SİYASİ YORGUNLUK

Ana Sayfa » Köşe Yazarları » SİYASİ YORGUNLUK
Paylaş
Tarih : 09 Ağustos 2017 - 12:35

Dünyada en çok seçimin belki de referandumun yapıldığı ülkelerden birisiyiz.
Neredeyse 1,5 yıllık süreçte seçimler yaşıyoruz.
İnanır mısınız, bazen dünyanın en tecrübeli seçmeninin Türk seçmeni olduğunu düşünüyorum.
Ülkeyi yönetenlerin ta tepesinden en tabanına varıncaya kadar herkes ‘2019’da seçim var’ dese de ben 2018’de seçim ya da seçimlerin olacağını tahmin ediyorum.
Çünkü Türkiye’nin en büyük partisi AK Parti’de beldelerden başlatılması planlanan, ilçe ve il teşkilatlarının yenilenmesine kadar uzayacak bir “değişim” seçimi için davullar çalmaya başladı.
Bu, ufuk çizgisinde seçimin görüldüğünün işaretidir.
***
Peki; Türk seçmeni olarak bizler seçimlere, yeni isimleri desteklemeye hatta meydanlara çıkmaya hazır mıyız?
Bence bu sorumun cevabı “hayır”dır.
Çünkü;
15 Temmuz Darbe kalkışmasından sonra siyasetçisine, askerine, yargısına karşı tereddütler yaşayan Türk seçmeninin öncelikleri değişti,
Seçimi ya da seçimleri değil de; oğluna-kızına hatta kendine iş-aş düşünüyor,
Benim de bir arabam, bir evim olsun artık diyor,
Borç içinde yaşamaktan, televizyonda her gün yayınlanan terör ve şehit olaylarından bıktığını, siyaset dünyasının adeta bir karalama dünyasına dönmesinden usundığını ifade ediyor.
***
Siyasi bıkkınlığa bir de Simav açısından yani yerel manada bakalım mı?
25 bin şehir nüfusuna sahip Simav’da öncelikle şunu söylemekte yarar var, “Simav’da siyasetçi yetişmiyor”.
Bunun nedenleri ise; Siyasete olan güvensizlik, siyasi sahnede yer alacaklarda ekonomik yetersizlik ve siyasetin vatandaşın isteklerine cevap veremeyecek hale gelmesi, bir başka değişle; siyasetçilerin değil de vatandaşın isteklerinin artması.
***
Eğitimini teknik eleman olarak tamamlamış birisi olarak “Metal Yorgunluğu” kavramının ne olduğunu az çok bilirim.
Ama bu yorgunluğun siyasi dünyamıza yakıştırılmasına önceleri pek anlam veremezken şimdi en iyi bir yakıştırmanın bu olduğu yönünde hem fikirim.
Evet, yeni siyasetçiler ülkenin en güvensiz kitlesi haline gelen siyaset dünyasından uzak kalmaya çalıştıkça, siyaset dünyasının mevcut aktörleri artık yoruldular.
Bakınız AK Parti Simav İlçe Başkanı Hüseyin Güner’e, en az 3 defa gitti, 3 defa geldi.
Ne yaptı, neleri başardı, hangi konunun mimarı, partide bütünleşmeyi sağladı mı, sağlamadı mı, eleştiriliyor mu, eleştirilmiyor mu? gibi bir çok soruda Sayın Güner’i ele almak mümkün.
Ya CHP cephesi..
Günümüz CHP İlçe Başkanı Hasan Koç, ilçe başkanlığından çok işçi ve mütevazı oluşuyla öne çıkıyor.
Bir zamanlar Mehmet Hilmi Şekercioğlu ile Simav’da yerel seçimi kazanmış bu partinin yerel aktörlerine bakılınca Sayın Koç’un yanında CHP’nin kemikleşmiş isimlerini pek görmek mümkün değil.
Kısacası, “Ben CHP’liyim” diyenler eskisi gibi koşmuyorlar, Kılıçdaroğlu gibi ise hiç yürümüyorlar.
MHP’yi ele almak istiyorum ama ilçe yönetimini yarın görevden alıp atama bir yönetim veya tek adaylı bir seçimle değiştirirlerse MHP’nin bugünkü yönetimini bu yüzden ele almak istemiyorum.
BBP, Millet Partisi, hatta Saadet Partisi için söylenecek tek söz, onlar dün olduğu gibi, bugün olduğu gibi yarın da aynı düşünce ve idealler uğruna her seçimde ‘biz varız’ demeyi sürdürmeye kararlı siyasiler.
***
Peki bunların çevresindekiler kim?
Elbette yürütülen siyasi düşüncelere destek veren vatandaşlar.
Partisinin bakanı, milletvekili, il başkanı geldiğinde yanında olanlar.
Hatırlayınız, her dini bayramda yapılan Halk bayramlaşmasını..
Protokol üyeleri bir tarafta, onları dinleyenler karşılarında.
Öne çıkan daire amirleri, siyasi partilerin ilçe yöneticileri, belde belediye başkanları, muhtarlar ve töreni düzenleyen belediye personelleri.
Diğer bayramda, sonraki ve sonraki bayramda da tablo aynı olacak.
Konuşanlar, söylemler, yapılanlar ve yapılacakların anlatılması.
Gazeteci olarak bir bayramın haberini diğer bayram için kopyala yapıştır yapsan neredeyse kimse fark etmeyecek.
Halk Bayramlaşması da denilen bu buluşmalara halkın gelmemesi, bana göre içi boş bayramlaşmadan öte bir şey değil.
***
Kısacası siyasiler siyasi dünyalarında yalnız, vatandaş da kendi dünyasında.
İnsanlar seçim değil, geçim derdinde.
Bakınız TEOG açıklandı.
Aileler çocuklarını geleceğine dair liselere yerleştirmenin telaşına girecekler.
Üniversite yerleştirmeleri de açıklandı.
Simav’ın geleceği olan gençler için anne babalar okul, yurt, burs hatta kiralık ev ocak derdine düşecekler.
Dolayısıyla bu günlerde siyasete, seçime vatandaş cephesinde yer yok..

Etiketler :

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

KORONA GÜNLERİMİZ 333

”Çay ve Simit Kardeşliği” Okuduğunuz köşe yazısının adı ‘Korona Günlerimiz’ ise bu köşede çay ve simidin ne işi var diyebilirsiniz. Haklısınız. Ama

KORONA GÜNLERİMİZ 332

”Maske-Mesafe-Temizlik ve Aşı” Pandeminin yaşandığı bir ülkede en önemli isim nereye gidersen git sağlık hizmetlerinin başında olan kişidir.

KORONA GÜNLERİMİZ 331

”DÜNYANIN SON GÜNÜ” “Kıssadan hisse” diye bir deyim vardır. Anlamı da kısaca; anlatılan bir hikâyeden, olaydan ders almaktır.Sizlere;