKÜSÜ
Gene yukarıda ki uzman araştırmacı öğretmenimiz aynı kitabında (10) “Şu Bozdağ’dan Geçtin mi, Karlı Sular İçtin mi, Efe’lerin İçinden, Çakırcalı’yı Seçtin mi? Hey Gidinin Efe’si, Efesi Efelerin, Efesi” ve devamını yazmış. Sonuna da şu dip notu düşmüş “aslında Çakırcalı Mehmet Efe için yakılmış bu türkü sonradan Yörük Ali Efe’ye mal edilmiştir.” Bu tezi çok önemli buldum.
ÇünküKuvvayıMilliyeci Yörük Ali Efe’ mizin türküsünün girişi “Şu Dalma’dan geçtin mi? Soğuk ta sular İçtin mi? “ diyedir. Evet, yerel şive ile Dalma, Yörük Ali Efe’mizin konak yeriymişmişte aynı zamanda.
Burada önemli nokta;KuvvayıMilliyeci Yörük Ali Efe’mizin aziz hatırasına saygısızlık aklımızın ucundan geçmez.
Ancak türküde ki kelime vurgusu anlamında “Bozdağ ve Karlı sular” baktığınızda galip geliyor. Bu arada öğretmenimizin aynı kitabında arkeolog profesörün (11) “Bozdağ Halkının Çakıcı Üzerine Söylediği Türküler” tanımı talebi var ki burada da özne “Bozdağ” dır.
BEN DUYDUM, SİZDE DUYUN GALİ, “BU İKİ TÜRKÜMÜZ” YENİDEN BOZDAĞ’ A ÇIKMAK İSTİYOR.
Bozdağ’a çıkın bir yarenlikle, bu iki türkümüz çalınırken kapatın gözlerinizi, işte o zaman kavakların nasıl boyunlarının büküldüğünü ve Bozdağ’ın karlı sularının mahzunluktan nasıl birden ısındığını hissedeceksiniz.
Bozdağ’ımız da bu iki türküsünü de resmi kayıtlarda geri istiyor.
ÖNERİM:
Her iki türkümüzde, Bozdağ’ ın türküleri olarak TRT de yeniden tescil ve kayıt altına alınmalıdır.
KALIN SELAMETLE
Birgi’li, Ödemiş’ li Efeler benim decem bu gada. Laflamdabi yanlış vasa“Efe’ler Meclisinde”ortaya diz çökmeye hazırım. Bu laflama kulak verirmisiniz, ne yaparsınız? Ne edersiniz? Onu ben bilemecen gali.
ÇAKICI AHMET EFE ve ÇAKICI MEHMET EFE ve ve de BOZDAĞ’ A SELAM OLSUN!”
M. Orhan NASUHOĞLU
SİMAV TURİZM, KÜLTÜR VE KALKINMA DERNEĞİ YKB (eski)
0532 206 56 55 nasuhogluorhan@gmail.com
KAYNAKÇA
(1) Kitap, “Çakıcı” sayfa 19, Behiç G. YAVUZ
(2) Arşiv, ÖYKAM
(3) Kitap, “Çakıcı Efe” sayfa 99, Zeynel Besim Sun
(4) Dergi, Ege Defterleri sayfa 52, Zeynel B. Sun
(5) Dergi, Ege defterleri sayfa 65
(6) Dergi, Ege Defterleri sayfa 73
(7) Dergi, Ege Defterleri sayfa 86-90
(8) Dergi, Ege Defterleri sayfa 99-106
(9) Kitap, ÖYKAM Yayını, Halil Dural’ın kaleminden,
Hazırlayanlar E. Uyanık, S. Yetkin, sayfa 120
(10) Kitap, “Çakıcı” sayfa 34, Behiç G. Yavuz
(11) Kitap, “Çakıcı” sayfa 13, Behiç Galip Yavuz, (Ord. ProfEnnoLitman)

Etiketler :

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

BAŞKAN BİÇER AK PARTİ BÖLGE TOPLANTILARINA KATILACAK

AK Parti Yerel Yönetimler İstişare ve Değerlendirme Bölge Toplantıları, bir yıl aradan sonra 17-19 Eylül tarihleri arasında Balıkesir’de

KAYBOLAN DEMANS HASTASI ŞÜKRİYE TEYZEYİ JANDARMA BULDU

Son yıllarda Alzheimer ya da demans hastası olarak bilinen yaşlı kişilerin kayboluşuna  eklenen Hacıhüseyinefendi köyünden 1930 doğumlu

BAŞKAN BİÇER’DEN ÖĞRENCİLERE MASKE VE KALEM KUTUSU DESTEĞİ

Simav Belediye Başkanı Adil Biçer, eğitim ve öğretim yılı başlarında geleneksel hale getirdiği ilkokul birinci sınıflara yönelik kırtasiye