TANIKLIĞIMIZ YAŞADIKLARIMIZDIR

Ana Sayfa » Köşe Yazarları » TANIKLIĞIMIZ YAŞADIKLARIMIZDIR
Paylaş
Tarih : 08 Ocak 2020 - 12:08

Son günlerde sosyal medyada; “BİZ, 1960-1990 ARASINDA DOĞAN İNSANLAR;
BİZ SINIRLI SAYIDA ÜRETİLDİK” şeklinde bir makale dolaşıyor.
Önemli bir ilgi gördüğü muhakkak.
Çünkü söz konusu kuşak içinde doğanlar; bahsedilen her türlü gelişmeyi, yaşananları, bilen ve gören insanlar.
***
Ben de onlardan biriyim.
Zaman zaman eski dostlarla, halk deyimiyle ‘akranlarımla’ bir araya geldiğimde eskileri anarken, karşılıklı olarak yaşadıklarımızı birbirimizi teyit ettiğimiz çok olmuştur.
Türkiye’nin ekonomik, siyasal ve kültürel açıdan önemli yıllarını kapsayan bu süreçte var olan her kişi unutulmamalıdır ki yaşadıkları sürecin tanığıdır.
***
Söz konusu makale 60’lı kuşaktan başlayarak şu ifadelerde bulunuyor;
“Bu yüzden; bizden keyf alın, bizden öğrenin, hazine biziz.
Dünyadan yok olmadan önce her şeyi ve herkesi özellikle bizi çok sevin.
Hayatımız, yaşadıklarımız ise bizleri neden sevmeniz gerektiğinin gerçek kanıtıdır.
*Okuldan sonra akşama kadar sokakta oynardık. Hiç televizyon izlemezdik.
*İnternet arkadaşlarıyla değil gerçek arkadaşlarla oynardık.
*Susadığımız zaman şişelenmiş su değil, musluk suyu içerdik.
*Aynı bardağı dört arkadaşla paylaştığımız halde hastalanmazdık.
*Her gün çok pilav yediğimiz halde hiçbir zaman kilo almadık.
*Çıplak ayakla dolaşırdık ama ayaklarımıza bir şey olmazdı.
*Annemiz ve babamız bizi sağlıklı tutmak için hiçbir zaman ek gıda takviyeleri, vitaminler vermezlerdi.
*Kendi oyuncaklarımızı kendimiz yaratır ve onlarla oynardık.
*Ailemiz zengin değildi. Bize mal mülk değil, sevgi verdiler.
*Cep telefonlarımız, DVD’lerimiz, oyun istasyonumuz, XBox’ımız, video oyunlarımız, kişisel bilgisayarlarımız, internet sohbetimiz olmadı. Ama bizim gerçek arkadaşlarımız vardı.
*Arkadaşımızın evini davet olmadan istediğimizde ziyaret eder ve onlarla birlikte eğlenerek yemek yerdik.
*Senin dünyandan çok farklı olarak bütün akrabalarla iç içe yaşar, aramızda sıkı bağlar olurdu.
*Çektiğimiz fotoğraflar siyah beyazdı ama renkli anılarla dolu idi.
*Ülkeyi güzel günlere taşımak, çok okumak, adam olmak gibi ülkülerimiz vardı ki belki tam yapamadık, yenildik ama uğrunda çok bedeller ödedik.
*Delikli kuruşları, kısa dalga, uzun dalga radyoları, Meteoroloji, Polis, Türkiye’nin Sesi, Budapeşte gibi radyo istasyonlarını,
*Siyah-Beyaz televizyon yayınlarını, Bonanza’yı, Küçük Evi, Kaçak’ı, Uzay Yolu’nu hiç unutmadık.
Çizgi roman serileri de pek güzeldi. Hala hele Zagor, Tommiks, Ten Ten, Tarkan, Karaoğlan, Tex, Kaptan Swing, Conan, Tom Miks…
*Biz kendine has, anlayışlı bir nesiliz, çünkü biz ebeveynlerinin söylediğini dinleyen son nesiliz.
Ayrıca, çocuklarını dinleyen ve dikkate alan ilk nesiliz..

Etiketler :

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

KORONA GÜNLERİMİZ 339

”20 AY ASKERLİK GİBİ” Tam 20 ay ya da yaklaşık 610 gün.. Ne çileler çektik, ne tehlikeler atlattık. Kimisi nezle ile gribi, kimisi Koronavirüsle

KORONA GÜNLERİMİZ 338

”Kafalar karışık..” Pandemiyle mücadele sürerken bilindiği gibi Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu üyelerinin açıklamaları da aylardır

KORONA GÜNLERİMİZ 337

”Aşı Olmak – Olmamak” İçinde bulunduğumuz Koronavirüsle mücadele sürecinde her türlü sosyal ve kültürel etkinliklerin pandemi kuralları