SON KARARINIZ MI?

Ana Sayfa » Köşe Yazarları » SON KARARINIZ MI?
Paylaş
Tarih : 08 Nisan 2017 - 12:45

Televizyonların farklı kanallarında birçok yarışmalar yayınlanıyor.
Özellikle para ve benzeri ödüller sunulan bu yarışmalarda sunucunun yarışmacıya sorduğu ikinci soru “Son kararınız mı?” şeklinde oluyor.
Bunu ATV’de yayınlanan “Kim Milyoner Olmak İster” adındaki yarışmada da görmek, duymak mümkündür.
***
Türkiye’nin sıcak gündemindeki yerini koruyan 18 Maddelik Anayasa Referandumu için son günlere girdik.
Yurt dışında yaşayan vatandaşlarımız oylarını kullanmayı sürdürürken, özellikle iktidar partisi AK Parti, Ak Parti Hükümeti ve referandum günlerini yaşamamıza büyük katkı sağlayan MHP’de hummalı bir çalışma tüm hızını ve sıcaklığını koruyor.
Kütahya ve ilçelerine bakanların biri gelip biri giderken, AK Parti Kütahya Milletvekilleri Mustafa Şükrü Nazlı, Vural Kavuncu, İshak Gazel ve Ahmet Tan yapılmış bir program çerçevesinde ilçeleri turluyor.
Simav’a bir bakıyorsun Kavuncu, bir bakıyorsun Nazlı, Tan ve Gazel geliyor.
Esnaflar, köyler, beldeler gece gündüz gezilerek seçmene evet oyu vermeleri konusunda ikna turları düzenleniyor.
***
Yapılan “Evet” çalışmalarında basına yansıyan önemli konular ve açıklamalar olmamakla birlikte sosyal medyada geziler ve turlar katılımcılar tarafından “Hayır” cephesinde de görüldüğü gibi guruplarında yer alan kişilere servis ediliyor.
Elbette bu konuda özellikle yerel basına yansıyanlar da yok değil. Özellikle Orman ve Su İşleri Bakanı Sayın Veysel Eroğlu’nun ve son olarak Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin Cumhuriyet Meydanındaki açıklamaları, meydanı dolduran yaklaşık 4 bin Simavlı’dan “Evet” oyu istemesi, bana göre AK Parti’nin Simav, belde ve köyler olarak yüzde 70’in üzerinde bir oy hedefi taşıdığını gösteriyor.
***
Ekonomi Bakanı Zeybekci’nin Simav’da yaptığı mitingde dile getirdiği ekonomiden enflasyona, 15 Temmuz’dan geçmişteki erken emekliliklere varıncaya kadar her konu bana göre önemliydi.
AK Parti Hükümeti ve AK Parti’nin bir üyesi olarak ikinci kez geldiği Simav’da önemli konulara değindiği de muhakkaktır.
Özellikle 15 Temmuz FETÖ/PDY Darbesine karşı halkın mücadelesini anlatırken, vatan uğruna şehitlerin verilmesini dile getirirken “VATANSIZ, BAYRAKSIZ, DEVLETSİZ OLAMAYIZ” ifadesinde bulunması beni oldukça heyecanlandırdı.
Aynı Zeybekci’nin “Genç kardeşlerime söylüyorum, uyanık olun” diyerek gençleri uyarması, Türkiye’ye ihanet edenlerin “hain ve düşman” olduğunu ilan ederek, FETÖ ve PDY’yi lanetleyerek; “Düşmanın merdi olur mu? Olur. 15 Mayıs 1919’da İzmir’e ordusuyla, silahıyla çıkan Yunan yiğit bir düşmandı. Ordusuyla geldi, yenildi ve yok oldu gitti. Ama bu gelenler hain düşman. Bunlar da aynı amaçla geldiler. Bunlar da bu memleketi bölmek amacıyla bizi Anadolu’dan çıkarmak amacıyla geldiler. Ülkemizin bir bölümü olan, Doğu Anadolu ve Güney Doğu Anadolu bölgesini koparıp nesebi belirsiz insanlara bağlamak için geldiler. Ama bir daha bunlar aynı şekilde gelemeyecekler” şeklindeki ifadesinde FETÖ’yü lanetlemesine katılıyor, Yunan’ı yiğit olarak belirtmesine katılmıyorum.
Çünkü Kurtuluş Savaşı döneminde özellikle Simav’ın da Yunanlılar tarafından defalarca işgal edildiğini, Ege bölgesine dağılan Yunan kuvvetlerinin bulundukları her yerde Türk halkına neler çektirdiği, yaktıklarını, yıktıklarını, öldürdüklerini hem Türk yazarlarının kitap ve belgelerinde hem de yabancı yazarların Kurtuluş Savaşı dönemini yansıtan eserlerinde yer almaktadır.
Kısacası Yunan; bana göre yiğit bir düşman değildi!
***
16 Nisan Pazar gününe yani bu satırları okuduğunuz Pazartesi gününden itibaren referanduma 5 gün kalmış olacak.
5 gün sonra seçme yaşına gelmiş her Türk vatandaşının belki de bir daha kendisine ülke adına sorular yöneltilmeyecek, referandumlar yaşanmayacak bir dönemin gelmesine “Evet” dediğini ya da “Hayır” diyerek kendisi ve geleceği adına önemli bir karar verdiği bir referandum yaşayacağız.
“Hayırlısı” olsun diyerek sakın ‘Hayır’ı önerdiğim anlaşılmasın.
Bu ilçede bile büyük Hayır’ın adı referandum tercihiyle çarpıtılıyorsa hayır kelimesini kullanmak yanlış yorumlanabilir.
Onun için diyorum ki; “Kardeşim; akşam olduğunda yastığa başını koyduğun an kendi dünyanla iç içe kalıyor, günün muhasebesini yaparak kendin için, ailen ve çocukların için hatta ülken için ne yaptığını, neye karar verdiğini, uyguladığını sorgulayabiliyorsan, düşüncenle ilgili sorumluluk bilinci taşıyorsan Evet’in de Hayır’ın da cevabını verebiliyorsun demektir.
Cevabını veremiyorsan zaten ne o oy senin oyun, ne o düşünce senin düşüncendir.
Sen işte o zaman bir hiçsindir.
Hiç olmamak için mutlaka sandığa gidelim.
Sandıkta ister evet, isterse hayır ver.
Ama sandığa mutlaka git ve iradeni, düşünceni oy vererek göster.
Git ki, bu büyük çorbada senin de tuzun olsun.

Etiketler :

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

KORONA GÜNLERİMİZ 330

”Kabullenmek imkansız” Türkiye’nin koronavirüsle mücadele yolculuğu tüm hızıyla devam ederken bu konuda sanırım aşı olanlarda da

KORONA GÜNLERİMİZ 329

”Beyaz camdan yansıyan rezaletler” Biliyorum; koronavirüs salgın sürecinde ‘Korona Günlerimiz’ başlığı altında bu spot başlığın

KORONA GÜNLERİMİZ 328

”Siyaset ve Pandemi” AK Parti ve MHP dışındaki tüm partiler ‘Erken seçim’ şarkıları söylerken pandemi nedeniyle yaşanan sıkıntıların,